Önce sigorta şirketine sonra Tahkim’e
Trafikteki kaza oranı, oto sigortalarının primlerini de etkiliyor. Geçtiğimiz günlerde bir söyleşi yaptığım Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreteri Mehmet Akif Eroğlu da bu noktaya dikkat çekerek, “Avrupa Birliği’nde kaza frekansı ve şiddetinin bizden %50 az olduğunu görüyoruz. Bizde 100 araçtan 9’u, AB ortalamasında ise 6’sı kaza yapıyor. Ölümlü kazalara bakıldığında ise 100 bin kazada bizde 9, onlarda 4 kişi ölüyor. Bu da bizim tazminatlarımızı çok fazla etkiliyor ve sonuçta primler yükseliyor. Demek ki öncelikle trafik kazalarını azaltmalıyız” diyor.
Eroğlu’na tamamıyla katılıyorum. Çünkü “kaza” bizde normal hale geldi. Halbuki adı üstünde “kaza”, Türk Dil Kurumu’na göre, “İstem dışı veya umulmayan bir olay dolayısıyla bir kimsenin, bir nesnenin ya da bir aracın zarara uğramasıdır. Ancak bizde trafik kazaları “umulmayan” olmaktan çıktı. Bir sabah trafiğe çıkıp akşam eve kaza yapmadan dönüyorsak kendimizi şanslı addediyoruz. Böyle olunca sigorta primleri de haliyle yüksek oluyor.
“İşimiz ödemek”
Yine çok önemli bir konu da, sigortalıların şirketlerle iletişim kuramadan iş takipçilerinin eline düşmesi. Bu konuda TSB Genel Sekreteri Eroğlu şunları söylüyor: “Böyle olunca sigortalılar hemen alabilecekleri tazminatı 4-5 yıl sonra alıyorlar. Ancak önce 15 gün içinde şirkete başvurulabiliyor, anlaşma olmazsa mahkemeye gidiyor. Modern hukuk sistemi, uyuşmazlığa düşen tarafların sulh yoluyla anlaşmasını istiyor. Arabuluculuk mekanizması yasayla çıktı.
Hatta iş mahkemelerinde zorunluluk haline geldi. Her türlü konuda mahkemeye gidince adalet gecikiyor. Sürücünün yakınları destekten yoksun kalmış, sigorta şirketleri tazminatı ödemek istiyor ama dava süreci uzuyor. Trafik Kanunu’nun çerçevesinde ve aktüeryal hesaba dayanarak ödeme yapmak elbette istiyoruz, işimizin doğası bu. Ancak maliyetin bilinmediği bir ortamda nasıl poliçe üretebiliriz? Nasıl bilanço dengesi sağlayabiliriz?”
Tahkime gelen hemen her dosyanın kabul edildiğini söyleyen Eroğlu, “Sigorta şirketinin uzlaşmazlık, uyuşmazlık ya da ret verdiği dosyalar tahkime gelsin, tamam, ama bazen evrakta eksiklik olan dosyalar da kabul ediliyor. Aracılar komisyon için bilhassa eksik evrakla başvuruyor.
Bu dosyalar hemen kabul edilmemeli. Önce şirketle vatandaş bir araya gelsin. Memnun kalmazsa yine gitsin Tahkime. Her şeyden önce bu bile tek başına dosya sayısını ve gereksiz maliyeti azaltacaktır” diyor.
Yani Türkiye Sigorta Şirketleri Birliği primlerin düşmesi için önce trafik kazalarının azalması gerektiğini düşünüyor, sonra da “mahkemeye gitmeden bize gelin, tazminatınızı ödeyelim” diyor.
