Katılım sigortacılığına mevzuat dopingi

Katılım sigortacılığı konusundaki çalışmalarda son aşamaya gelindi. Hazine Müsteşarlığı sigorta şirketleri tarafından talep edilen katılım sigortacılığı modeli için mevzuat çalışmalarını tamamlamak üzere. Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, katılım sigortacılığı konusunda son aşamaya gelindiğini açıkladı. Dünya genelinde tekafül olarak adlandırılan katılım sigortacılığı Körfez Bölgesi’nde ve Asya’da Malezya, Bangladeş, Endonezya gibi ülkelerde uzun yıllardır başarıyla uygulanıyor. Hatta dünyanın en büyük tekafül pazarının İngiltere olduğu düşünüldüğünde, Türkiye’de de bu yöndeki sigortacılığa yönelik ciddi talep olacağı düşünülüyor. Sektör temsilcileri yaşam tercihleri nedeniyle bugüne kadar sigortayla tanışmamış kesimlerin katılım sigortacılığı sayesinde sigorta ile tanışacağını ve bunun da sigorta sektörünün büyümesinde önemli bir itici güç olacağını belirtiyorlar.

KATILIM EMEKLİLİK GENEL MÜDÜRÜ AYHAN SİNCEK: İLERİYE YÖNELİK CİDDİ POTANSİYEL VAR

Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, ortak risk paylaşımı ile dayanışma esaslarına dayanan ve “tekafül” olarak adlandırılan katılım sigortacılığının dünyada önemli gelişmeler gösterdiğini söyledi. Sincek, ülkemiz açısından ise bu sistemin sigorta piyasasının çeşitlendirilmesi ve derinlik kazandırılması açısından önemli bir alan olacağını belirtti.

Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, 1 Ocak 2017 itibarıyla yürürlüğe giren Otomatik Katılım Sistemi’nin önemli bir gösterge olduğunu belirterek, “Ülkemizde konvansiyonel sigortaya uzak duran ve faiz hassasiyeti olan kişiler bu modele dayalı ürünleri içeren tekafül sigortacılığı ürünlerini tercih ediyor” sözlerini kullandı.  “Ülkemizin demografik yapısı, finans sektörünün gücü ve güvenilir yapısı göz önüne alındığında bu alanda yüksek potansiyel mevcut” diyen Sincek sözlerini şöyle sürdürdü: “Katılımcı sayısı olarak faizsiz fon tercihinin %66 olması bu alandaki büyük potansiyelin göstergesi. Katılım sigortacılığı alanında da ileriye yönelik potansiyel bulunuyor. Hazine Müsteşarlığı da bu alanda bir düzenleme hazırlıklarına başladı. Geçtiğimiz mayıs ayı başında tüm sektör oyuncuları ile Türkiye Sigorta Birliği nezdinde bir çalıştay düzenlendi. Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü tarafından bu çalıştaya üst düzeyde katılım sağlandı. Çalıştayda özellikle şirketlerin ve bankaların beklentileri ve katılım sigortacılığı alanında yapılması planlanan çalışmalar üzerinde görüş alışverişinde bulunuldu. Bu çalıştaydan çıkan sonuçlar doğrultusunda yeni düzenleme çalışmaları daha da hızlandı.”

Katılım sigortacılığının ülkemizde başarılı şekilde uygulandığını söyleyen Sincek, “Ancak kapsayıcı düzenlemeler ve katılım sigortacılığı tanımı maalesef sigortacılık mevzuatımızda bulunmuyordu. Hazine tarafından yapılacak bu yeni düzenlemeler,  bu ihtiyacı karşılayan kapsamlı değişiklikler getiriyor. Katılım sigortacılığı faaliyetlerini düzenleyen ve katılım sigortacılığının gelişimi, bilgilendirme hususları, terminolojik tanımlar, Danışma Kurulu yapılanmaları, risk yönetimi konusunda dikkat edilecek hususlar elden geçiriliyor. Ayrıca, şirketlerin satış, pazarlama ve operasyonel uyması gerekli hususlar, bu sistemin sağlıklı takibinin ve raporlanmasının sağlanması ile sigortalıların hak ve menfaatlerinin gözetilmesi amaçlanıyor. Bu uygulamalar ile sektörümüzde eksikliği hissedilen bu alanda daha çok tüketici güveni sağlanacak ve uygulama birlikteliği de sağlanmış olacak” diye konuştu.

