Sağlık sigortaları büyüme ivmesini artırmaya devam ediyor

Sağlık sigortaları büyüme ivmesini artırmaya devam ediyor

Sigorta sektörü her geçen yıl büyümeye ve gelişmeye devam ederken branş bazında özel sağlık sigortası ve tamamlayıcı sağlık sigortasının rolü giderek daha büyük bir önem kazanıyor. Finansal açından toplam prim üretiminin %22’sini oluşturan ÖSS ve TSS; dijitalleşme, yapay zekâ, yenilikçi ürün yapıları ve yeni yönetmeliklerle daha dinamik bir yapıya evrilirken şirketler için yeni bir rekabet alanını beraberinde getiriyor.

Özel sağlık sigortası ve tamamlayıcı sağlık sigortası, prim hacmi ve doğrudan insana temas eden yapısıyla sigorta sektörünün en önemli branşları arasında yer alıyor. Sigortalılar için hem sağlık açısından hem de finansal açıdan önemli güvence ve korumalar sunan bu ürünler aynı zamanda sağlık kuruluşlarından eczacılık sektörüne kadar geniş bir ekosistemi de içine alıyor. Öte yandan toplumdaki sağlık bilincini geliştirmek ve kişilerin nitelikli sağlık hizmetine erişimini artırmak gibi önemli işlevleri olan sağlık sigortaları, dijitalleşme ve yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesine paralel olarak en hızlı dönüşen branşların arasında yer alıyor. Sigorta alanındaki uluslararası düşünce kuruluşlarının yaptığı değerlendirmelere göre önümüzdeki dönemde tanı ve tedavi yöntemlerinin gelişmesi ve tıp bilimindeki ilerlemelerle birlikte sağlık sigortası ürünlerinin kapsam ve finansal yapı açısından yeni bir döneme girmesi kaçınılmaz olarak görülüyor. Bu değişim ve dönüşümün getirdiği farkındalıkla beraber sigorta şirketleri sağlık sigortası ürünlerini hem teminat yapısı hem de finansal erişilebilirlik açısından güncellemeye ve geliştirmeye devam ediyor. Sigortalılara poliçeleri kapsamında önleyici sağlık hizmetleri ve aile avantajları gibi ek hizmetler ve ihtiyaca göre kişiselleştirilmiş planlar sunulurken bu durum özel sağlık sigortası ve tamamlayıcı sağlık sigortası ürünlerinin yaygınlaşmasına ve prim üretiminin artmasına katkıda bulunuyor.

Diğer yandan enflasyonist ortamdan kaynaklı olarak sağlık giderlerinin ve tedavi masraflarının artması sigortalıların sağlık hizmetlerine erişimini zorlaştırırken, özellikle pandemi döneminin ardından sağlık ile ilgili dünya çapında artan endişeler, maliyet baskısına rağmen sağlık harcamalarının yükselmesine neden oldu. Bu çerçeveden bakıldığında sağlık sigortası ürünlerinin kişiye ve bütçeye uygun esnek teminat seçenekleri sunması ve şirketlerin toplum sağlığını güçlendirmek ve bu konudaki bilinci geliştirmek adına gerçekleştirdikleri farkındalık çalışmaları da bu konuda kritik bir rol oynuyor.

PRİM ÜRETİMİNİN %22’Sİ SAĞLIK BRANŞINDAN

Türkiye Sigorta Birliği’nin üye şirketlerden derlediği 2026 yılı Mart sonu prim üretimi verilerine göre en fazla prim üretilen branş 88 milyar 185 milyon lira ile hastalık-sağlık oldu. Geçen yılın Mart ayına baktığımızda sağlık alanındaki prim üretiminin 34 milyar 666 milyon lira olarak kayda geçtiği görülüyor. Bu da sağlık branşının bir senelik periyotta 53,5 milyar liralık bir artışla 2 buçuk kat büyüdüğünü ortaya koyuyor. 2026 yılındaki genel tabloya bakıldığında ise 396 milyar 422 milyon lira olan toplam prim hacminin %22’sini sağlık branşı oluşturdu. Bu veriler sağlık branşının taşıdığı önemi daha somut bir şekilde gözler önüne seriyor.

