Otomatik BES nasıl gidiyor?

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek geçtiğimiz hafta otomatik BES’ten cayma oranlarının beklenenin üstünde olduğunu söyledi. Şimdiye kadar sisteme girenlerin yarısının cayma hakkını kullandığını ifade eden Başbakan Yardımcısı, dünya uygulamalarıyla kıyaslandığında da bu oranın yüksek kaldığını ve sistemin gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti.
Şimşek haklı; cayma oranı yüksek ve dünyadaki uygulamalarına göre de başarılı olduğu söylenemez.

Peki neden böyle?
Bir kere, dünya uygulamalarında işveren katkısı var. Bizde ise işverene yük olacağı düşünüldüğünden bu katkı olmadan başladı sistem. Bunun yerine, gönüllü BES’teki %25 devlet katkısına ek olarak, sistemde kalanlara bir kereye mahsus 1000 liralık devlet katkısı var. Ancak, işveren de isterse katkıda bulunabilir, bunu da belirtmek lazım. İşveren katkısı olsaydı, çalışanın katılımı da muhakkak daha yüksek olacaktı.
İkincisi şu: Aslına bakarsanız, hiç kimse maaşından kesinti yapılmasını istemez. Birikim gerekçesiyle de olsa, kesinti, çalışanın sevmeyeceği bir şeydir. Gönüllü BES denen üçüncü basamak emeklilik sistemine ise 6.8 milyon kişi kendi karar vererek girdi. Bu azımsanacak bir rakam değil.
Otomatik BES’ten çıkanlar belki de birikim yapmaya henüz hazır değil. Belki ev borçları var, belki araba ya da çocuklarının okul taksitlerinin bitmesini bekliyorlar, belki başka yatırımları var… Bunların hepsinden önemlisi, bir kısmı belki de borç içinde ve ayda 50 lira bile ayıracak durumda değil.
İyi tarafından bakarsak, sisteme girenlerin yarıya yakınının kalması olumlu bir gösterge. Hatta şunu da söylemeliyim: Sistemin belki de en doğru yanı, cayma hakkının olmasıydı. Aksi halde, otomatik BES toplumda çok ciddi tepkilere neden olabilirdi.
Otomatik katılım gönüllülük temelinde bir sistem esasında. İki ay içinde cayılabildiği gibi, sonrasında da, istendiğinde küçük kesintilerle çıkılabilir. Bu arada biriken para da yanınıza kâr kalır. Ancak, kalabiliyorsanız kalın. Para biriktirin. Yarın bu biriken paralar ciddi ihtiyaç duyduğunuz anlarda size ciddi destek olacaktır.
Ancak unutulmaması gerekir: BES, yani bireysel emeklilik sistemi, adı üstünde, emeklilik için tasarlanmış bir sistem. Dolayısıyla, sistemden en büyük kazancı, sonuna kadar kalıp emekliliği hak edenler elde edecek.

Birant Yıldız’ın 20 Temmuz 2017 tarihli Milliyet Gazetesi’nde çıkan yazısıdır.

Yorum yazın