Sıcak hava dalgaları Avrupa’da hayat sigortacıları üzerindeki baskıyı artırıyor

Sıcak hava dalgaları Avrupa’da hayat sigortacıları üzerindeki baskıyı artırıyor

Avrupa’da bu yaz etkili olan aşırı sıcaklar, ölüm oranlarındaki artışla birlikte hayat ve sağlık sigortacıları üzerinde finansal baskı yaratıyor. S&P Global Ratings, sıcak hava dalgalarının Avrupa re/sigortacılarının mali durumlarını etkilediğini ancak mevcut etkinin kredi notlarını değiştirecek boyuta ulaşmadığını belirtiyor. Sıcaklıkların yükselmeye, nüfusun ise yaşlanmaya devam etmesi durumunda orta ve uzun vadede kredi baskısının artabileceğine dikkat çekiliyor.

Haziran ayının sonlarında altı gün süren tek bir sıcak hava dalgası, Avrupa genelinde 10 bin 650’den fazla fazla ölüme yol açtı. S&P Global Ratings’in verilerine göre, bu ölümlerin yaklaşık 9 bini 65 yaş ve üzerindeki kişiler arasında gerçekleşti. İngiltere’de ise mayıs ve haziran aylarındaki sıcak hava dalgaları yaklaşık 2 bin 877 fazla ölüme neden oldu. Bu rakam, 2025 yazında kaydedilen 1.504 fazla ölümün neredeyse iki katına ulaştı.

Moody’s tahminlerine göre, Avrupa genelinde geçen yılki sıcak hava dalgası sezonunun ekonomik kayıpları yaklaşık 43 milyar euroyu bulurken, bu kayıpların yüzde 2’sinden azı sigorta tarafından karşılandı.

S&P Global Ratings, mevcut tablonun Avrupa’daki sigorta şirketlerinin kredi notları açısından henüz ciddi bir risk oluşturmadığı görüşünde. S&P Global Ratings EMEA Sigorta Derecelendirmeleri Genel Müdürü ve Sektör Lideri Volker Kudszus, bu yaz yaşanan sıcak hava dalgalarının aşırı ölüm oranları ve mevcut sağlık durumlarının kötüleşmesi dahil olmak üzere Avrupa re/sigortacılarının mali durumlarını etkilediğini, ancak bu etkinin derecelendirmeleri değiştirecek boyutta olmadığını belirtti.

S&P, Avrupa’daki hayat re/sigortacılarının söz konusu riskleri kısa vadede değerlendirmek ve yönetmek için iyi bir konumda bulunduğu sonucuna vardı. Kuruluşun asıl dikkat çektiği nokta ise orta ve uzun vadeli görünüm oldu. Aşırı sıcaklık olaylarının daha sık ve yoğun hale gelmesi, nüfusun yaşlanması ve mevcut sözleşmelerin fiyatlandırıldığı koşullarla yükselen sıcaklıkların ortaya çıkardığı sonuçlar arasındaki farkın büyümesi halinde kredi baskısının artabileceği belirtildi.

ISI YAŞ VE MEVCUT HASTALIKLAR RİSKİ ARTIRIYOR

Aşırı sıcaklar, özellikle yaşlı nüfusta yoğunlaşan kalp damar hastalıklarını, dehidrasyonu ve solunum yolu rahatsızlıklarını şiddetlendiriyor. Bu durum, hayat sigortası poliçelerindeki ölüm tazminatı taleplerini artırırken aynı zamanda özel sağlık hizmetlerine olan talebi de yükseltiyor. Böylece hayat ve sağlık sigortacıları eş zamanlı olarak iki farklı yönden baskıyla karşı karşıya kalıyor.

Demografik görünüm de söz konusu riskin yapısal bir nitelik kazanmasına neden oluyor. S&P raporunda yer alan AB verilerine göre, 2004 ile 2024 yılları arasında Avrupa Birliği’nde 65 yaş ve üzerindeki nüfusun oranı yüzde 16,4’ten yüzde 21,6’ya yükseldi. Aynı dönemde 80 yaş ve üzerindeki nüfusun oranı ise yüzde 3,8’den yüzde 6,1’e çıktı.

Avrupa’nın küresel ortalamanın yaklaşık iki katı hızla ısınması da riski artıran bir diğer unsur olarak öne çıkıyor. Yaşlanan nüfus ile hızlanan sıcaklık artışlarının birleşmesi, S&P’nin işaret ettiği riskin zaman içinde her iki açıdan da büyümesi anlamına geliyor.

İNGİLTERE’DE ÖLÜM ORANLARININ ETKİSİ DAHA KARMAŞIK

İngiltere merkezli hayat sigortacıları açısından sıcak hava dalgalarının ölüm oranları üzerindeki etkisinin hesaplanması ise daha karmaşık bir görünüm ortaya koyuyor. IFoA Uzun Ömür Bülteni Editörü Michael Anderson, temmuz ayında yaptığı değerlendirmede sıcak hava dalgası kaynaklı ölüm oranlarındaki artışların takip eden haftalarda telafi edici bir düşüş gösterebildiğini belirtti.

“Öne çekme” olarak değerlendirilen bu etki nedeniyle, şiddetli bir yaz sıcaklığı yaşansa bile toplam yıllık ölüm oranının uzun vadeli eğilime yakın kalabileceği ifade ediliyor.

