“Sigortacılık altyapımızı sağlam temellere oturtuyoruz”
Sigortacılık altyapılarını sağlam temellere oturtmak amacıyla, “sigortacılık yazılımı” alanında köklü bir çözüm sağlayıcısı olan SFS ile kuruldukları günden bu yana yakın iş birliklerini sürdürdüklerini ifade eden Wiyo Genel Müdürü Uğur Çağlar, “SFS ile birlikte kurduğumuz bu altyapı, bizim için teknik bir çözüm olmasının yanı sıra stratejik bir büyüme kaldıracı görevi de görüyor. Ayrıca dijital sigortacılığın tüm gereksinimlerini karşılayan, esnek, çevik ve ölçeklenebilir bir dünya sunuyor” dedi.
Turkcell’in finansal hizmetler stratejisinin bir parçası olarak 2022 yılında kurulan Turkcell Dijital Sigorta, Türkiye’nin akıllı cihaz sigortaları alanında özelleşmiş tek sigorta şirketi olarak bireysel hayat dışı branşlarda Wiyo markası altında faaliyet gösteriyor. Wiyo Genel Müdürü Uğur Çağlar ile, SFS ile kurdukları iş birliğini, 2024 yıl değerlendirmesini, sigorta sektöründe dijital dönüşümü konuştuğumuz söyleşimizde Çağlar, şu değerlendirmelerde bulundu:
Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Sigorta sektöründeki deneyiminizden ve şu anki rolünüzden bahseder misiniz?
Lisans eğitimimi Orta Doğu Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünde tamamladıktan sonra, kariyerime 2002 yılında PricewaterhouseCoopers’ta yönetim danışmanı olarak başladım. Ardından Booz Allen Hamilton’da Türkiye ve Orta Doğu ülkelerinde çeşitli projelerde görev aldım. 2006 yılında Turkcell’de finans ekibinde pazarlama bütçesinden sorumlu çalıştıktan sonra, 2007’de TEB/BNP Paribas bünyesine katıldım. TEB – Fortis entegrasyon sürecinde yer aldım ve ardından BNP Paribas Cardif’te Pazarlama ve Acente Kanalından Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevini üstlendim. 2015’te Azerbaycan’a giderek, Azerbaycan Senaye Siğorta şirketinde Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Başkanı olarak yaklaşık 4 yıl görev yaptıktan sonra, 2019’da MetLife Türkiye’ye dönerek iş geliştirme ve kurumsal satış alanında üst düzey yöneticilik yaptım. Ağustos 2022’den bu yana üstlendiğim Turkcell Dijital Sigorta’nin kuruluş ve faaliyete geçiş süreçlerine liderlik etme görevini, şirketimizin büyüme sürecinde de sürdürüyorum. 2 yılı aşkın süredir Turkcell Dijital Sigorta’da Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmaktayım. Şirketimiz Turkcell’in finansal hizmetler stratejisinin bir parçası olarak 2022 yılında kuruldu; 2023 yılında ise SEDDK (Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulu) faaliyet iznini alarak hizmet vermeye başladık. Kaza, hastalık/ sağlık, genel zararlar, genel sorumluluk, finansal kayıplar, hukuksal koruma, yangın ve doğal afetler branşlarında ruhsat sahibiyiz. Türkiye’de sigorta sahipliğini artırmayı hedefliyoruz. Bizler Turkcell Dijital Sigorta olarak Wiyo markası ile müşterilerimizle iletişim kuruyoruz. Hayat dışı branşlarda faaliyet gösteren bir sigorta şirketiyiz. Ana ürünümüz olan Akıllım Güvende ile Turkcell müşterilerine cihaz koruma sigortası sunuyoruz. Hızla dijitalleşen dünyada ve elektronik cihazların hayatın önemli bir parçası olduğu günümüzde bu gerekliliklere uygun, tüketicilerin ihtiyaçlarına yanıt veren ürünler geliştiriyoruz. Bu kapsamda akıllı cihaz sigortası ürünümüz ana odak alanımızı oluşturuyor. Ayrıca, Paycell ile entegre yönettiğimiz mobil tahsilat altyapımız ile müşterilerimizin sigorta ürünlerini Turkcell faturalarına yansıtarak satın alabilmesini de mümkün kılıyoruz.
