Sektörde vergi uygulamaları sürekli gelişmeye devam ediyor

Sektörde vergi uygulamaları sürekli gelişmeye devam ediyor

Sigorta sektöründe vergi uygulamalarının 2026 yılında önemli değişiklikler ve tartışmalarla gündemdeki yerini korumaya devam ettiğine vurgu yapan EY Türkiye Vergi Hizmetleri Direktörü Güven Kurtar, “Sigorta sektöründe vergi uygulamaları, hukuki ve pratik açıdan sürekli gelişmeye devam ediyor. 2026 yılı, bu alanda çeşitli zorlukları da beraberinde getiriyor” dedi.

2026 yılında sigorta sektöründe vergi gündemini ele alan EY Türkiye Vergi Hizmetleri Direktörü Güven Kurtar, konu hakkında şu açıklamalarda bulundu:

“Sigorta sektöründe vergi uygulamaları, 2026 yılında önemli değişiklikler ve tartışmalarla gündemdeki yerini korumaya devam ediyor. Bu makalede, Yangın Sigortası Vergisi (YSV) ve diğer vergi düzenlemelerindeki güncel gelişmeleri ele alacağım. 

‘YSV 2026’DA SİGORTA ŞİRKETLERİ İÇİN ÖNEMLİ BİR VERGİ GÜNDEMİ’

Geçtiğimiz yıla ait makalelerde genel olarak Yangın Sigortası Vergisi (YSV) başlığındaki tartışmalı konuları sigorta şirketleri açısından irdelemiştim. 2026 yılında ise YSV’ye yeni konuların eklendiği ve sigorta şirketleri için önemli bir vergi gündeminin ve riskinin oluştuğu görülüyor.

YSV konusunda gelinen noktada, bir vergi mahkemesinin yangın riskinin ana teminat olarak verilmediği, hatta ek kloz olarak ayrı bir teminat olarak da sunulmadığı poliçeye yönelik olarak, yangın sebebiyle hasar ödenmeyecek mi sorusunun cevabının evet olması argümanıyla YSV ödenmesi gerektiği yönündeki karar sektörde önemli bir tepki meydana getirdi.

Aynı zamanda son gelişmelere göre, hırsızlık vb. herhangi bir başlıkta yangın çıkma ihtimali varsa konunun YSV tarhiyatı yapılmasına evrildiği görülüyor. Bu kapsamda, yangına ilişkin bir hasarın ödenme ihtimaline yönelik bir YSV ödenmeli yaklaşımının, düzenlemenin amacıyla pek örtüşmediği kanaatindeyim. 

BELEDİYELER TARAFINDAN SİGORTA ŞİRKETLERİNE CEZALI TARHİYATLARIN YAPILMASI

Bununla birlikte, hâlihazırda bazı belediye başkanları tarafından bilirkişi ya da uzman desteği almadan sadece sigortalının bilançosundan yola çıkarak oran-orantı yöntemiyle sigorta şirketlerine cezalı tarhiyatların yapılmasına ilişkin uygulamaya da devam ediliyor.

Söz konusu uygulamaların Anayasa’nın vergilendirmeye dair temel ilkelerine aykırı olduğunun altını çizmek isterim. Yetersiz ve eksik bir vergi incelemesine dayanan cezalı tarhiyatlar bu yönden hukuka uygun görünmemektedir. Ancak vergi incelemesinin ve bunun sonucunda düzenlenen cezaların hukuka uygun olması gerekir.

Ayrıca, konuya vergi hukuku açısından bakıldığında, Vergi Usul Kanunu’nun 19’uncu maddesinde, vergi alacağının vergi kanunlarının vergiye bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğacağı hükme bağlandığı görülüyor.

Dolayısıyla esas yönünden belediyelerin haklılık payının bulunması halinde bile usul yönünden eksik inceleme yapılması ya da tahmine dayalı bir cezalı tarhiyatın yargı sürecinde sigorta şirketlerinin lehine sonuçlanacağı ve cezaların kaldırılacağı kanaatindeyim.

SİGORTALILARA YAPILAN TAZMİNAT ÖDEMELERİNİN FATURALANDIRILMASI

Diğer yandan, sektörde olumlu gelişmeler de yaşanmıyor değil. 2025 yılında hayat dışı sigorta şirketlerine özel usulsüzlük cezaları düzenlenmişti. Düzenlenen cezaların temelinde, sigortalılara yapılan tazminat ödemeleri karşılığında sigorta şirketlerinin sigortalıdan KDV’siz fatura almaması yatıyordu. Sigorta şirketlerinin ana misyonu sigortalının hasarını tazmin etmektir. Dolayısıyla hasarın ödenmesi için sürece eklenen fatura şartı; sigortalıda memnuniyetsizliğe yol açarken, sigorta şirketine ek iş yükü oluşturmanın yanı sıra tazminatın ödenmesinde gecikmeye sebebiyet verebilir.

Birçok sigorta şirketi bu durum karşısında; mal ve hizmet tesliminin söz konusu olmadığı ve ödemenin sigorta tazminatı ödemesi olması nedeniyle poliçe karşılığında yapılan bir ödeme kapsamında fatura düzenlenmemesi gerektiği argümanıyla dava dilekçelerini hazırlayarak konuyu yargıya taşıdı. Geçtiğimiz günlerde, ilk derece mahkemeleri, dava konusu özel usulsüzlük cezalarında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle sigorta şirketi lehine karar verdi.

İlgili kararın yargıya intikal eden diğer başvurulara da emsal olmasını ve uzlaşmaya giden mükellefler açısından da uzlaşma oranına olumlu etkisinin olmasını umuyorum.

‘VERGİ DÜZENLEMELERİ DAHA NET OLMALI’

Sigorta sektöründe vergi uygulamaları, hukuki ve pratik açıdan sürekli gelişmeye devam ediyor. 2026 yılı, bu alanda çeşitli zorlukları da beraberinde getiriyor. Yıl içerisinde karşılaşacağımız vergi düzenlemelerinin daha net ve hukuka uygun olması ümidiyle.”

Yorum yazın