Rekabet Kurumu’ndan TSB’ye “trafikte skorlama” izni
TSB daha önce “Trafik Sigortası Referans Skorlama Projesi”yle ilgili olarak Rekabet Kurumu’na bireysel muafiyet başvurusunda bulunmuştu. Bu başvuru 27 Eylül’de karara bağlandı. Dün de TSB’ye 2 yıl bireysel muafiyet tanınmasına ilişkin karar Rekabet Kurumu’nun internet sitesinde yayımlandı.
TSB’nin 2016 Genel Kurul Faaliyet Raporu’nda “Trafik Sigortası Referans Skorlama Projesi”ne ilişkin şu ifadeler yer almıştı:
Trafik sigortasında veri eksikliğinden kaynaklanan fiyatlama farklılıklarının hem sigorta sektörüne hem de müşteriye zarar verdiği gerçeği ile sektörün trafik sigortaları branşında yaşadığı uzun süreli karsızlık problemine son verebilmek için kamunun yaptığı çalışmalara ek olarak daha sofistike ve risk esaslı bir fiyatlandırma anlayışına geçmesi gerektiği düşünülmektedir. Bu amaçla, SBM bünyesinde toplanan verilerle şirketlere alacakları riskler konusunda daha fazla öngörü sağlayan ve aynı zamanda sağlıklı bir şekilde rekabet etmelerine olanak tanıyan daha detaylı bir risk skorlama çalışması gerçekleştirilmesi planlanmıştır. Danışmanlık desteği alınacak bu projenin ana başlığı ilgili branşta faaliyet gösteren şirketler için referans olması öngörülen kişi/ araç bazında, risk profili detayında risk skorunun ve maddi/bedeni beklenen hasar tutarının üretilmesi olarak belirlenmiştir. Ayrıca, veri toplama ve işleme süreçlerinin iyileştirilmesi ve şeffaflık konusunun da söz konusu projenin en önemli adımlarından birini oluşturması öngörülmektedir. Proje konusunda Rekabet Kurumu’na bireysel muafiyet başvurusu yapılmış olup süreç devam etmektedir.
BİREYSEL MUAFİYET NEDİR?
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde teşebbüsler arasındaki doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma veya kısıtlama amacını taşıyan ya da bu etkiyi doğurabilecek nitelikte her türlü anlaşma ve uyumlu eylem yasaklanmaktadır.
Diğer taraftan bazı anlaşmalar rekabeti sınırlayıcı yönü bulunmakla birlikte, bu etkinin ötesinde iktisadi etkinlik/fayda da yaratabilmektedir. Rekabetin artışı yönünde net etki gösteren bu tür anlaşmaların kurulabilmesini teminen rekabet hukukunda muafiyet rejimi öngörülmekte, doğası gereği bu kapsama girmeyen kartel anlaşmaları dışındaki aynı (yatay) veya farklı (dikey) pazar seviyelerinde bulunan teşebbüsler arasındaki anlaşmalar muafiyet sistemi altında rekabet kurallarında öngörülen yasaktan muaf tutulabilmektedir. Rekabet Kurulu, yasak kapsamına girebilecek türden anlaşma, karar ya da uygulamaları değerlendirerek, yarattıkları ekonomik/teknolojik gelişme tüketiciye olumlu yansıyan ve rekabeti önemli ölçüde sınırlayıcı etkisi bulunmayan ilişkilere muafiyet tanıyabilmektedir.
