Sessizliğe Günaydın

SEVGİLİ annemi kaybettim. Orhan Veli gibiyim, tarifsiz kederler içindeyim.
Yirmi küsur yıl önce babamı kaybettiğimde Can Yücel’in “Hayatta ben en çok babamı sevdim” şiiriyle uğurlamıştım kendisini? “En” kelimesi iddialı bir kelime. Kesin sınırlar çiziyor. En güzel, en sevimli, en uzun, en kısa, en iyi, en kötü, en, en, en, başka enler yokmuş gibi. Tabii hayatta en çok sevilen babalar değil. Anneler olmasa, babalar ne yapsın? Can Usta da farkına varmış olmalı ki durumun, kalkmış bir başka “en çok sevdiği” kişi için; anası için yazmış bu sefer. Hissiyatımı ustanın dizeleri ile paylaşıyorum.

“Annelik Zormuş Annem. Olduk, Gördük, Bildik
Analık nedir Annem?” derdim de anacığıma; “Ben ol da bil” derdi
Mevlânaca..
Ben ol da bil!
“Sen” oldum annem bak!.
“Sen” oldum ve bildim neymiş bu işin yürekcesi.
Hani “Köpekler bile “ana” olmasın” derdin ya hep, o ızdıraplı
yüreğinle, o engin şefkatinle..
Anlamazdık o zaman biz zamâneler.
“Zor kızım, çok zor analık” derdin ardından derin bir iç çekişle

Zormuş anam.
Ana olmak “Hiç” ken “Hep” olmakmış meğer..Çoğalmakmış
durmadan..
Dünyaya meydan okumak, mazi ve istikbâli sırtlamak, pervâsız bir
gözü karalıkmış..
Zormuş Annem..Olduk, gördük, bildik bak..
Ana olmak meğer; Kor ateşlerde üşümesi, kara kışlarda buz
kesmesiymiş yüreğin..
Hep; “Ben!” derken,
Artık; “O”, “İllâ O!” demesiymiş..
Hiç varmayacağı kapıları çalması, hiç ederek ömrünü, adamasıymış..
Hiç kızmaması yüreğin, almayı hiç düşünmeden hep vermesiymiş..
Hep sarıp sarmalaması, hiç hesap sormadan, hep dost hep yâr
olmasıymış..

Zormuş Anam.
Meğer ölümüne bir kara sevdaymış analık..
Olduk, gördük, bildik bak.”

Evet zormuş, ana kaybetmek çok ama çok zormuş.

Yahya Kemal Beyatlı’nın ‘Sessiz Gem’isi sefere devam ediyor, bu seferinde annemi de götürüyor sessizce; daha gün doğmadan, kimselere günaydın diyemeden…
“Artık demir almak günü gelmişse zamandan Meçhule giden bir
gemi kalkar bu limandan.
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol; Sallanmaz o kalkışta ne
mendil, ne de bir kol.
Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli, Günlerce siyah ufka bakar
gözleri nemli,
Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu! Hicranlı hayatın ne de son
matemidir bu.
Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler; Bilmez ki giden sevgililer
dönmeyecekler.
Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden, Birçok seneler geçti;
dönen yok seferinden.”

Evet seferden dönen yok, giden gelmiyor
Anneler, babalar, eşler, kardeşler gidiyor.
Taşlar hala ayakta,
Bizlerden kalan ve kalacak olan sadece bir hoş sada.
Devran dönüyor,
Güneşi göremeyenlere rahmet,
Güneşle doğanlara selam olsun,

Bana gelince;
Gün mü aydı,
Ay mı gündü bilmiyorum.
Sessizce günaydın demeye
Devam ediyorum.

İstanbul, 24 Ağustos 2023