TSS’DE %44 ORANINDA ARTIŞ

TSB tarafından açıklanan verilerde, tamamlayıcı sağlık sigortası prim üretimine de yer verildi. Geçen senenin aynı dönemine göre %44 artışla dikkat çeken tamamlayıcı sağlık sigortası, prim üretiminde 32 milyar liraya ulaştı. Tamamlayıcı sağlık sigortasının sigortalı adedi ise 5 milyon 590 bin olarak kayıtlara geçti.

ÖBYG YENİ BİR DÖNEMİ BAŞLATTI

Tüm bu gelişmelerin yanı sıra Özel Sağlık Sigortaları Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle Ömür Boyu Yenileme Garantisi’nin (ÖBYG) çerçevesinin yeniden belirlenmesi sigortalılara yeni ve güçlü bir güvence sundu. Yapılan değişiklikle beraber başta ömür boyu yenileme garantisi, bekleme süresi ve şirketler arası geçiş olmak üzere birçok konuda sigortalıların lehine olacak şekilde önemli değişikliklere gidildi. Yapılan güncellemeler sağlık sigortasının sürekliliğine ve toplumda yaygınlaşmasına önemli bir katkıda bulunurken diğer yandan da sigortalıların sahip oldukları haklar konusunda daha çok bilinçlenmesini sağladı. Şirketlerin müşteri sadakatini artırarak portföy kalitesini artıran ÖBYG, kısa vadeli yaklaşımların yerine daha sürdürülebilir müşteri ilişkilerinin kurulmasını da teşvik ediyor. ÖBYG aynı zamanda sağlık sigortası ürünlerini ihtiyaç anında devreye giren bir ürün olmaktan çıkararak uzun vadeli planlanan bir güvence modeli konumuna getirdi. Öte yandan şirketleri risk yönetimi ve fiyat politikası konusunda yeni stratejiler belirlemeye iten ÖBYG, sigorta sektöründe yeni bir dönemin başlangıcı oldu.

AXA Türkiye Satış, Kurumsal İletişim ve Sağlık Başkanı Sanem Çıngay Buçukoğlu: Sağlık dijitalleşmenin en hızlı dönüştürdüğü alanlardan

Sağlık sigortası ürünlerini bütüncül bir iyi olma hali çerçevesinde tasarladıklarını belirten AXA Türkiye Satış, Kurumsal İletişim ve Sağlık Başkanı Sanem Çıngay Buçukoğlu tamamlayıcı sağlık sigortasının yaygınlaşmasıyla daha geniş kitlelerin özel sağlık hizmetlerinden faydalanmaya başladığını söyledi.

Özel sağlık sigortası ve tamamlayıcı sağlık sigortasının sadece finansal bir güvence olmanın ötesine geçerek, bireylerin kaliteli sağlık hizmetine erişimini kolaylaştıran önemli bir tamamlayıcı mekanizma haline geldiğini vurgulayan Sanem Çıngay Buçukoğlu, Türkiye’de, kamu sağlık sisteminin güçlü yapısına rağmen, özellikle hız, konfor ve hizmet çeşitliliği açısından artan beklentilerin, bu ürünlerin yaygınlaşmasını hızlandırdığını ifade etti.