OPERASYONEL VERİMLİLİĞİ YÜKSEK İŞ MODELİ
Sigortacılık yazılımınız şirketiniz için nasıl bir öneme sahip?
Sigortacılık altyapımızı sağlam temellere oturtmak amacıyla, “sigortacılık yazılımı” alanında köklü bir çözüm sağlayıcısı olan SFS ile kurulduğumuz günden bu yana yakın iş birliğimizi sürdürüyoruz. SFS’nin uçtan uca yazılımı; tüm sigorta yaşam döngüsünü ve ekosistemini destekleyen bir yapı sunuyor. Bu yapı sayesinde yalnızca mevcut operasyonlarımızı değil, gelecekteki büyüme hedeflerimizi de öngörerek planlayabiliyoruz. SFS ile birlikte kurduğumuz bu altyapı, bizim için teknik bir çözüm olmasının yanı sıra stratejik bir büyüme kaldıracı görevi de görüyor. Ayrıca dijital sigortacılığın tüm gereksinimlerini karşılayan, esnek, çevik ve ölçeklenebilir bir dünya sunuyor. Bugün ulaştığımız 1 milyon poliçelik hacmin üzerine inşa edildiği ve bize güçlü bir teknolojik temel oluşturan bu sistem, sadece mevcut ürünlerimizi değil, aynı zamanda gelecekte hayata geçireceğimiz yenilikçi çözümleri de destekleyecek şekilde tasarlandı. SFS ile olan iş birliğimiz sayesinde müşteri deneyimini merkezine alan ve operasyonel verimliliği yüksek bir iş modeli ile çalışıyoruz. Bu başarının arkasında da aynı vizyona inanan iki güçlü ekibin uyumu ve ortak hareket kabiliyeti yatıyor.
‘PRİM ÜRETİMİMİZİ 6 KAT BÜYÜTTÜK’
2024 yılı sizin için nasıl geçti?
Wiyo olarak 2024 yılının Ocak ayında ana ürünümüz olan “Akıllım Güvende” cihaz koruma sigortasını tüm Turkcell ekosisteminde lanse ettik. Bu ürün sayesinde binlerce müşterimiz Turkcell mağazalarından ve Turkcell Pasaj’dan satın aldıkları akıllı cihazlarını güvence altına aldı. 2024 yılı sonunda prim üretimimizi bir önceki yıla kıyasla yaklaşık 6 kat büyüttük ve toplamda 1 milyon poliçeye ulaştık. Türkiye’de ilk ve tek olarak cep telefonu faturasına yansıtarak ödeme imkânı ile sunulan Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) ürünümüz ile sigortalılarımızın deprem riskine karşı hızla güvence sahibi olmalarına olanak sağladık. Turkcell grup şirketlerine yönelik sunduğumuz Siber Güvenlik Sigortası ile grubumuzu siber risklere karşı güvence altına alıyoruz.
Sigorta sektöründe dijital dönüşümün önemini nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce bu dönüşüm sektörde nasıl bir değişimin habercisi?
Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de dijital dönüşüm, sigorta sektörünü derinden etkileyen ve dönüştüren bir süreç. Teknolojik gelişmeler, değişen sosyal dinamikler ve hızla evrilen müşteri beklentileri, sigortacılığı geleneksel yapıların ötesine taşımaya başladı. Bu dönüşümün belki de en dikkat çekici yansımalarından biri, gömülü sigortacılık (embedded insurance) modeliyle ortaya çıkıyor. Bazı sigorta ürünleri müşterilerin alışveriş, seyahat gibi günlük hayatının doğal bir parçası olarak sunulduğunda daha anlamlı hale geliyor. Örneğin Turkcell mağazasından ya da Turkcell Pasaj üzerinden akıllı telefon satın alırken aynı anda cihaz koruma sigortasına da kolayca erişmek, ya da uçak bileti alırken seyahat sigortasının sunulması ülkemizde bu modele dair en bilinen örneklerden. Gömülü sigortacılık (mal/hizmet satışına bağlı sigortacılık sunumu) sayesinde sigorta, müşteri deneyiminin ayrılmaz bir parçası haline gelirken aynı zamanda ülkemizdeki sigortalılık oranının artmasına katkıda bulunuyor. Küresel ölçekte bu alandaki potansiyelin büyüklüğü de dikkat çekici. Open and Embedded Insurance Observatory’nin verilerine göre gömülü sigortacılığın küresel sigorta prim üretimindeki payının (GWP) önümüzdeki 10 yıl içinde %15’e yükselmesi bekleniyor. Bu da bizlere, sektörün gömülü sigortacılığın ivmesiyle birlikte nasıl bir büyüme yakalayabileceğini net biçimde gösteriyor.
