Küresel mal ve kaza sigortası pazarı daha riskli bir dünyada büyüyor
Swiss Re’nin Sigma raporuna göre, küresel mal ve kaza sigortası (P&C) pazarı artan doğal afetler, ekonomik ve hukuki talepler ile jeopolitik belirsizliklere rağmen büyümesini sürdürüyor. Raporda, P&C sigortasının artan küresel risklere rağmen dayanıklılığını ve erişilebilirliğini sürdürme konusunda başarılı bir dönüşüm süreci içinde olduğu vurgulanıyor.
Küresel reasürans şirketi Swiss Re’nin ‘Güçlenerek Büyüyor: Mal ve Kaza Sigortası Pazarı, Daha Riskli Bir Dünyaya Nasıl Uyum Sağlıyor?’ başlıklı yayınladığı son Sigma raporuna göre, küresel mal ve kaza sigortası pazarı (P&C) artan risklere rağmen büyümesini sürdürüyor. Raporda, sigorta sektörünün daha karmaşık bir risk ortamına uyum sağlamak için verimliliğini artırdığı, reasürans kapasitesini güçlendirdiği ve yeni risk transfer modellerine yöneldiği belirtiliyor.
KÜRESEL RİSK MANZARASI DEĞİŞİYOR
Rapora göre küresel mülkiyet ve sorumluluk sigortası pazarı, daha riskli bir dünyada gücünü artırıyor ve yeniden yapılanıyor. Sigorta sektörü, artan doğal afetler, ekonomik ve hukuksal taleplerin yükselmesi ve jeopolitik belirsizliklerle başa çıkmak için verimlilik, esneklik ve yeni risk aktarma modellerine yöneliyor.
Raporda, küresel mal ve kazan sigorta pazarının, 2,4 trilyon dolarlık hacmiyle riskin doğru fiyatlanması, yönetilmesi ve transfer edilmesinde kilit bir rol üstlendiği belirtiliyor. Bu dev pazarın yapısının, özellikle son yıllarda hızla artan jeoekonomik bölünme ve buna bağlı olarak daha karmaşık, öngörülemez risklerin ortaya çıkması karşısında her zamankinden daha kritik hale geldiği ifade ediliyor.
Swiss Re Enstitüsü’nün Sigma raporuna göre başlıca küresel tehlikeler karşısında mevcut büyük koruma açıklarının kapatılabilmesi, derinlikli, çeşitlendirilmiş ve etkin işleyen bir P&C sigorta piyasasını gerektiriyor. Bu ihtiyaç, özellikle artan jeoekonomik parçalanmanın daha ciddi ve öngörülemez risklerin hakim olduğu bir küresel ortam yarattığı günümüzde daha da belirgin hale geldi. Raporda, P&C sektörünün sigortalanabilirlik ve erişilebilirliği koruma konusunda dikkat çekici bir dönüşüm sürecinden geçtiği vurgulanıyor. Araştırma, sektörün verimlilik alanında önemli ilerlemeler kaydettiğini gösteriyor. Özellikle yüksek riskli iş kollarında dahi sigorta teminatının sürdürülebilir hale getirilebilmesi için yenilikçi çözümler geliştiriliyor. Örneğin ABD’de, mal ve kaza sigortası değer zincirinde son yılda elde edilen verimlilik kazanımlarının tamamı, poliçe sahiplerine daha yüksek hasar ödeme oranları şeklinde yansıtıldı. Rapora göre bu tablo, P&C sigorta pazarının artan küresel risklere rağmen dayanıklılığını güçlendirdiğini ve sigortalanabilirliği sürdürme konusunda yeni bir denge kurduğunu ortaya koyuyor.
YENİ OYUNCULAR KAPASİTEYİ ARTIRIYOR
Yeni ve daha uzmanlaşmış sigorta şirketleri ile dağıtım kanalları, ürün ve fiyatlandırmada yaptıkları yeniliklerle piyasaya ek kapasite kazandırdığı belirtilen rapora göre, sektördeki bu dönüşümle birlikte sigorta şirketleri, özellikle ABD ve Birleşik Krallık’taki ticari branşlarda, risk kabul (underwriting) süreçlerinin daha büyük bir bölümünü brokerlar, acenteler ve çeşitli hizmet sağlayıcılar aracılığıyla yürütmeye başladığı vurgulanıyor. Rapora göre, broker ve acentelerin genişleyen rolü, sektördeki maliyet yapısında da açıkça görülüyor. ABD ticari sigorta pazarında son 10 yılda her bir prim doları başına ödenen komisyon oranı 1,9 puan artarken, değer zincirinin diğer kademelerinde maliyetler azalma gösterdi. Rapora göre bu durum, aracılık faaliyetlerinin sektör içinde giderek daha stratejik ve etkili bir konuma geldiğini ortaya koyuyor. Aynı dönemde reasürans devri oranlarının artması, sigortalanması güç risklerin ve küçük ölçekli sigorta şirketlerinin desteklenmesini sağlayarak piyasa kapasitesinin korunmasına katkıda bulundu. Böylece P&C sektörü, artan risk ortamına rağmen hem dayanıklılığını hem de sigorta sunma kapasitesini sürdürmeyi başardı.