Moody’s RMS modellemesi de güney Avrupa için geçerli olmayan kısmi bir dengelemeye işaret ediyor. Daha sıcak yazlara yol açan ısınma eğiliminin beraberinde getirdiği daha ılıman kışlar, İngiltere dahil olmak üzere kuzey Avrupa’da soğukla ilişkili ölümleri azaltma eğilimi gösteriyor.

Soğuk, küresel ölçekte halen sıcaktan yaklaşık 10 kat daha fazla ölüme neden oluyor. Bu nedenle ısınmanın İngiltere’deki hayat sigortacıları üzerindeki net ölüm etkisinin, yalnızca sıcak hava dalgalarına bağlı ölüm rakamlarının ortaya koyduğundan daha belirsiz olduğu belirtiliyor.

IFoA’daki aktüerlere göre, tek bir sıcak yazın hayat sigortacılarının risk modelleme ve fiyatlandırmada kullandığı ölüm oranı varsayımlarını değiştirmesi beklenmiyor. Bunun yanında poliçe sahiplerinin genel nüfusa kıyasla çoğunlukla daha varlıklı ve daha sağlıklı olması, geçmişte sıcak hava olaylarının sigortalı ölüm oranları üzerindeki orantılı etkisinin genel nüfusa göre daha düşük kalmasını sağladı.

FİYATLANDIRMA İLE ARTAN RİSK ARASINDAKİ FARK BÜYÜYOR

S&P’nin temel bulgularından biri, yükselen sıcaklıkların mevcut sözleşmelerin fiyatlandırmasına henüz tam olarak yansıtılmamış olması. Bu durum, sigorta ve reasürans şirketlerinin poliçelerin başlangıçta kapsayacak şekilde fiyatlandırılmadığı maliyetleri üstlenmesi anlamına geliyor.

Sözleşmelerin fiyatlandırılmasında esas alınan ölüm oranı koşulları ile bugün ortaya çıkan tablo arasındaki fark, yalnızca geleceğe ilişkin bir risk olarak değerlendirilmiyor. Son sıcak hava dalgası dönemleri Avrupa’da normal bir yazın koşullarını yeniden tanımlarken, bu dönemlerden önce düzenlenen çok yıllık sözleşmeler de söz konusu fiyatlandırma farkını taşıyor.

Moody’s tarafından açıklanan rakamlar ise yapısal koruma açığının boyutunu ortaya koyuyor. Avrupa’da sıcak hava dalgası kaynaklı ekonomik kayıpların 43 milyar euroya ulaşmasına karşın bunun yüzde 2’sinden azının sigorta tarafından karşılanması, geleneksel sigorta yapılarının bu tür risklere uyum sağlama konusunda karşı karşıya olduğu sorunu gösteriyor.

Söz konusu riskler, ayrı ayrı hasar olaylarından farklı olarak kademeli biçimde gelişiyor, ani fiziksel hasardan ziyade mevcut koşulların kötüleşmesi üzerinden etkisini gösteriyor ve nüfusun giderek büyüyen bir bölümünü orantısız biçimde etkiliyor.

SİGORTACILARDAN EYLEM PLANLARI BEKLENİYOR

Volker Kudszus, S&P’nin sigortacıların önümüzdeki birkaç yıl içerisinde eylem planları geliştirmesini beklediğini belirtti. Bu planlar arasında kayıp önleme girişimleri ile poliçe sahiplerinin sıcaklığa bağlı sağlık riskleri konusunda farkındalığını artırmaya yönelik önlemler de bulunuyor.

Belirli bir kayıp olayından ziyade ölçülebilir bir tetikleyiciye göre ödeme yapan parametrik sigorta yapıları da sıcaklık riskine uygun ürün mimarilerinden biri olarak giderek daha fazla öne çıkıyor.

KBV Research’e göre, Avrupa parametrik sigorta pazarının 2031 yılına kadar 7,93 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Pazarın 2025 ile 2032 yılları arasında yıllık bileşik büyüme oranının ise yüzde 9,5 olması öngörülüyor.

İNGİLTERE’DE BROKERLER İÇİN ZAMANLAMA ÖNEM KAZANIYOR

İngiltere’de müşterilerine hayat, kritik hastalık, özel sağlık veya gelir koruma sigortaları konusunda danışmanlık veren brokerler açısından S&P’nin analizi, harekete geçilmesi gereken bir zamanlama farkına işaret ediyor.

Derecelendirme kuruluşu yakın dönemde bir fiyatlandırma değişikliği öngörmese de yaşlı nüfustaki ölüm oranlarının artması ve yaşlı poliçe sahiplerinin demografik ağırlığının büyümesiyle eski ölüm varsayımlarına göre düzenlenen sözleşmelerin giderek daha fazla baskı altında kalabileceğini değerlendiriyor.

Olası fiyatlandırma değişikliklerinden en fazla etkilenebilecek gruplar arasında, özellikle 2025 ve 2026 yıllarındaki İngiltere yazlarından farklı koşullarda fiyatlandırılmış sabit veya uzun vadeli prim yapısına sahip koruma ürünlerini kullanan yaşlı poliçe sahipleri bulunuyor.

Bu müşteriler açısından mevcut teminatların yeterliliğinin gözden geçirilmesi ve mevcut sözleşme şartlarının, sigortacıların sıcaklığa bağlı güncellenmiş ölüm oranı varsayımlarını uygulamaya başlamasının ardından geçerli olabilecek şartlarla karşılaştırılması önem taşıyor. Bu değerlendirmenin fiyatlandırma değişiklikleri başlamadan önce yapılmasının, değişikliklerin ardından yapılmasına kıyasla daha değerli olabileceği belirtiliyor.

Yorum yazın