Sektör ve sistemik risk!..

SİSTEMATİK riskler, ülke ekonomisini ilgilendiren ve işletme yönetiminden bağımsız müdahale edilemeyecek risklerdir. Finansal İstikrar Kurulu (Financial Stability Board), sistemik riski ‘finansal sistemin tamamında veya bir kısmında meydana gelen bir bozulmanın neden olduğu ve reel ekonomi üzerinde ciddi olumsuz sonuçlar doğurma potansiyeli taşıyan, finansal hizmetlerin akışının aksaması riski’ olarak tanımlamaktadır. Kısaca sistemik riskler, sadece bir veya iki alanı değil, tüm finansal sistemi ve ekonomiyi tehdit edecek kadar büyük risklerdir. Ortaya çıkan ekonomik, politik ve sosyal değişimlerin finansal pazarları etkilediği durumda sistematik risk söz konusu olur. Piyasalarda yer alan tüm firmalar, bu durumdan aynı yönde ve aynı zamanda etkilenir.

Sistematik risk kaynakları olarak; piyasa riski, politik risk, satın alma gücü (enflasyon riski) riski, faiz oranı riski ve kur riski olarak sıralanabilir.

Sigorta sektöründe görülen primlerdeki sürekli artışın satın alma gücü riskini artırdığı ve prim genel düzeyinin yükselmesi sonucu, paranın poliçe satın alma gücünde azaldığı görülmektedir. Bununla birlikte, poliçe üretiminde de bir azalma söz konusu olmaktadır.

Sistematik risk, enflasyonun yüksek olduğu ekonomilerde öne çıkan bir risk olarak bilinmektedir. Çünkü enflasyon oranı bir belirsizliktir ve yatırımları olumsuz yönde etkilemektedir. Dolayısıyla enflasyon oranı yatırımcılar için risk unsurudur. Yatırım kararları alınırken enflasyon oranı yatırımcılar için bir kriter olur. Yatırımdan elde edilen getiri ancak enflasyonun üzerindeyse reel bir kazançtan söz etmek mümkündür. Satın alma gücü riski, enflasyon oranında ortaya çıkan yükselişin, paranın satın alma gücündeki azalış nedeniyle, finansal varlıkların fiyatlarını etkiler. Satın alma gücü riskinin kaynağını oluşturan enflasyon, beklenen getiri düzeyini etkilemesi nedeniyle finansal varlık yatırımlarının gerçek kârlılık düzeyinin hesaplanmasında dikkate alınması gereken bir faktördür. Finansal sistemdeki sistemik risk, sistemin bir kısmının temel ekonomik fonksiyonlarını yerine getiremez hale gelmesi ve dolayısıyla reel ekonomiye zarar vermesi tehlikesinden kaynaklanmaktadır. Sigorta firmaları, bireysel bir firmanın sistemik sonuçlarla birlikte başarısız olma ihtimali yoluyla sistemik riske katkıda bulunabilir. Bir başka yaklaşımla sistemik risk, olumsuz bir şok durumunda bir bütün olarak sistemin finansal aracılığının tehlikeye girmesine neden olabilecek, firmalar arasındaki ortak risklerden kaynaklanmaktadır. Genel olarak negatif dışsallık, sigorta şirketlerinin daha fazla toplam risk üstlenmeye karar vermesiyle ortaya çıkar.

Sigorta sektörü büyük kayıplara ve gelişen risklere yanıt verme konusunda güçlü bir performans geçmişine sahip olsa da sistemik risklerin ortaya çıkardığı temel zorluk, kayıpların sermaye tabanını aşacak kadar büyük ölçekte meydana gelebilme ihtimalinin olduğudur. Maalesef bu eksiklik, sigorta sektörünün sistemik risklerden kaynaklanan kayıpları geleneksel risk transfer mekanizmaları yoluyla karşılama konusundaki yetersizliğini ortaya koyuyor. Yukarıdaki açıklarımızın yanı sıra, Sistemik riskin finansal sektörün toplam piyasa değeri düşük olduğunda ortaya çıktığıdır. Bu durum, ekonominin genelinde ciddi sonuçların ortaya çıkmasının bir nedeni olarak da görülebilir. Sigorta şirketleri için aracısızlaştırma çeşitli şekillerde olabilir. Örneğin, sigorta şirketlerinin sigorta ürünleri tedarik etme istekliliği zarar görebilir, bu da fiyatların yükselmesine ve genel ekonomik refah kaybına yol açabilir. Sigorta şirketleri de dahil olmak üzere, sermayesi kısıtlı finansal firmaların, kayıplar karşısında sermaye arzını azaltabilirler. O halde başka bir yaklaşımla aşağıdaki soruları sormamız gerekiyor.

  • Sistemik risklerin potansiyel kaynakları olarak sigorta şirketleri ve reasürans faaliyetlerini nasıl değerlendirmeliyiz?
  • Sigorta şirketleri risklerin aktarımı ve reasürörler de kredi riski çeşitlendirme ve aktarma konusunda düşünüldüğü kadar sistemik riskleri dikkate almakta mıdırlar? Kendilerine devredilen riskleri yönetebilecek durumdalar mı?