Mal ve kaza (P&C) sigortası primlerinin, küresel ekonomik büyüme hızına paralel veya üzerinde bir artış gösterdiğine dikkat çekilen rapora göre, özellikle yüksek riskli mülkiyet ve sorumluluk sigortası branşları, gelişmiş pazarlarda daha hızlı büyüyor. Bu artışta, varlık değerlerindeki yükseliş, doğal afet kaynaklı hasarların artması ve ekonomik ile hukuki tazminat enflasyonunun yarattığı baskılar etkili oluyor. Sertleşen piyasa koşullarının da etkisiyle, P&C sigorta pazarının nominal büyümesi son 10 yılda küresel GSYH’nin üzerinde gerçekleşti. 2014–2024 döneminde sektörün yıllık ortalama büyüme oranı %4,3 olurken, küresel GSYH büyümesi %3,3 seviyesinde kaldı. Swiss Re, önümüzdeki 10 yıllık dönemde P&C sigortası primlerinin küresel ekonomik büyümeyle paralel seyredeceğini öngörüyor.
Pazarın yapısında da önemli bir değişim yaşanıyor. Son yıllarda daha küçük ölçekli, ticari odaklı P&C şirketlerinin ortaya çıkmasıyla birlikte, sektördeki konsantrasyon oranı genel olarak azaldı. Analiz edilen 11 büyük pazarın 9’unda, ilk 5 şirketin toplam pazar payı 2004’e kıyasla düşüş gösterdi.
DAĞITIM KANALLARI GİDEREK DAHA FAZLA GÜÇLENİYOR
Sigorta dağıtım kanallarının giderek daha fazla etkili hale geldiğini vurgulayan rapora göre, eskiden dikey olarak entegre sigorta şirketleri tarafından yürütülen bazı görevler, artık uzmanlaşmış ve teknoloji odaklı farklı oyuncular arasında paylaştırılıyor. Bununla birlikte, risk seçimi (underwriting) ve hasar yönetimi gibi süreçlerin sigorta şirketlerinin doğrudan kontrolü dışında yürütülmesi, denetim ve operasyonel riskleri artırabiliyor. Brokerlar ise, düşük sermaye gereksinimli iş modelleri, prim artışı odaklı gelir büyümesi ve marj genişletme avantajları sayesinde, sigorta şirketlerine kıyasla sürekli olarak daha yüksek kârlılık elde ediyor. Öte yandan, sigorta şirketleri, underwriting döngüsünün giderek daha rekabetçi hâle geldiği bir dönemde kârlılık baskısıyla karşı karşıya kalacak. Bu durum, risk değerlendirme ve kabul süreçlerinin değer zincirindeki önemini artırıyor.
Swiss Re Enstitüsü’ne göre risk taşıyıcıları, kayıp sürprizlerine karşı uzun vadede sermaye maliyetlerini karşılayabilmeli ve risklerin büyüme hızını aşacak şekilde piyasa kapasitesini genişletmeye devam etmeli.
DAHA RİSKLİ BİR DÜNYADA GÜÇLENMEK MÜMKÜN
Gelecekte risklerin reasürans ve retrosesyon yoluyla aktarılmasının daha da artacağına vurgu yapılan raporda, Son 10 yılda reasürans primlerinin, yıllık bileşik büyüme oranı (CAGR) olarak %7 ile birincil P&C primlerinin üzerinde bir hızla büyüdüğü belirtiliyor. Rapora göre, retrosesyon hacmi ise yaklaşık %8–10 CAGR ile artarken, bu dönemde 2013’ten itibaren sigorta bağlantılı menkul kıymetler (ILS) ihracı 2 katına çıktı. Yüksek riskli branşlar, örneğin mal ve ABD kaza sigortaları, daha yüksek devretme oranlarına sahip oldukları için düşük riskli branşlardan daha hızlı büyüyor. Risk taşıyıcılarının çeşitlenmesi, küçük ölçekli sigortacıların da hızla büyümesini sağlıyor; bu oyuncular genellikle daha yüksek devretme oranlarına sahip.