“AXA Türkiye olarak biz sağlık sigortasını yalnızca ‘tedaviye erişim’ olarak değil; önleyici sağlık, erken teşhis ve bütüncül iyi olma hali çerçevesinde ele alıyoruz. Bu bakış açısıyla, sigortalılarımızın sağlık yolculuğunun her anında yanında olmayı hedefliyoruz. Özellikle değişen ekonomik dinamikler doğrultusunda tamamlayıcı sağlık sigortasının sağladığı maliyet avantajı ile özel hastane konforunun birleşimi sigorta bilincinin tabana yayılmasında kritik bir rol üstleniyor. Tamamlayıcı sağlık sigortasının yaygınlaşması, daha geniş kitlelerin özel sağlık hizmetlerinden faydalanabilmesini sağlarken; özel sağlık sigortası ise daha kapsamlı çözümlerle üst segment ihtiyaçlara yanıt veriyor” diyen Sanem Çıngay Buçukoğlu, bu gelişimin sektördeki erişilebilirliği artırarak sağlık hizmetlerinde kalite çıtasının yukarı taşınmasına katkı sağladığını söyledi.

Ömür Boyu Yenileme Garantisi’nin yaygınlaşmasının, sağlık sigortacılığı açısından önemli bir dönüm noktası olduğunun altını çizen Sanem Çıngay Buçukoğlu, “Bu sistem, sigortalılar için geleceğe dair belirsizlikleri azaltan ve güven duygusunu somutlaştıran güçlü bir yapı sunuyor. Özellikle ilerleyen yaşlarda ya da sağlık risklerinin arttığı dönemlerde poliçenin devamlılığına ilişkin kaygıların ortadan kalkması, sağlık sigortasını geçici bir ürün olmaktan çıkararak yaşam boyu sürdürülebilir bir güvenceye dönüştürüyor. Aynı zamanda sigortalı ile şirket arasında daha uzun soluklu ve sağlam bir ilişki kurulmasını da destekliyor” dedi.

Durumu şirketler açısından da ele alan Sanem Çıngay Buçukoğlu, Ömür Boyu Yenileme Garantisi, risk yönetimi ve fiyatlama disiplininin daha stratejik bir çerçevede ele alınmasını gerektirirken, müşteri sadakatini ve portföy kalitesini de güçlendiriyor. Bu yapı, kısa vadeli yaklaşımların ötesine geçilmesini sağlayarak, daha sürdürülebilir ve güvene dayalı müşteri ilişkilerinin kurulmasını teşvik ediyor. Aynı zamanda sağlık sigortasının ‘ihtiyaç anında alınan bir ürün’ değil, uzun vadeli planlanan bir güvence olarak konumlanmasına da katkı sağlıyor” tespitlerinde bulundu.

AXA Türkiye olarak bu yaklaşımı uzun süredir benimsedikleri bir standart olarak gördüklerini de aktaran Sanem Çıngay Buçukoğlu, “Mevcutta 2 yıl boyunca kesintisiz sigortalı olan ve medikal açıdan uygun bulanan bireysel sağlık sigortası müşterilerimiz, ilave prim karşılığında Ömür Boyu Yenileme Garantisi’ne daha erken aşamada sahip olabiliyor. Bu hakkı elde eden sigortalılarımız, ilerleyen yıllarda ortaya çıkabilecek sağlık risklerine rağmen ek prim ile ya da teminat kısıtlaması olmaksızın sağlık güvencelerini sürdürebiliyorlar” dedi.

Sanem Çıngay Buçukoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeni düzenlemenin sağlık sigortasına olan güveni güçlendireceğine ve sigortalı sayısında kayda değer bir artış sağlayacağına inanıyoruz. Ömür Boyu Yenileme Garantisi’ni ‘Empati Güvencesi’ yaklaşımımızın önemli bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Çünkü bu sistem, müşterilerimizin en çok ve ihtiyaç duydukları anlarda yanlarında olma sorumluluğumuzu daha güçlü ve kararlı bir şekilde ortaya koymamıza imkân tanıyor.”

