Katrina Kasırgası’ndan 20 yıl sonra: Asıl risk artık bilinenler değil
WTW bünyesindeki Willis Araştırma Ağı tarafından yayımlanan analiz, sigorta sektörünün gelecekte karşılaşacağı büyük hasar senaryolarına yönelik hazırlığını sorguluyor. Araştırmaya göre, sektör hâlâ geçmiş felaketlere göre pozisyon alırken, yeni nesil risklerin doğası köklü biçimde değişiyor.
Willis Araştırma Ağı’na göre, 20 yıl önce gerçekleşen Katrina Kasırgası, afet risk yönetimini yeniden şekillendirmiş olsa da, bugün karşı karşıya olunan risk profili artık tamamen farklı bir noktaya evrilmiş durumda. Bu nedenle asıl soru “Bir Katrina daha olur mu?” değil; “Tamamen farklı bir 100 milyar dolar üzeri felakete hazır mıyız?” olarak öne çıkıyor.
100 MİLYAR DOLAR ARTIK İSTİSNA DEĞİL, YENİ NORMAL
WTW analizine göre Katrina’nın ekonomik kayıpları enflasyon etkisiyle 250 milyar doların üzerine çıkarken, sigortalı kayıplar yaklaşık 100 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.
Ancak günümüzde bu büyüklükteki kayıplar artık nadir olaylar olmaktan çıkıyor. Nitekim Willis verilerine göre, doğal afet kaynaklı sigortalı kayıplar son yıllarda düzenli olarak 100 milyar dolar seviyesinin üzerinde gerçekleşiyor.
Bu durum, sektör açısından “yüksek kayıp yılı” kavramının kalıcı hale geldiğine işaret ediyor.
GELECEĞİN FELAKETLERİ DAHA KARMAŞIK OLACAK
WTW araştırmasına göre önümüzdeki dönemde 100 milyar dolar üzeri hasar yaratacak afetler, geçmişteki örneklerden üç temel açıdan ayrışacak:
- Riskler daha zor öngörülecek: Katrina öncesinde uyarı sinyalleri bulunmasına rağmen yeterince dikkate alınmadı. Gelecekte ise risk sinyalleri daha karmaşık ve belirsiz olacak.
- Tehlikeler değişiyor: İklim değişikliği, kasırga, sel ve yangın gibi risklerin şiddetini ve coğrafi dağılımını dönüştürüyor.
- Kayıp dinamikleri çeşitleniyor: Artık tek bir büyük olay yerine, yıl geneline yayılan ve biriken “ikincil riskler” toplam hasarın ana sürükleyicisi haline geliyor.
SEKTÖR HÂLÂ ‘SON FELAKETE’ GÖRE HAZIRLANIYOR
Willis Araştırma Ağı’na göre sigorta sektörü, modelleme ve reasürans stratejilerinde çoğu zaman bir önceki büyük afeti referans almaya devam ediyor. Ancak bu yaklaşım, yeni risk türlerinin doğasını yakalamakta yetersiz kalıyor.
Araştırma, sektörün hayal gücünü genişletmesi ve “beklenmeyen senaryoları” da kapsayan stres testlerine yönelmesi gerektiğini vurguluyor.
İKİNCİL RİSKLER ANA RİSK HALİNE GELİYOR
WTW bulgularına göre dolu, orman yangını ve şiddetli yağış gibi daha önce “ikincil” kabul edilen riskler, artık portföy volatilitesinin ana belirleyicileri arasında yer alıyor. Ayrıca sel riskinin geleneksel taşkın bölgelerinin dışına taşması, sigorta kapsamı ve fiyatlama açısından yeni zorluklar yaratıyor.
ASIL TEHDİT ‘BİLİNMEYEN RİSKLER‘
WTW’ye göre sigorta sektörü için en kritik kırılma noktası, bilinen büyük afetler değil; henüz tam olarak modellenemeyen ve birbirine bağlı risklerin oluşturduğu yeni nesil senaryolar.
Bu çerçevede araştırma, sektörün sadece kapasite artırımıyla değil; veri, modelleme ve dayanıklılık yatırımlarıyla dönüşmesi gerektiğinin altını çiziyor.
