Sigorta şirketleri sürdürülebilir büyümeyle geleceğe liderlik edebilir

Sigorta şirketleri sürdürülebilir büyümeyle geleceğe liderlik edebilir

Sigorta şirketlerinin sürdürülebilir büyümeyle geleceğe liderlik etmesi için odaklanması gereken 5 stratejik başlığı ele alan EY Türkiye Denetim Hizmetleri Şirket Ortağı Fatih Polat, “Yeni düşünme biçimleri ve çalışma modelleri, müşteri odaklı çözümler, gelişmiş teknoloji ile daha esnek sermaye yapıları ve organizasyonlar, gelecekte sigorta şirketleri için sürdürülebilir büyüme ile lider konuma getirecek başlıca adımlardır” dedi.

Sigorta şirketlerinin sürdürülebilir büyümeyle geleceğe liderlik etmesi için odaklanması gereken başlıklar hakkında değerlendirmelerde bulunan EY Türkiye Denetim Hizmetleri Şirket Ortağı Fatih Polat, şu ifadelere yer verdi: “Sigorta sektörü günümüzde nispeten güçlü bir konumda olsa da dinamik ve değişkenliklere sahip olan sektörde liderlerin, geleceğe yönelik daha fazla yenilik ve dönüşüm için yatırım yapmayı hedeflediği görülüyor. EY analizine göre, liderlerin gündemini belirleyen, sektörün kısa ve orta vadeli görünümünü şekillendiren 5 ana stratejik başlık bulunuyor. Bu başlıklar, sigorta şirketlerinin makroekonomik ve sosyo-kültürel dalgalanmalar, teknolojik ilerlemeler, yoğunlaşan rekabet ve değişen düzenlemeler açısından karşılaştığı riskler ve fırsatlar ile şekilleniyor. İlgili başlıklar şu şekilde sıralanıyor:

1- IFRS 17 sonrası finans, risk ve aktüerya alanlarında operasyonel mükemmeliyeti sağlamak

Sigorta şirketlerinin IFRS 17 sonrası dünya çapında uyum sağlama çabaları devam ediyor. Bu uygulamanın muhasebe ve raporlama süreçlerine getirdiği değişikliklerin ötesinde sigorta şirketleri; finans, risk, aktüerya ve vergi gibi kritik fonksiyonların stratejik rolünü yeniden gözden geçiriyor ve bu fonksiyonların nasıl en yüksek verimlilikle organize edileceğine karar veriyor. Tüm paydaşların IFRS 17 ölçütlerini ve yeni temel performans göstergelerini anlaması biraz zaman alabilir. Finans liderlerinin, kullanılan verilere güven duyulmasına destek olmak için işletme genelindeki birimlerle koordineli olarak çalışması önem taşıyor. Tahmin etme ve doğrulama yetkinliğinin geliştirilmesinin hem sektör hem de işletme için faydalı olacağı söylenebilir. Ayrıca performansların yatırımcılara ve analistlere nasıl anlatılacağı da gözden geçirmelidir. Büyüme ve inovasyon stratejileri, teknoloji, veri ve dönüşüm planları liderlerin öncelikleri arasında olmalıdır. Sadece uyum standardını sağlamak yerine yeni performansölçütleri kullanılmasıyla daha stratejik kararlar alınarak değer sağlanmalıdır.

2- Yeni düzenleyici ortamda yön bulmak

Sigorta sektöründeki yeni düzenleyici dönem, ilkelere dayalı risk yönetimi gerektiriyor. Sigorta şirketleri, IFRS 17’nin etkilerini tam anlamıyla içselleştirmeden önce, düzenlemelerdeki değişimlere hazırlıklı olarak yaklaşım ve dayanıklılığa daha fazla odaklanılmalıdır. Aynı zamanda risk yönetim çerçevelerini, yeni düzenlemelere uygun bir şekilde ilkelere dayalı hale getirmelidir. Sigorta şirketleri için uyum sağlamaya yönelik zorluklar, genellikle katı geleneksel sistemler ve bağımsız veri setlerinden kaynaklanıyor. Ancak standartlara odaklanmak yerine, süreç otomasyonuyla verimlilik artışı gibi iş değerleri sağlanmalıdır. Bu noktada liderler; veri yönetimini güçlendirme, uyuma yönelik yatırımları iş faydalarıyla belirleme, düzenleyicilerle proaktif iletişim kurma ve işletme genelinde yapay zekâ kullanımına yönlendiren yönetişim modellerini gözden geçirme gibi aksiyonlara yönelmelidir.