‘DAHA PROAKTİF BİR ANLAYIŞA GEÇİYORUZ’

Sağlık sektörünün önümüzdeki dönemde dijitalleşmenin en hızlı dönüştürdüğü alanlardan biri olacağını da sözlerine ekleyen Sanem Çıngay Buçukoğlu, “Yapay zekâ ve veri analitiği sayesinde artık hastalıklar ortaya çıkmadan risklerin öngörülebildiği, kişiye özel sağlık önerilerinin sunulabildiği daha proaktif bir sağlık yönetimi anlayışına geçiyoruz. Dijitalleşmenin merkezine aldığımız yapay zekâ çözümlerini en yüksek veri güvenliği standartlarıyla harmanlayarak güvenli bir sağlık ekosistemi inşa ediyoruz” açıklamalarında bulundu.


Doğa Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Tümer: Sağlık sigortasının sürdürülebilirliği önemli

Doğa Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Tümer, sağlık hizmetlerindeki kalitenin artmasıyla birlikte sağlık branşındaki büyümenin de yukarı doğru ivmelendiğini belirterek sağlık sigortalarında sürdürülebilirliğin önemini vurguladı.

Sağlık sigortası son yıllarda toplumda sağlık bilincinin artması ile özellikle tamamlayıcı sağlıkta büyüyen bir branş oldu” diyerek sözlerine başlayan Doğa Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Tümer, hastane kalitesinin artmış olması, sistemdeki hastane çeşitliliği ve seçilen hastane ağına göre prim sunulması gibi yeniliklerin sigortalılar için seçenekleri artırdığını söyledi. Kaliteli ve hızlı sağlık hizmeti alma isteği ile bütçeye uygun sağlık sigortası seçeneklerinin artması ile büyümenin yukarı doğru ivmelendiğini kaydeden Mehmet Tümer, “Sağlık sigortasının yapılması kadar sürdürülebilirliği de çok önemli. Bilinçli yani gerçek ihtiyaçlarda kullanım ve yenilemelerde alınan indirimli primlerle sürdürülebilirlik de sağlanıyor” diye konuştu.

Doğa Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Tümer, Ömür Boyu Yenileme Garantisi hakkında ise “Özel Sağlık ve Tamamlayıcı Sağlık Sigortalarında Ömür Boyu Yenileme Garantisi var olan bir teminattı. Sektörde şirketler arasında farklı içerikleri mevcuttu. Yönetmelik ile tüm sektör için ‘Ömür Boyu Yenileme Garantisi’ tanımı yapıldı. Yönetmelikte belirtilen şart ve kriterleri Doğa Sigorta Doğru Adım Tamamlayıcı Sağlık Sigortamızda sunduğumuz ‘Ömür Boyu Yenileme Garantisi’ teminatımız sağlamaktadır. ‘Yeni yenileme garantisi adı altında veya ömür boyu yenileme garantisi izlenimi yaratacak şekilde verilemez’ olarak özellikle belirtilmiş olması sektörde standardı, sigortalı açısından da güveni sağlıyor. Yapılan değişiklikler güveni artırarak uzun vadede sağlık sigortasının yaygınlaşmasına ve sürekliliğine katkıda bulunmaktadır. Ömür Boyu Yenileme Garantisi; 60 yaşından önce sigortalanmış, son üç yıl tazminat/prim oranı %80’nin altında olması ve sağlık durumu değerlendirmesiyle verilmektedir. Erken yaşta sağlık sigortasını yaptırmak ve sağlıklı ikenkullanıma ihtiyaç duyulmayan yaşlarda bu teminatı almak ileri dönemde de sağlık risklerini güvence altına almaktır. Yönetmelik sonrası tüm iletişim kanalları üzerinde durulan ve farkındalık oluşan bir konu olması ile sigortalılar daha da bilinçlendi” dedi.

