Sigortacılığı gelişmekte olan pazarlar büyütecek
Sigortacılık sektöründe büyümenin yakın vadede durağan olarak tek haneli seyrini koruması bekleniyor. Gelişmekte olan pazarlar ise sektörde büyümenin itici gücü olarak yerini koruyacak. Sigortacılığın geleceğine ise otomasyon ve kişiselleştirme uygulamalarının yön vereceği düşünülüyor.
Sigorta sektörü, 2016 yılında da global ölçekli olarak belirsizliklerin devam ettiği bir ortamda faaliyetlerini sürdürdü. Geçtiğimiz 12 aylık dönemde makro-ekonomik büyüme durağan seyrini sürdürürken, beklenmedik politik gelişmelerin yaşanması finans piyasalarında volatilite yarattı. Ortalama fiyatlardaki düşüşün ılımlı bir seyir izlemesine rağmen sektördeki rekabet baskılarının yüksek olduğu bir yılı geride bıraktık. Bununla birlikte doğal afet kaynaklı sigortalanmış kayıplar, 3 yıllık olumlu bir dönemin ardından, 4 yılın en yüksek seviyesine ulaştı ve uzun vadeli ortalamanın biraz üzerine çıktı. Bu durumun çeşitli sigortacılık şirketleri için özsermaye kârlılık oranında erozyona neden olması bekleniyor. Öte yandan global reasürans sermayesi ise tarihi zirveye ulaştı. EY Türkiye Finansal Hizmetler sektör lideri Selim Elhadef, global sigortacılık sektörünün 2016 değerlendirmesini yaparken, 2017 öngörülerini paylaştı:
“Tavan fiyat trafikte prim üretimini yüzde 30 düşürüyor”
“Türkiye’de sigortacılık sektörü hayat dışı segmentin ağırlığını devam ettirdiği bir sektör olmaya devam ediyor. Bu alanda da zorunlu trafik sigortaları önemini koruyor. 2016 yılında kârlılığını güçlendiren ve %14 civarında özsermaye kârlılığına erişen sektörün gelirlerinde bu yıl bir miktar gerileme bekleniyor. Zorunlu trafik sigortasında 2017 Nisan ayından itibaren tekrar tavan fiyat uygulamasına geçilmesi neticesinde basına yansıyan resmi yorumlara göre trafik segmenti primlerinde ortalama %30 düşüş bekleniyor. Hayat segmentinde ise bireysel emeklilik ile sürüklenen büyümenin, 2017 başında devreye giren zorunlu BES uygulaması ile daha da hız kazanması bekleniyor.
Teknoloji yatırımları sektör ortalamasının üstünde
Teknolojik gelişim tarafından baktığımızda; kısa vadede sigortacılık teknolojilerine yapılan global harcamaların (%6) sektörün reel büyümesinin (%3,4) üzerinde gerçekleşmesi bekleniyor. Otomasyon ve kişiselleştirme sigortacılık sektörüne önümüzdeki dönemde yön verecek iki ana unsur olacak. Dijitalleşme ile birlikte sigortacılık şirketlerinin finansal teknolojileri (FinTech) daha da yaygın bir şekilde kullanacağını öngörüyoruz. Sigortacılık şirketlerinin bilişim teknolojilerine 2018 yılı sonuna kadar tahmini olarak 208 milyar dolar harcama yapması bekleniyor. Düzenlemeler tarafında; global olarak birbiriyle uyumlu muhasebe standartlarının oluşturulması, kapsamlı risk temelli bir sermaye çerçevesi benimsenmesi ve teknolojik altyapıyı güçlendirici adımlar atılması düzenleyici kurumların 2016 yılında en çok odaklandığı konular arasında yer aldı. Bu konuların sektör gündemindeki yerlerini korumasını bekliyoruz.
Canlanma işaretleri
2015 yılında kırılan rekorun ardından birleşme ve satın alma işlemlerinde geçtiğimiz yıl kayda değer bir gerileme yaşandığını gördük. Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden ayrılma kararı alması (Brexit) ve ABD’deki başkanlık seçimi gibi politik belirsizlik yaratan gelişmelerin yanı sıra büyümenin lokomotifleri arasında yer alan önemli pazarlarda büyümenin zayıflaması birleşme ve satın alma işlemlerindeki düşüşün nedenleri arasında yer alıyor. Ancak geçtiğimiz yılın son çeyrek döneminde yaşanan canlanma 2017 yılının daha hareketli geçeceğine dair bir işaret olarak görülebilir. 2016 yılının son üç aylık döneminde 27.7 milyar dolarlık birleşme ve satın alma işlemi gerçekleştirildi ki bu miktar geçtiğimiz yılki toplam rakamın %60’ını oluşturuyor.
Tek haneli büyüme
Sigortacılık sektöründe büyümenin yakın vadede durağan olarak tek haneli seyrini koruması bekleniyor. Gelişmekte olan pazarlar ise sektörde büyümenin itici gücü olarak yerini koruyacak. 2016-2018 yılları arasında global sigortacılık sektörünün yaklaşık %4 civarında bir büyüme kaydedeceği öngörülüyor. Gelişmekte olan pazarlardaki iki haneli büyümeye hayat sigortaları öncülük etmeyi sürdürecek. Gelişmiş pazarlarda ise reel büyüme önümüzdeki 2 yıllık dönemde makro-ekonomik koşullardaki sınırlı iyileşme, politik belirsizlikler ve faiz oranlarındaki düşük seyrin sürmesine bağlı olarak durağan kalabilir. Politik değişimler önümüzdeki dönemde pek çok bölgede sigortacılık sektörünün büyümesine yön verici bir etkiye sahip olacak. Özellikle Kuzey Amerika ve Avrupa’daki ülkelerin önemli politik gelişmelere sahne olması bekleniyor. Brexit’in uygulamaya alınması süreci ve ABD’de korumacılığın artması global olarak sigortacılık sektöründe yapısal değişimlere yol açabilir. Global ticareti olumsuz etkileme potansiyeline sahip olan korumacılığın sermaye akışını etkilemesi beklenirken, Brexit bölge genelinde yatırım görünümünü bozabilir.”