‘AKILLIM GÜVENDE İLE CİHAZLAR GÜVENDE’
Cihaz koruma ürününüz “Akıllım Güvende”den bahseder misiniz?
Tüketiciler için cihazlar artık yalnızca bir iletişim aracı değil; aynı zamanda günlük hayatın ayrılmaz bir parçası, bir iş ve yaşam asistanı. Bu nedenle cihazların hasar görmesi ya da işlevini yitirmesi önemli bir sorun haline gelebiliyor. “Akıllım Güvende” ürünümüzle, bu tür risklere karşı kullanıcılarımızın yanında oluyoruz. Bu sigorta ürünümüz ile sigortalılarımız cep telefonu, tablet ya da dizüstü bilgisayarlarını kaza sonucu kırılma, sıvı teması, elektriksel ya da mekanik arızalara karşı güvence altına alabiliyor ve tercih ederlerse uzatılmış garanti teminatı ile cihazlarının üretici garantisini 1 yıl daha uzatabiliyor. Müşterilerimiz Akıllım Güvende sigortalarını, cihazlarını satın alırken doğrudan edinebiliyor, yani gömülü sigortacılık yaklaşımının bir örneğini deneyimleyebiliyor. Bu da onlara, sigorta satın alımını ayrı bir işlem olarak değil, alışverişin doğal bir parçası olarak tamamlama kolaylığı sunuyor. Rakamlara baktığımızda en sık karşılaşılan hasar türlerinin ekran ve kasa kırılması ile sıvı teması sonucu yaşanan hasarlar olduğunu görüyoruz. Günlük hayatta en çok yaşanan bu tip kazalar, cihaz kullanıcılarının da en büyük endişeleri arasında yer alıyor. Akıllım Güvende ile müşterilerimiz bu gibi durumlarda cihazlarının yetkili serviste orijinal yedek parça ile üretici garantisi bozulmadan tamir edilmesi ya da gerekiyorsa cihaz değişimi sonrasında cihazlarını güvenle kullanmaya devam edebiliyor. Üstelik bu sigortayı tercih eden müşterilerimiz, ödedikleri primi çoğu zaman kat kat geri alıyor. Örneğin, bizden poliçe alan bir müşterimiz, ekran kırılması yaşadığında ödediği sigorta priminin 3 katının üzerinde maddi fayda elde ediyor. Cihazın onarılamadığı ve değişiminin gerektiği durumlarda ise bu fayda ödediği primin 10 katını aşıyor. Bu da Akıllım Güvende’nin yarattığı yüksek müşteri değerini ifade ediyor. Ayrıca, Akıllım Güvende ürünümüz ile yalnızca bireysel fayda değil, toplumsal ve çevresel sürdürülebilirlik alanında da değer yaratıyoruz. ESG (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) ilkeleri doğrultusunda; cihazların ömrünü uzatarak elektronik atık miktarını azaltıyor, yeni cihaz üretiminden kaynaklanan karbon salınımını düşürüyoruz. 2024 yılında Akıllım Güvende kapsamında gerçekleştirdiğimiz onarımlar sayesinde yaklaşık 100 ton CO2’nin doğaya salınmasının önüne geçtik. Bu da Akıllım Güvende’nin sadece cebinizi değil, gezegenimizi de koruduğunu gösteriyor.