‘SAĞLIK ÖNGÖRÜLEBİLİR BİR YAPIYA DÖNÜŞECEK’

Doğa Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Tümer, dijital teknolojilerin gelişmesine paralel olarak sağlık alanında gelecekte nasıl bir değişim ve dönüşüm beklediğini ise şu şekilde açıkladı: “Teknoloji çok hızlı bir şekilde gelişiyor. Sağlık ve sigortacılığın birleşimi sağlık sigortalarında teknolojiyi bugüne kadar ağırlıklı olarak hızlı provizyon sistemlerinin sağlanması gibi hizmet vermekte kullandık. Pandemi ile çok hızlı bir şekilde online doktor görüşmeleri hayatımıza girdi, sağlık sigortalarımıza da hediye olarak eklendi. İleri dönemde daha aktif kullanılacak düşüncesindeyiz. Giyilebilir teknoloji ile toplanan veriler, yapay zekâ sistemleri ile analiz edilebilecek kişiye özel sağlık verileri sağlanması ile kişiye özel poliçeler-primler oluşması da çok yakın bir gelecekte mümkün olabilecektir. Dijital teknolojiler geliştikçe sağlık sadece iyileştiren değil öngörülebilir ve yönetilen bir yapıya dönüşecek. Kişiler, sağlık verilerini yapay zekâ sistemlerine yükleyerek destek almaya başladılar. Yapay zekâ sistemleri kişilere erken tanı, ortaya çıkmadan risk analizi imkânları sunabilecek. Sigorta şirketlerine kişiye özel risk profili ile kişiye özel sigorta oluşturma imkânı verebilecek. Teknoloji geliştikçe sağlık sigortacılığı da dijital sağlık platformu ile entegre yapılara dönüşecektir.”

Türkiye Sigorta Sağlık Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Tuba Buldu: Sağlık pazarında hedefi daha da yukarı çekmek mümkün

Sağlık sigortası ürünlerine olan ilginin arttığını ifade eden Türkiye Sigorta Sağlık Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Tuba Buldu, sektöre dair verileri paylaşarak sağlık branşında hedefi daha da yukarıya çekmenin mümkün olduğuna dikkat çekti.

Sağlık sigortalarının yaygınlaşmasıyla hem kamu sağlık sisteminin üzerindeki yükün hafiflediğini hem de özel hastanelerde sunulan sağlık hizmetlerinin daha geniş kitleler için ulaşılabilir hale getirdiğini söyleyen Türkiye Sigorta Sağlık Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Tuba Buldu, özellikle pandemi sonrasında dünya genelinde ve Türkiye’de tamamlayıcı sağlık sigortası ile özel sağlık sigortalarına yönelik ilginin arttığını ifade etti. Sektöre dair rakamları da paylaşan Türkiye Sigorta Sağlık Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Tuba Buldu, “2026 yılı ilk çeyreği itibarıyla sektörde sağlık sigortası prim üretiminde %30’luk bir büyüme kaydedildi. Bu alanda sigortalı sayısı da 12 milyonu aştı. Bunun içerisinde 2,8 milyon özel sağlık sigortalı, 5,3 milyon tamamlayıcı sağlık sigortalı sayısı ile toplam 8,1 milyon sigortalıya sektör olarak ulaştık. Sağlık sigortası pazarında hedefi daha da yukarıya çekmenin mümkün olduğunu söyleyebiliriz” dedi. Türkiye Sigorta olarak odak ürünlerinin arasında yer alan tamamlayıcı sağlık sigortası ve özel sağlık sigortaları kapsamında yenilikçi teknolojilerden aktif şekilde faydalandıklarını da belirten Tuba Buldu, “Müşteri deneyimi ve müşteri tutundurma süreçlerinde, özellikle tekrarlayan ve rutin operasyonların yönetiminde, kişiye özel ürün ve hizmet sunumunda, sigorta sektörünün gelir artışında ve giderlere ilişkin maliyet optimizasyonunda yapay zekâ çözümlerini de etkin bir şekilde kullandıklarını anlattı.

