Korona virüsünden Pandemik Risk Havuzu’na
Bugüne kadar yaklaşık 3 bin kişinin hayatını kaybetmesine yol açan korona virüsü, küresel boyutta salgın hastalıklar (pandemik) sigorta havuzunun kurulmasını gündeme getirdi.
Aralık 2019’da Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan korona virüs salgını, şu ana kadar 32 ülkede tespit edilmiş durumda. Akciğer hastalıklarına neden olan korona virüsü solunum yoluyla yayılıyor. Ayrıca en büyük tehlike virüsün insandan insana yayılacak şekilde evrimleşmiş olması. Bu da virüsün çok hızlı bir şekilde yayılmasına yol açıyor. Henüz aşısının bulunmaması da hastalığa karşı hükümetleri, 11 milyon insanın yaşadığı şehirleri karantinaya almak gibi çözümlere sürüklüyor.
Dünya üzerinde bilinen vaka sayısı 10 binlerle ifade ediliyor. Corona virüsü kaynaklı ölümler ise 3 bine yaklaşmış durumda. Devletler sınırlarını kapatmak gibi çözümler uygulamalarına rağmen virüs yayılmaya devam ediyor. Bugüne kadar Türkiye’de tespit edilmemiş olsa da Irak ve İran gibi komşu ülkelerde korona virüsü kaynaklı ölümler gerçekleşti.
Korona virüsünün nerede ve nasıl türediği hala merak konusu. Virüsün ortaya çıkmasına Çin halkının tükettiği yılan ve yarasa gibi vahşi hayvanlardan yapılan yemeklerin neden olduğu, ortaya atılan iddiaların en gözdesi. Salgına neden olan virüsün Wuhan’daki bir hayvan pazarından kaynaklandığı konusunda bilim insanları uzlaşıyor. Küçücük bir hayvan pazarından yayılan virüsün dünya genelinde can kayıplarına sebebiyet vermesi gıda güvenliğini ve sigorta çözümlerini bir kez daha gündeme getirdi.
Gıda güvenliği sigorta şirketlerini birçok açıdan etkiliyor. Korona virüsü başta insan hayatı olmak üzere birçok risk barındırıyor. Salgın hastalıklar kaynaklı can kayıpları riski özellikle hayat tarafındaki şirketler için odaklanılması gereken bir konu. Ayrıca sağlık branşındaki hasar prim oranını ciddi şekilde etkileyebilir. Hükümetlerin karantina gibi çözümler yoluna gitmesi seyahat branşında primlerin azalmasına, uçak seferlerinin iptal edilmesi de hasarın artmasına yol açabilir. Tüm sektörleri ilgilendiren bir diğer risk de salgın hastalıkların ticareti etkilemesi. Çin korona virüs sebebiyle ticarette büyük darbe aldı. Yaşanan korku sebebiyle birçok ülke Çin’den aldığı bazı ürünlerde alımlarını azalttı veya durdurdu. Çin ve Çin’de şubeleri olan şirketler üretimi durdurmak zorunda kaldı.
KORONA ÇİN’DE ACENTELERİ DE VURDU
Çinli sigorta devi Ping An’den yapılan açıklamaya göre, 2020’nin ilk yarısında korona virüsünün yaptığı hasarın boyutu ortaya çıkacak. Özellikle yüz yüze iletişim gerektiren sigorta sektöründe prim üretiminin ciddi bir şekilde düşmesi bekleniyor. Üst düzey Ping An yöneticisi, virüsün sigorta acentelerini çok ciddi bir şekilde zorlayacağını söylüyor.
2003 yılındaki SARS’ın tüm dünyada yaklaşık olarak 40 milyar dolarlık hasar yarattığı düşünülünce koronanın daha yüksek bir hasara sebep olacağı tahmin ediliyor. Ancak salgın sona erdikten sonra başta hayat branşı olmak üzere sigorta sektöründe sıçrama yaşanacağı tahmininde bulunuluyor.
GIDA GÜVENLİĞİNDE TÜRKİYE 41’İNCİ SIRADA
The Economist Intelligence Unit tarafından hazırlanan 2019 Küresel Gıda Güvenliği Raporu’na göre, gıda güvenliğinde Çin 71 puanla 35’inci sırada yer alıyor. Türkiye ise 69 puanla 41’inci sırada. İlk üç sırada ise Singapur, İrlanda ve ABD yer alıyor.
