Şirketlerin yeni tehdidi çalışanların biyolojik iflası
Ekonomik belirsizlikler, verimlilik baskısı ve yetenek savaşlarının gölgesinde şirketler finansal tablolarını daha yakından takip ederken, kurumların kârlılığını sessizce etkileyen yeni bir risk öne çıkıyor: Çalışanların biyolojik iflası.
Kurumsal Esenlik ve Bütünsel Sağlık Yönetimi Danışmanı; Elkin Consultancy CEO’su Elif Elkin’e göre günümüz liderlerinin yalnızca finansal sürdürülebilirliği değil, biyolojik sürdürülebilirliği de yönetmesi gerekiyor: Elkin, iş hayatında düşük performans veya motivasyon eksikliği olarak yorumlanan birçok tablonun altında aslında biyolojik nedenlerin bulunabileceğini belirterek şunları söyledi: “Sürekli yorgun uyanmak, odaklanamamak, yaygın kas ağrıları yaşamak ya da kronik stres altında çalışmak normalleşmiş durumda. Oysa bu belirtilerin arkasında demir, B12 veya D vitamini eksiklikleri, tiroid fonksiyon bozuklukları, hormonal dengesizlikler ya da kronik inflamasyon gibi biyolojik faktörler yer alabiliyor. Laboratuvar sonuçlarının ‘normal’ çıkması ise kişinin optimum sağlık düzeyinde olduğu anlamına gelmiyor. Kurumların sürdürülebilir başarı için çalışanlarının yalnızca hasta olmamasını değil, optimal sağlık seviyesinde olmasını hedeflemesi gerekiyor.”
YENİ REKABET AVANTAJI: SAĞLIKLI İNSAN SERMAYESİ
Türkiye’nin en kapsamlı sağlık yayınlarından Sağlıklı Podcast serisinin yapımcısı da Elif Elkin, “İnsan kaynağının şirketlerin en kritik sermayesi haline geldiği günümüzde, çalışan sağlığını destekleyen kurumların yalnızca daha mutlu ekipler oluşturmadığını; aynı zamanda verimlilik, inovasyon kapasitesi, çalışan bağlılığı ve işveren markası açısından da önemli rekabet avantajı elde ettiğini söylemeliyim. Sağlıklı Podcast boyunca 200’den fazla tıp otoritesiyle gerçekleştirdiğim söyleşilerden elde edilen bilimsel içgörüleri ve kurumsal deneyimleri bir araya getirdiğim kitabım “Kendi Sağlığının CEO’su Ol”da da, çalışan sağlığının bireysel bir konu olmaktan çıkıp, şirketlerin uzun vadeli büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olduğunu çarpıcı verilerle ortaya koydum. İş dünyasının uzun yıllardır göz ardı ettiği bu görünmez maliyeti bilimsel veriler ışığında ele almalıyız. Geleceğin en başarılı şirketleri, yalnızca finansal bilançolarını değil, insan sermayesinin biyolojik sürdürülebilirliğini de yöneten kurumlar olacak” diyerek sözlerini noktaladı.