‘SİGORTAYI TOPLUM GENELİNE YAYMALIYIZ’

Özellikle uzaktan sağlık hizmetleri ve dijital sağlık çözümlerini sigorta poliçelerine entegre ederek, müşterilerine her zaman ve her yerde sağlık hizmetlerine erişim imkânı sunduklarına dikkat çeken Tuba Buldu, “Akıllı doküman işleme ile risk değerlendirme ve provizyon süreçlerinde yapay zekâ teknolojilerini kullanarak maliyetleri optimize ediyoruz. Tüm bu geliştirmelerle birlikte ayakta ve yatarak tedavi provizyon taleplerinin %87’si yapay zekâ desteği ile 5 saniye içinde, taleplerinin %13’ü ortalama 4 dakika 24 saniye içerisinde değerlendirebiliyoruz. Mobil uygulamamız aracılığıyla sigortalılarımıza, çevrim içi doktor hizmeti, branş bazlı görüntülü muayene, reçete yönetimi, sağlık harcaması takibi gibi hizmetler sunarak sağlık sigortalarının kapsamını kişinin ihtiyaçlarına özel genişletiyoruz” dedi. Türkiye Sigorta olarak, bireysel sağlık sigortacılığında sürdürülebilirliğe öncelik verdiklerini belirten Tuba Buldu, dengeli bir portföy yapısı oluşturarak uzun vadeli ve sürdürülebilir sağlık sigortası çözümleri sunmayı hedeflediklerini ifade etti. Tuba Buldu ayrıca sigortalı sayısını artırırken, sigortalılık oranını toplumun geneline yaymayı da stratejik bir öncelik olarak konumlandırdıklarını ve bu doğrultuda, yalnızca üretim odaklı bir yaklaşım benimsemek yerine; kalıcı, dengeli ve sürdürülebilir bir büyümeyi esas alan bir anlayışla çalışmalarını sürdürdüklerini paylaştı.

Yenilenen Ömür Boyu Yenileme Garantisi’ne ek olarak, genişletilmiş asistans hizmetlerimiz, online muayene olanaklarımız ve yeni nesil sağlık paketlerimizle hem müşteri hem acente memnuniyetini önemli ölçüde artırdık” diyen Tuba Buldu, bu sayede sigortalılar için daha öngörülebilir ve güvenilir bir teminat yapısı oluşturulurken, sektörde uzun vadeli müşteri bağlılığını destekleyen bir yapının güç kazandığının altını çizdi.

‘KRONİK HASTALIKLAR SÜREKLİ İZLENEBİLECEK’

Yapay zekâ ve veri analitiği sayesinde tanı süreçlerinin çok daha hızlı ve doğru hale geleceğini belirten Tuba Buldu, “Büyük veri setleri üzerinden çalışan sistemler, hastalıkları erken evrede tespit edebilecek ve kişiye özel tedavi planları oluşturulabilecek. Bu durum, özellikle kanser gibi riskli ve karmaşık hastalıklarda hayati fark yaratabilir. Uzaktan sağlık hizmetleri yaygınlaşacak, kronik hastalıklar giyilebilir cihazlar aracılığıyla sürekli izlenebilecek. Bu da sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırırken maliyetleri düşürecek” dedi. Kişiselleştirilmiş tıp alanında da bir dönüşüm beklediklerini ifade eden Tuba Buldu, “Bu yaklaşımla genetik analizler ve biyoteknoloji sayesinde her bireyin genetik yapısına uygun, kişiye özel tedavi yöntemleri geliştirilecek” ifadelerini kullandı.

Aksigorta Operasyonlar Genel Müdür Yardımcısı Metin Demirel: Sağlık sigortaları deneyim odaklı bir yapıya evriliyor


Aksigorta Operasyonlar Genel Müdür Yardımcısı Metin Demirel, sağlık branşının son dönemde geçirdiği dönüşümü değerlendirerek bu branşın yakın dönemde yalnızca hastalık anında devreye giren bir yapı olmaktan çıkarak, bireyin günlük yaşamına entegre bir modele dönüşeceğini belirtti.

Aksigorta Operasyonlar Genel Müdür Yardımcısı Metin Demirel, sağlık sigortalarının bugün ulaştığı noktayı, yalnızca bir ürün gelişimi olarak değil; toplumun sağlık hizmetine erişim biçiminde yaşanan yapısal bir dönüşüm olarak değerlendiren Aksigorta Operasyonlar Genel Müdür Yardımcısı Metin Demirel, artan sağlık bilincinin, hizmet kalitesine yönelik yükselen beklenti ve hızlı erişim ihtiyacının, bu dönüşümün en önemli itici güçleri arasında yer aldığını belirtti.