3- Ürün inovasyonu için hedefin gücünden yararlanmak

Sigorta şirketleri, hedefleri doğrultusunda ürün inovasyonunu yönlendirerek bu yaklaşım ile sektörde fark ve değer yaratabilir. Yeni hayat sigortası ürünleri ve emeklilik düzenlemeleri, Avrupa’nın çeşitli pazarlarında emeklilik birikimi açığını kapatmaya yardımcı olabilir. Sektörün amaca yönelik ilerlemesi sigorta şirketlerini iklim değişikliği ve siber güvenlik risklerine ilişkin güvenlik açıklarını ele almaya teşvik edebilir. Büyük çaplı sigorta ve reasürans şirketleri, enerji firmalarına yeşil operasyonlara ve enerji kaynaklarına geçiş için finansal risk yönetimi ortağı olabilir. Ayrıca, maddi olmayan varlıklar için kapsam geliştirme de kârlılık elde etmek için bir fırsat olabilir. Bu tür geleceğe dönük, pazara odaklanan adımlar, şirketlerin büyüme stratejileri üzerinde büyük bir etki sağlayabilir. Kişisel sigorta ürünlerinde ise daha basit ürünlerle, daha zengin deneyimler ve kişiselleştirme ile ilerlenerek daha fazla esneklik sağlanabilir. Diğer yandan müşteri yolculuğu dijitalleştirilirken, hizmet iyileştirmelerine odaklanılabilir.

4- GenAI ve iş ortaklıklarıyla insanları, yetkinlikleri ve kültürü yeniden şekillendirmek

Sigorta sektörü, yetenek tabanını ve iş gücünü geliştirmek konusunda bazı zorluklar yaşıyor. Yaşlanan iş gücü nedeniyle daha genç ve dijitale yatkın çalışanlara yönelim olduğu görülüyor. Aktüerler ve sigorta uzmanlarının da AI destekli süreçlerden ve araçlardan önemli ölçüde fayda sağlayacağı gözüküyor. GenAI’nin en verimli şekilde kullanılması için teknik çeviklik ve dijital yeterliliğin artırılması; analiz uzmanları, mühendisler, müşteri deneyimi tasarımcıları gibi talep gören yeteneklerin bulunması gerekiyor. Şirket içinde ise ekipleri GenAI kullanımına teşvik etmek teknoloji yatırımlarından elde edilen getirileri artırmaya fayda sağlayabilir. Ancak, bu durum şirket içerisinde bazı kültürel değişikliklere neden olurken, dış ortaklıklar ve ekosistemlerin gelişimini kolaylaştırabilir. Çünkü yeni pazar yolları ve büyüme stratejileri, yeni çalışma şekilleri ve yaklaşımlar gerektirir. Diğer yandan sigorta şirketleri, belirli görevleri ve sorumlulukları desteklemek için InsurTech’lerle iş birliği yapabilir. Ayrıca, bankalar, sağlık firmaları, ilaç şirketleriyle çalışarak ürün tekliflerini artırabilir.

5- Şirketin geleceğe uygun olarak sermayesini yapılandırmak

Sigorta sektörü, yaratıcı sermaye yönetim stratejilerine büyük önem vererek çeşitli kaynaklardan finansman sağlamaya devam ediyor. Alternatif sermaye artık tamamen yaygın haline gelmiş olsa da yeni modeller ve yapılar düzenli olarak geliştirilmeye ve hayata geçirilmeye devam ediyor. Bazı şirketler, yatırımlar için sermayeyi serbest bırakmak amacıyla elden çıkarmalara yöneliyor. Diğerleri ise dijital dönüşümü finanse etmek, yeni iş modelleri geliştirmek, tamamen yeni markalar oluşturmak ve müşteri yolculuklarını iyileştirmek için etkili modeller ve ortaklıklar araştırıyor. Aynı zamanda sigorta sektörüne girmeyi veya varlıklarını genişletmeyi isteyen bankalar, servet ve varlık yöneticileri, teknoloji platformları ve diğer oyuncular da bulunuyor. Bu noktada liderlerin; dijitalleşmeye, dönüşüme ve inovasyona yönelik gerekli yatırımların finansmanı için yeni sermaye kaynaklarına, sermaye ortaklarını değerlendirip ortak hedefler çerçevesinde stratejik odaklanmaya, uzun vadeli hedeflerle şirketlerin yapılandırılmasına ve sermaye stratejilerinin iyileştirilmesine yönelik seçeneklerin değerlendirilmesi üzerine adımlar atması gerekir.

Özetlemek gerekirse; yeni düşünme biçimleri ve çalışma modelleri, yeni becerilere sahip bir iş gücü, müşteri odaklı çözümler, gelişmiş teknoloji, geniş kapsamlı otomasyon ve dijital öncelikli operasyonlar ile daha esnek sermaye yapıları ve organizasyonlar, gelecekte sigorta şirketleri için sürdürülebilir büyüme ile lider konuma getirecek başlıca adımlardır. Aynı zamanda bu özelliklere sahip sigorta şirketleri; çalışanlar, potansiyel ortaklar ve müşteriler için daha çekici hale gelerek pazarda öne çıkacaktır.”

Yorum yazın