Türkiye, Asya, Afrika ve Güney Amerika kıtasındaki ülkelerden daha yüksek bir puana sahip. Gıda güvenliği programlarının kalitesi ve çiftçilerin devlet tarafından desteklenmesi Türkiye’nin puanını artıran en güçlü özellikleri. Tarımsal sigortaların kapsamı ise raporda tam puan almış, dünya ortalamasının çok üstünde seyrediyor. Yoksulluk sınırı altındaki nüfusun dünya ortalamasına göre azlığı, arz yeterliliği ve ortalama gıda maliyetleri yine Türkiye’nin puanını yükselten özellikler. Bununla birlikte Türkiye dünya sıralamasında daha yukarıda olacak bir potansiyele sahip. Rapora göre tarımsal AR-GE’ye yapılan kamu harcamalarının ve kişi başına düşen gayri safi yurtiçi hasılanın artması Türkiye’yi daha yukarı taşıyacak. Ayrıca raporda nüfusun beslenme alışkanlıklarının takibi için yeteri kadar araştırma yapılmaması da negatif olarak not düşülmüş.
Raporda genel olarak tarım ve hayvancılık sigortalarının ekonomik riskleri azaltma konusunda çok önemli olduğu vurgulandı. Bir diğer yandan sigortanın sadece bir ürün olmadığı ve risk analizi olduğu belirtilerek doğabilecek sorunlara önlem alınması için sigorta sektörüne büyük bir sorumluluk düştüğü ifade edildi. Risk modelleme süreci boyunca sigorta şirketlerinin hükümetlere ve işletmelere acil durum planları geliştirmeye teşvik ettiğinin altı çizildi. Sigortacıların riski azaltma yöntemlerinin uygulanmadığı durumlarda pandemik riskleri üstlenmekten kaçındığı ifade edildi. Bu sebeple bulaşıcı hastalıklarla mücadele eden organizasyonların riske karşı proaktif yöntemleri kullanması talep ediliyor.
SALGIN HASTALIKLAR SİGORTA HAVUZU MÜMKÜN MÜ?
Dünya genelinde korona virüs salgınıyla ilgili tartışmalarda pandemik risklerle ilgili küresel bir sigorta havuzu kurulması da gündeme geliyor. Munich Re tarafından yayımlanan makalede ülkeleri doğal afetlere karşı sigortalamak ile salgın hastalıklara karşı sigortalamak arasında büyük benzerlikler olduğu belirtiliyor. Havuzda toplanan paranın finansal kayıplar, aşı üretimi, gerekli önlemlerde kullanılabileceği belirtiliyor. Aynı zamanda makalede DASK’ın sigorta havuzları açısından çok iyi bir örnek olduğu gösteriliyor.
Korona virüsü salgınından sonra Türkiye, sınır kapılarına termal kamera koymak, vatandaşların Çin’den tahliyesini gerçekleştirmek, tanı kiti geliştirmek gibi bir dizi önlem aldı. Pandemik sigorta havuzu, alınan önlemlerde Türkiye’nin daha hızlı olmasını sağlayabilir.
Küresel boyutta ise vakaları hızlı bir şekilde tespit etmek ve raporlamak için gözetim sistemleri, hastalığın nedenini doğru bir şekilde tanımlamak için laboratuvar ağları, salgınları tanımlamak, ve izlemek için nitelikli işgücü ve son olarak etkin bir müdahaleyi koordine etmek için acil durum yönetim sistemleri kurulabilir.
2013’te meydana gelen ve yaklaşık 12 bin kişinin hayatını kaybettiği Batı Afrika Ebola Salgını sonrası Dünya Bankası tarafından küresel boyutta pandemik sigorta havuzunun kurulması önerilmişti. Sigorta havuzları genel olarak iki sebeple diğer risklerden daha farklı oldukları için oluşturuluyor. Birincisi oluşum sıklığının düşük olması; ikincisi ise kayıpların büyüklüğü. Salgın hastalıkların başta insan hayatı dahil, çok katmanlı hasarı mevcut. Bu sebeple salgın hastalıklar konusunda havuz uygun bir çözüm gibi gözüküyor.
Öte yandan salgın hastalıklar için parametrik sigortalar ön plana çıkıyor. Genel olarak rüzgar veya güneş ışığının azlığı sebebiyle ciro kaybı yaşayan enerji şirketlerine çözüm olarak sunulan parametrik sigortaların salgın hastalıklar konusunda kullanabileceği belirtiliyor. Salgın hastalıkların toplumların kaygılarını tetikleyeceği ve bu durumun eğlence veya turizm sektörlerini etkileyebileceği belirtiliyor. Bu sektörlerdeki ciro kayıpları için parametrik sigorta ürünleri gündemde.
TARİHİN EN ÖLÜMCÜL SALGINI: İSPANYOL GRİBİ
İspanyol Gribi, Birinci Dünya Savaşı sona ererken tüm dünyada 50 ile 100 milyon arası kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Bilim insanları bugün hala 1918 yılında dünya nüfusunun %2’sini ortadan kaldıran hastalığın nedenlerini araştırıyor. Kasım 1918’de doktorlar solunum yolları enfeksiyonuna neden olan bir salgından bahsetmeye başladığında virüs tüm dünyada aylardır görülüyor ve yayılıyordu. Önlemlerin geç alınması milyonlarca insanın ölmesine yol açtı.