Aksigorta Operasyonlar Genel Müdür Yardımcısı Metin Demirel’e göre bugün sağlık sigortaları, beklenmedik harcamalara karşı finansal koruma sağlayan bir çözüm olmanın ötesine geçerek bireylerin sağlık hizmetlerine daha planlı, daha hızlı ve daha kaliteli bir şekilde erişmesini mümkün kılan, deneyim odaklı bir yapıya evriliyor.

“Özellikle tamamlayıcı sağlık sigortasının daha geniş kitlelere ulaşması, özel sağlık hizmetlerini daha erişilebilir hale getirirken; kamu ve özel sağlık sistemi arasında daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapı kurulmasına da katkı sağlıyor” diyen Metin Demirel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz de Aksigorta olarak sağlık sigortasını yalnızca bir güvence ürünü değil, bireyin tüm sağlık yolculuğunu kapsayan bütünsel bir deneyimin parçası olarak konumlandırıyoruz. Amacımız, müşterilerimizin kaliteli sağlık hizmetine daha hızlı, daha kolay ve daha etkin şekilde ulaşmasını sağlamak.”

Ömür Boyu Yenileme Garantisi ile ilgili de değerlendirmede bulunan Metin Demirel, ÖBYG’nin hayata geçirilmesinin, sağlık sigortacılığında güven duygusunu pekiştiren en kritik adımlardan birisi olduğunu, bu uygulamanın da sigortalılara yalnızca bugünü değil, geleceği de güvence altına alan güçlü bir yapı sunduğunu söyledi. Sigortalı açısından en önemli kazanım; belirsizliğin ortadan kalkması ve öngörülebilirliğin artmasıdır” diyen Metin Demirel, “Belirli şartlar sağlandığında poliçenin ilerleyen yıllarda da devam edeceğini bilmek, özellikle sağlık risklerinin arttığı dönemlerde çok güçlü bir güven unsuru yaratıyor” ifadelerini kullandı.

Konuyu sektör perspektifi açısından ele alan Metin Demirel, ÖBYG’nin daha dengeli, daha sürdürülebilir ve uzun vadeli bir portföy yapısının oluşmasını desteklediğini belirterek müşteri ilişkilerini kalıcı hale getiren bu modelin, aynı zamanda risk yönetimi ve fiyatlama disiplinini güçlendirerek daha sağlıklı bir sektör yapısına katkı sunduğunu vurguladı. Metin Demirel, bununla birlikte müşteri bağlılığını artırması ve güven algısını güçlendirmesi, sağlık sigortacılığının geleceği açısından da önemli bir eşik niteliği taşıdığını sözlerine ekledi.

‘SAĞLIK SÜREKLİ İZLENEN BİR YAPIYA DÖNÜŞECEK’

Dijital teknolojiler ve yapay zekânın da sağlık hizmetlerini köklü biçimde yeniden şekillendirdiğini vurgulayan Metin Demirel, “Önümüzdeki dönemde sağlık; yalnızca hastalık anında devreye giren bir yapı olmaktan çıkarak, bireyin günlük yaşamına entegre, sürekli izlenen ve proaktif şekilde yönetilen bir modele dönüşecek. Bu dönüşümün merkezinde veri yer alacak ve yakın gelecekte bireylerin ‘dijital sağlık ikizi’ olarak tanımlanan veri temelli profilleri oluşacak. Giyilebilir teknolojiler, genetik veriler ve yaşam alışkanlıklarından beslenen bu yapı sayesinde, sağlık riskleri ortaya çıkmadan öngörülebilecek ve kişiye özel önleyici adımlar atılabilecek” ifadelerini kullandı.

Yorum yazın