Küresel sigorta primlerindeki büyüme 2026’da gerileyebilir

Küresel sigorta primlerindeki büyüme 2026’da gerileyebilir

Küresel sigorta prim üretimindeki reel büyümenin 2026 yılında %1,3’e yavaşlayacağını öngören Swiss Re Enstitüsü’nün son Sigma raporunda, jeopolitik parçalanma, arz şokları ve ekonomik büyümedeki ivme kaybının sektör üzerinde baskı oluşturduğu belirtiliyor. Rapora göre küresel enflasyonun %4 seviyesinde seyretmesi beklenirken, sigorta sektörü giderek daha kırılgan hale gelen ekonomik ortamda önemli bir dayanıklılık unsuru olarak öne çıkıyor.

Swiss Re Enstitüsü tarafından yayımlanan ‘2026 Dünya Sigortacılığı: Parçalanan Bir Dünyada Sigortanın Dengeleyici Rolü’ başlıklı sigma raporu, küresel sigorta sektörünün 2026 yılına ilişkin görünümünü kapsamlı biçimde analiz ediyor. Rapor, artan jeopolitik belirsizlikler, ekonomik büyümedeki yavaşlama, enflasyonist baskılar ve teknolojik dönüşümün sigorta piyasaları üzerindeki etkilerini mercek altına alıyor. Hayat ve hayat dışı sigorta branşlarına yönelik büyüme beklentilerinin yanı sıra sektörün kârlılık, sermaye yeterliliği ve risklere karşı dayanıklılık görünümü değerlendirilen araştırmada, sigortacıların giderek daha parçalı hale gelen küresel ortamda üstleneceği rolün önemini vurgulanıyor.

EKONOMİDEKİ KIRILGANLIKLAR DAHA BELİRGİN HALE GELDİ

Rapora göre küresel ekonomi, Orta Doğu’da yaşanan çatışmaların enerji arzı üzerindeki etkileri nedeniyle bu yıl bir kez daha önemli bir sınamayla karşı karşıya kaldı. Rapora göre bu gelişme, 2019 yılından bu yana küresel ekonomiyi etkileyen 4’üncü büyük arz şoku olarak öne çıkıyor. COVID-19 pandemisi, Rusya-Ukrayna Savaşı ve 2025 yılında hayata geçirilen ticaret tarifelerinin ardından gelen bu yeni şok, dünya ekonomisindeki kırılganlıkları daha da belirgin hale getirdi. Raporda, art arda yaşanan bu gelişmelerin küresel ekonomide parçalanma eğilimini güçlendirdiği ve jeopolitik risklerin artık geçici dalgalanmalardan ziyade ekonomik düzenin kalıcı unsurları arasında yer almaya başladığı vurgulanıyor.

KÜRESEL PRİM ÜRETİMİ %1,3’E GERİLEYEBİLİR

Raporda, sigorta sektörü açısından bakıldığında küresel sigorta prim üretimindeki reel büyümenin 2025 yılındaki %3,9 seviyesinden 2026 yılında %1,3’e gerileyeceği öngörülüyor. Rapora göre bu görünümün arkasında 3 temel dinamik bulunuyor: 

İlk olarak, ekonomik büyümedeki yavaşlama ve enflasyonun beklenenden daha kalıcı seyretmesi, sigorta korumasına yönelik talebi zayıflatırken hasar maliyetlerini artırıyor. İkinci olarak, art arda yaşanan küresel şoklar, hayat dışı sigorta sektörünün yumuşak piyasa dönemine girdiği bir ortamda gerçekleşiyor. Bu durum, fiyatlama baskılarının arttığı, kapasitenin yüksek seyrettiği ve prim oranlarının döngüsel olarak zayıfladığı bir dönemde enflasyon kaynaklı baskıları daha da güçlendiriyor. Üçüncü olarak ise veri merkezleri, elektrik şebekeleri ve üretim tesislerine yönelik devam eden yatırımlar, sigortalanabilir varlık stokunu genişletirken yeni sigorta koruma ihtiyaçları ve ek prim üretimi fırsatları yaratıyor.