2000’LER SONRASI ÇIKAN SALGIN HASTALIKLAR
2000’lerin başından bu yana, birçok virüs salgına dönüşerek toplumları çok ciddi bir şekilde etkiledi. Dünya Sağlık Örgütü, 2011 ile 2018 yılları arasında irili ufaklı bin 483 kez salgın olduğunu belirtti. Birçok ölüme sebep olmasına rağmen bu salgınların hiçbirinde korona virüsü gibi karantina çözüm olarak kullanılmamıştı.
● 2000’li yıllarda kuş gribi salgını Asya’dan başlayarak tüm dünyaya yayıldı. Salgına kümes hayvanları sebep olmuştu.
● Kasım 2002 ve Temmuz 2003 tarihleri arasında Hong Kong’da başlayan SARS salgını pandemik haline geldi ve dünya çapında 916 ölüm görüldü.
● 2005 ile 2012 yılları arasında milyonlarca insan HIV virüsünden etkilendi.
● Domuz gribi, 2009 yılında Meksika’daki domuz çiftliklerinde ortaya çıktı.
● Batı Afrika Ebola Salgını, Aralık 2013’te Gine’de başlayıp Batı Afrika ülkelerine yayıldı. Salgın sonucunda 11 bin 310 kişi hayatını kaybetti.
● Zika virüsü salgını, 2015’in Nisan ayında Brezilya’da başladı ve Güney Amerika, Orta Amerika, Meksika ve Karayipler’e yayıldı.
Korona virüsünde ölü sayısı 2 bin 700’ü geçti
Korona virüsünden hayatını kaybedenlerin sayısı bu yazının kaleme alındığı sırada 2 bin 707 seviyesindeydi. Hastalıktan kurtulanların sayısı ise 24 bin 973’e yükseldi. Virüsün bulaştığı kişi sayısı ise toplamda 80 bine ulaştı. Öte yandan, İran merkezli Mehr Haber Ajansı’na göre ülkede yeni tip koronavirüs saptanan sekiz kişi hastanede hayatını kaybetti.
Koronavirüs: Pandemi nedir, Covid-19 pandemik hastalık ilan edilir mi?
Çin’de ortaya çıkan koronavirüs şu ana kadar 30’dan fazla ülkede görülürken, bu virüs kaynaklı hastalığın pandemiye dönüşmesinden endişe ediliyor. Koronavirüsten kaynaklanan ve Covid-19 adı verilen rahatsızlık, henüz pandemik hastalık kategorisine alınmış değil. Ancak uzmanlar, virüsün mevcut hızıyla yayılması halinde, kısa bir süre içinde pandemi ilan edilebileceğini söylüyor.
Pandemi ne demek?
Dünyada eşzamanlı olarak yaygın bir şekilde çok fazla sayıda insanı tehdit eden bulaşıcı hastalıklara verilen isim. 2009 yılında domuz gribi, pandemik hastalık ilan edilmişti. Uzmanlar, domuz gribi nedeniyle yüz binlerce kişinin hayatını kaybettiğini söylüyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) tanımlamasına göre, bir hastalığın pandemi olabilmesi için üç kriter aranıyor:
● Yeni bir virüs olması,
● İnsanlara kolayca geçebilmesi,
● İnsandan insana kolay ve sürekli bir şekilde bulaşması.
Bazı sağlık uzmanları, koronavirüsün tüm bu kriterleri karşılamaya başladığı görüşünde.
Pandemi nasıl ilan edilir?
● Bir hastalığın pandemi ilan edilmesi Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirleniyor.
● Koronavirüs, Dünya Sağlık Örgütü’nün pandemi tanımındaki aşamalardan sonuncusuna henüz geçmiş değil.
● İnsanlar arasında yayılan koronavirüs, Çin’in komşularının büyük bir bölümünde görülüyor.
● Ancak pandemi olabilmesi için istikrarlı bir şekilde, dünyanın farklı noktalarında, kitleler üzerinde görülmeye başlaması gerekiyor.
Pandemiye dönüşme ihtimali ne?
Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, virüsün Çin dışındaki yayılma hızının halen “az ve yavaş” olduğunu söylüyor. Çin’de 77 bin kişide görülen koronavirüs nedeniyle yaklaşık 2 bin 600 kişi yaşamını yitirdi. Dünyada da 30’dan fazla ülkede 1.200 koronavirüs vakası tespit edildi ve can kaybı da 20’yi aştı.
Dünya Sağlık Örgütü, gelişmeleri yakından izlediğini ancak şu aşamada uluslararası ticaret ve seyahat üzerinde kısıtlayıcı etkiler yapacak önlemler almaktan kaçınmak istediğini söylüyor.

