Sigorta çalışanları için yapılan araştırma hakkında!
SİGORTACILIK sektörü hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde ekonomik sistemin önemli bir aktörüdür. Sektör dönemsel koşullara bağlı olarak köklü değişimler yaşamasına rağmen büyüme trendini sürdürmekte ve hizmet alanlarını daha da büyütmektedir. Gerçekleştirdiği hizmet üretimi içerisinde, iş gücü kaynağının önemine bağlı olarak nitelikli çalışanların sisteme katılımını sağlamak kurumsal çekiciliğin ön koşulu haline gelmektedir. Bu nedenle sigorta şirketleri en nitelikli, donanım güçlü iş gücünü bünyesine bulundurmak, bu iş gücünü işe tutkun bireyler olarak çalıştırmak ve kurumdan ayrılmaları ile ortaya çıkacak maliyetlerden korunmak istemektedirler. Bundan dolayı, sigorta şirketini çekici kılan unsurların neler olduğunun belirlenmesi, iş gücünün çalışmaya tutkunluğunu etkileyen faktörlerin belirlenmesi ve çalıştırılan bireylerin işten ayrılma niyetinin önceden tespit edilmesi sigorta şirketleri için rekabet avantajı sağlamada kilit rol oynayabilmektedir. Bu kapsamda sigorta sektörü çalışanları için, benim de içinde bulunduğum bir grup arkadaşla yaptığımız bilimsel çalışma ile işveren çekiciliği, çalışmaya tutkunluk ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi gerçekleştirilmiştir. Sigorta sektöründe yer alan bireyler açısından bu ilişkilerin yönü ve kuvveti belirlenmiş ve bu ilişkilerde farklılık yaratan unsurların ortaya çıkarılmasının yönetici ve diğer paydaşlar için önemine vurgu yapılmıştır. Bu bağlamda, öncelikle hem kurumsal hedefler hem de bireyin önceliği açısından bu üç önemli kavramın tanımını yapmak gerekir.
Sigorta sektöründeki hızla büyümeye ve artan rekabete karşın, istihdam edilebilir insan sayısının aynı paralelde yeterli sayıda olduğunu söylemek mümkün olmayabilir. Özellikle, yetkin ve yüksek nitelikli çalışanları çekmek, karşılaştırmalı üstünlük sağlamada oldukça önemlidir. Bir kaynak olarak bilginin artan önemi ile ilgili alanlarda yer alan nitelikli çalışanlar, rekabet avantajı için kilit bir faktör haline gelmiştir. Özellikle ulusal sigorta sektöründe niceliksel ve niteliksel özellikleri bakımından çalışanlar için, kuruluşların çekiciliği giderek daha önemli hale gelmektedir. Buna bağlı olarak, sigorta sektöründeki işveren çekiciliğini, potansiyel bir çalışanın belirli bir kuruluş için çalışırken gördüğü öngörülen faydalar olarak tanımlamak mümkündür. Çalışanın ilgi alanları, ihtiyaçları, tercihleri ve kişiliklerinin bir fonksiyonu olarak organizasyonlara farklı şekilde ilgi duydukları ve iş yeri tercihi konusunda karar verme süreçlerinde karşılıklı uyum önem taşımaktadır. Bu çerçevede kişilik özellikleri, insanlara çekici gelen unsurlar arasından hangilerine önem verdiğini bilmek, kişi ve işletme arasındaki uyumun gerçekleşmesini sağlamaya ve işletmelerin nihai hedeflerine ulaşmalarına olanak tanımaktadır. Bir diğer ilgili kavram ise kişinin işe kendisini adama ve kaptırması ile karakterize edilen olumlu bir zihinsel yaklaşım olarak tanımlanan çalışmaya tutkunluktur. Bunun yanı sıra, bireyin çalışırken yüksek düzeyde enerji ve zihinsel esnekliğinin ortaya çıkması, aynı zamanda kişinin güçlü ve coşkulu bir şekilde işine adanması da çalışmaya tutkunluğun içeriğini oluşturmaktadır. İşten ayrılma niyeti ise, çalışanın iş yaşamındaki çalışma şartlarından mutlu olmama durumunda göstermiş olduğu yok edici ve etkili bir eylem olarak tanımlanmaktadır. Bu açıklamaları yaptıktan sonra sigortacılık sektöründe çalışan kişilerin işten ayrılma niyeti, işveren çekiciliği ve çalışmaya tutkunluk kavramları arasındaki ilişki değerlendirilmiş ve bu kavramların bireysel özellikler açısından farklılık gösterip göstermediği test edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre sigorta sektöründe çalışanların işten ayrılma niyeti ve çalışmaya tutkunluğu eğitim durumlarına göre anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir. İşveren çekiciliği algısı kadınlarda erkeklere göre daha yüksek bulunurken cinsiyetin işten ayrılma niyetinde ve çalışmaya tutkunlukta anlamlı bir farklılık yaratmadığı görülmüştür. Aynı zamanda medeni durum açısından da bu üç değişkende anlamlı bir farklılık oluşmadığı görülmüştür. Sonuç olarak işveren çekiciliği, çalışmaya tutkunluk ve işten ayrılma niyeti birbiriyle ilişkili olan ve birbirlerini etkileyen kavramlardır. Bu nedenle iş gücü devir oranının yüksek olduğu sigortacılık sektöründe rekabet gücünü korumak ve yeni bir işe alımın maliyetlerinden kaçınmak adına yöneticilerin kurumun çekiciliğini artırıcı yaklaşımlar sergilemesi önerilmektedir.