‘YENİ RİSK ÇAĞINDA SİGORTANIN STRATEJİK ROLÜ ARTIYOR’

Swiss Re Grup Başekonomisti Jérôme Haegeli konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Son dönemde Orta Doğu’da yaşanan çatışma, tek seferlik bir şok olmanın ötesinde, son altı yılda yaşanan dört büyük arz şokunun da gösterdiği üzere, jeopolitik risklerin küresel ekonominin yapısal bir unsuru haline geldiğinin yeni bir göstergesi niteliğinde. Ekonomiler yapay zekâ altyapılarına, enerji sistemlerine ve daha dayanıklı tedarik zincirlerine yatırım yaptıkça, tamamen yeni risk alanları ortaya çıkıyor. Sigorta sektörü ise yalnızca bu yatırımların taşıdığı risklerin yönetilmesinde değil, aynı zamanda ekonomik dönüşümün hayata geçirilmesinde ve ortaya çıkan risklerin doğru şekilde fiyatlandırılmasında da kritik bir rol üstleniyor.”

KÜRESEL GSYH BÜYÜMESİ %2,5 SEVİYESİNDE GERÇEKLEŞECEK

Raporda, Orta Doğu’daki çatışmalar da dahil olmak üzere jeopolitik parçalanma ve tekrarlanan arz şoklarının, küresel ekonomiyi daha kırılgan hale getirirken politika yapım süreçlerindeki öngörülebilirliği de azalttığı belirtiliyor. Rapora göre buna karşılık, küresel ölçekte hız kazanan yapay zekâ yatırımları, özellikle ABD ve Asya’nın bazı bölgelerinde ekonomik büyümeyi destekliyor. Ancak söz konusu yatırım dalgasının, kaynaklar üzerindeki rekabeti artırarak orta vadede enflasyonist baskıları güçlendirme potansiyeli bulunuyor. Raporda, küresel reel GSYH büyümesinin 2026 yılında %2,5, 2027 yılında ise %2,7 seviyesinde gerçekleşeceği öngörülürken, tüketici fiyat enflasyonunun 2026 yılında yaklaşık %4 düzeyinde seyretmesi ve faiz oranlarının daha uzun süre yüksek kalması bekleniyor.

HAYAT DIŞI SİGORTALARDA SINIRLI BİR YAVAŞLAMA BEKLENİYOR

Hayat dışı sigorta sektörünün teknik fiyatlama döngüsünün daha yumuşak bir evresine girdiği ifade edilen raporda, bu döngünün, geçmiş dönemlerden farklı bir ortamda şekillendiği vurgulanıyor. Rapora göre artan hasar enflasyonu, jeopolitik belirsizlikler ve büyüyen katastrofik riskler, aşağı yönlü döngünün derinleşmesini sınırlandırabilecek unsurlar olarak öne çıkıyor.

Küresel hayat dışı sigorta primlerindeki reel büyümenin 2026 yılında %0,6 seviyesine gerilemesi bekleniyor. Bu oran, 2015-2024 döneminde kaydedilen yıllık bileşik %3,6’lık uzun vadeli büyüme trendinin oldukça altında bulunuyor. Yavaşlamanın temel kaynağını gelişmiş piyasalar oluştururken, gelişmekte olan piyasaların görece daha dirençli kalacağı öngörülüyor.

Rapora göre Orta Doğu kaynaklı enflasyonist baskıların uzun süre devam etmesi halinde, bu etkilerin onarım, ikame ve sorumluluk maliyetlerine daha fazla yansıması söz konusu olabilir. Bu durum, fiyatlar üzerindeki aşağı yönlü baskıyı kısmen dengeleyebilir. Rapora göre mevcut döngünün geçmişteki yumuşak piyasa dönemlerine kıyasla daha sınırlı kalması muhtemel görünüyor. Büyük hasarlar, enflasyon ve sermaye göstergelerinin beklentilerin ötesinde bozulması halinde sigortacılar daha hızlı ve daha güçlü fiyat ayarlamalarına yönelebilir.