Swiss Re Enstitüsü’ne göre, büyük ve birbirine bağlı risklerin küresel çapta etkin bir şekilde çeşitlendirilmesi, sermaye ve retrosesyonun serbest akışıyla mümkün oluyor. Risk transferinin gelecekteki sigortalanabilirliği ve erişilebilirliği, tüm tarafların dağıtılmış değer zincirlerini ne kadar etkin yönettiğine ve risk sermayesini artan ve değişen küresel risklerle eşleştirebilme kapasitesine bağlı olacak.
‘P&C SİGORTA PAZARINDAKİ HIZLI BÜYÜME ARTAN KAPASİTE VE DAYANIKLILIKLA İLGİLİ’
Swiss Re’nin Küresel Baş Ekonomisti Jérôme Jean Haegeli, P&C sigorta pazarındaki hızlı büyümenin yalnızca ölçekle ilgili olmadığını, aynı zamanda artan kapasite ve dayanıklılıkla ilgili olduğunu vurgulayarak, “Sigorta şirketleri riskin fiyatlanması, yönetimi ve transferinde daha verimli hâle gelerek belirsizliklerin yüksek olduğu dönemlerde bile kapasiteyi destekleyebiliyor. Aynı zamanda, sigortacılar riskin daha büyük bir bölümünü reasürans şirketlerine devrediyor. Bu durum, risk transferine olan talebin bir yansıması ve mevcut risk ortamı göz önüne alındığında bu trendin süreceğinin işareti. Reasürans şirketlerinin, güvence sağlayıcı rolünü etkin şekilde yerine getirebilmesi için güçlü bir sermaye yapısı kritik öneme sahip. Sağlam reasürans ve alternatif risk çözümleri ise piyasadaki kapasiteyi genişleterek, giderek belirsizleşen dünyada sigorta korumasının erişilebilir ve uygun maliyetli kalmasına yardımcı oluyor” dedi.
‘P&C SİGORTASININ BÜYÜMESİ SEKTÖRÜN KARMAŞIK RİSK ORTAMLARINDA YOL ALABİLME KAPASİTESİNİN BİR GÖSTERGESİ’
Swiss Re’nin P&C Reasürans Baş Underwriting Sorumlusu Gianfranco Lot, P&C sigorta pazarındaki büyümenin, sektörün karmaşık risk ortamlarında yol alabilme kapasitesinin bir göstergesi olduğunu belirterek “Önümüzdeki dönemde underwriting süreçlerinde yapay zekânın benimsenmesi, sektörü veri odaklı küresel sigortacılara doğru yönlendirirken, aynı zamanda daha çevik ve uzmanlaşmış oyuncuların avantajlarını da şekillendirebilir. Bu değişim, riskin daha büyük bir kısmının reasürans şirketlerine devredilmesi gibi yapısal bir trendle birlikte ilerliyor. Reasürans şirketleri, hem piyasanın istikrarını sağlayan bir dayanak hem de dönüşümü mümkün kılan bir güç olarak kritik rol oynamaya devam ediyor” şeklinde konuştu.
SWİSS RE ENSTİTÜSÜ, KÜRESEL MAL VE KAZA SİGORTASI PAZARININ VERİMLİLİK, KAPASİTE VE DAYANIKLILIK AÇISINDAN GÜÇLENDİĞİNİ ORTAYA KOYUYOR
Swiss Re Enstitüsü’ne göre, önümüzdeki 10 yıl boyunca küresel mal ve kaza sigortası primlerinin genel olarak küresel Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) ile paralel büyümesi bekleniyor ve toplam primlerin 2040 yılına kadar neredeyse 2 katına çıkması öngörülüyor. Aynı zamanda, rekabetin artmasıyla birlikte pazar konsantrasyonunun azalması da dikkat çekiyor.
Küresel mal ve kaza sigortası pazarının güncel durumu, büyüme trendleri ve geleceğe yönelik dinamiklerini inceleyen Swiss Re Enstitüsü’nün son Sigma raporunda öne çıkan başlıklar şöyle sıralanıyor:
- Önümüzdeki 10 yıl boyunca, P&C sigortası primlerinin küresel GSYH ile paralel büyümesi öngörülüyor; bu büyüme, artan doğal afet hasarları, varlık birikimi, ekonomik ve hukuki tazminat taleplerindeki enflasyon baskıları tarafından destekleniyor.
- Pazarın olgunlaşması, daha küçük oyuncuların piyasaya girişi, underwriting süreçlerinin dış kaynaklara devri ve risk transferinde yeni yöntemlerin benimsenmesi ile karakterize ediliyor.
- Güçlü reasürans şirketleri ve alternatif risk çözümleri, örneğin risk havuzları, zor sigortalanabilir riskler için kapasiteyi artırıyor, sigortalanabilirliği ve prim uygunluğunu destekliyor.