Raporda, daha yumuşak fiyatlama koşulları ve yükselen hasar maliyetlerine rağmen hayat dışı sigorta şirketlerinin kârlılıklarını korumaları bekleniyor. Swiss Re Enstitüsü araştırmasında, sektörün özkaynak kârlılığının 2025 yılındaki %14’lük zirve seviyeden 2026 yılında %11,4’e, 2028 yılında ise %7,7’ye gerileyeceğini öngörüyor. Rapora göre buna karşılık olarak yatırım gelirlerindeki yüksek seyir, teknik sonuçlardaki zayıflamaya karşı önemli bir tampon işlevi görüyor.

HAYAT SİGORTALARINDA KÂRLI BÜYÜME DEVAM EDİYOR

Hayat sigortası sektörünün, yüksek faiz ortamından olumlu etkilenmeye devam ettiği belirtilen Sigma raporuna göre, küresel hayat sigortası primlerinin 2026 yılında reel olarak %2,3 büyümesi ve uzun vadeli eğilimin üzerinde performans göstermesi bekleniyor.

Yüksek getiriler, tasarruf ve yıllık gelir ürünlerini desteklemeyi sürdürürken; gelişmekte olan piyasalar da olumlu demografik görünüm, düzenleyici reformlar ve sigorta penetrasyonundaki artıştan faydalanıyor.

Hayat sigortası şirketlerinin kârlılık görünümünün de olumlu seyrini koruduğu ifade edilen raporda göre, daha yüksek yeniden yatırım getirileri, yatırım gelirlerini desteklemeye devam ederek sektörün finansal performansını güçlendiriyor.

DÜNYA YAPAY ZEKÂ ÖNCÜLÜĞÜNDE GÜÇLÜ BİR YATIRIM DÖNEMİNE GİRİYOR

Swiss Re Enstitüsü’nün araştırmasına göre, yapay zekâ altyapılarına yönelik hızlanan yatırımlar, arz şoklarının ekonomik büyüme üzerindeki olumsuz etkilerini önemli ölçüde dengeliyor. Dünya genelinde veri merkezleri, enerji altyapıları ve ileri teknoloji üretim tesisleri odağında büyük bir sermaye harcaması döngüsü yaşanıyor.

Swiss Re Enstitüsü’nün tahminlerine göre, büyük ölçekli internet altyapıları kuran teknoloji şirketlerinin yapay zekâ alanındaki sermaye harcamaları 2026 yılında nominal bazda 750 milyar dolara ulaşacak. Bu yatırımların ABD ekonomik büyümesine yaklaşık 0,2 ila 0,3 puan katkı sağlaması bekleniyor. Söz konusu varlıklar; yangın ve mühendislik sigortaları, siber sigortalar, sorumluluk sigortaları ve iş durması sigortaları başta olmak üzere birçok alanda sigorta korumasına yönelik talebi artırırken, küresel reasürans kapasitesinin önemini de güçlendiriyor.

Swiss Re Corporate Solutions CEO’su Ivan Gonzalez, konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Küresel ekonomi ve tedarik zincirleri daha parçalı bir yapıya dönüşürken, uluslararası ticareti, yatırımları ve iş sürekliliğini destekleyen uzmanlaşmış çözümlere yönelik talep artıyor. Aynı zamanda yapay zekâ yatırımlarındaki hızlı büyüme, benzeri görülmemiş ölçekte altyapı yatırımlarını beraberinde getiriyor. Günümüzde en büyük yapay zekâ veri merkezlerinden bazılarının toplam varlık değeri, teknoloji ekipmanları kurulmadan önce dahi 20 milyar doların üzerine çıkıyor. Bu durum önemli inşaat, operasyonel ve birikim riskleri yaratıyor. Birbiriyle bağlantılı bu riskler, geleneksel sigorta çözümlerinin ötesine geçen; risk mühendisliğini, alternatif risk transfer mekanizmalarını ve finansman çözümlerini bir araya getiren yaklaşımları gerekli kılıyor. Böylece şirketler yatırımlarını daha güçlü bir dayanıklılık zemini üzerinde gerçekleştirebiliyor.”

Yorum yazın