“BAŞKA ŞİRKETLERİN DE İLGİ GÖSTERMESİ GEREKİR”

Katılım sigortacılığının risk transferi esasına dayanan geleneksel sigorta sisteminden farklı olarak risk paylaşımına dayandığının altını çizen Sincek sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sistemde, katılımcıların ödediği primlerin sigorta şirketine ait olmaması önemli. Mevcut sigorta sisteminden farklı olarak, katılımcıların katkılarından oluşan risk fonundaki birikimler faizsiz finansal araçlarda değerlendiriliyor. Şirket faaliyetlerinin faizsiz finans ilkelerine uygunluğuna dair İslam fıkhı alanında uzman kişilerden oluşan bir Danışma Kurulu’ndan görüş ve danışmanlık hizmeti alınması gerekiyor. Bu alana başka şirketlerin de ilgi göstermesi pazarı daha da ileri götürecek. Faiz hassasiyeti olan müşterilere ulaşım kapasitesi artacak. Böylelikle, sigorta ve bireysel emeklikte müşteri tabanını genişletecek sigorta ve tüketicinin bu konuda bilgilendirilmesine imkan sağlayacak.”

“İLGİNİN ARTMASI KAÇINILMAZ”

Dünya çapında tekafül alanında prim üretiminin bu yıl 20 milyar dolara ulaşacağının öngörüldüğünü belirten Ayhan Sincek, “Bazı ülkeler özelinde katılım sigortacılığı diye adlandırdığımız tekafül sisteminin sigortacılık sistemleri içinde önemli bir yeri var. Malezya tekafül pazarında 11 tekafül şirketi bulunuyor. Malezya tekafül alanında yüzde 15 pazar payı ile en yüksek penetrasyon oranına sahip. Ülkemizde halihazırda 8 sigorta şirketi müşterilerine katılım sigortacılık ürünlerini sunuyor. Katılım sigortacılığı konusunda mevzuatın hayata geçişi ile birlikte bu alanda yerli ve yabancı yatırımcı talebinin artacağı öngörülüyor. Ülkemizde katılım bankalarının aktif büyüklüğü de toplam bankacılık sektörünün büyüklüğünün yaklaşık yüzde 5’ine karşılık geliyor. Ülkemizde bu oranın 2025 yılında yüzde 15 pazar payına ulaşması resmi otoriteler tarafından hedefleniyor. Katılım sigortacılığı alanında şu an prim üretimi olarak yüzde 1’in biraz üzerinde olan pazar payının da bu yeni düzenlemeler ve sektöre olan ilgi ile birlikte artması kaçınılmaz. Hazine Müsteşarlığı tarafından verilen hedeflere göre 2023 yılında katılım sigortacılığının pazar payının yüzde 10 olması bekleniyor. Yapılacak düzenleme ve katılım sigortacılığına artan ilgi ile 2023 hedefine ulaşmak mümkün olacak” dedi.

DOĞA SİGORTA CEO’SU NİHAT KIRMIZI: MEVZUAT ŞİRKETLERİN İLGİSİNİ ARTIRACAKTIR

Doğa Sigorta CEO’su Nihat Kırmızı, ülkemizde katılım sigortacılığına bir yöneliş olmakla birlikte mevzuat eksiklikleri nedeniyle birçok şirketin henüz bir çalışma yapmadığını, yabancı reasürörlerin de daha temkinli yaklaştığını söyledi.

Doğa Sigorta CEO’su Nihat Kırmızı, katılım sigortacılığının dünya sigorta sektöründe her geçen gün daha fazla ilgi gördüğünü sektördeki payının da hızla arttığını söyledi. Kırmızı, ülkemizde ise katılım sigortacılığına bir yöneliş olmakla birlikte mevzuat eksiklikleri nedeniyle birçok şirketin henüz bir çalışma yapmadığının, yabancı reasürörlerin de daha temkinli yaklaştığının altını çizdi.

“Hazine Müsteşarlığı tarafından taslağı oluşturulup şirketlerin görüşüne sunulan mevzuatın otorite tarafından oluşturulması ile en başta katılım sigortacılığına duyulan güven artacak” diyen Kırmızı sözlerini şöyle sürdürdü: “Kural ve kaideleri netleşmiş olacak ki buna şirketlerin ilgisi daha fazla artsın. Sigortalılara da sunulduğunda kanun ve yönetmeliklerle düzenlenmiş bir model talebi artıracak. Şimdiye kadar sigortalanmamış birçok değer sigortalanabilecek duruma gelecek. Ayrıca kuralları belli olan modelin denetlenmesi ve mağduriyete sebep verebilecek hallerin giderilmesi daha kolay olacaktır.”

DÜNYA DEVLERİNİN İLGİSİ VAR

Dünyadaki örneklerine bakıldığında Swiss Re, Munich Re, Hannover Re gibi şirketlerin bu modele reasürans desteği verdiğini ifade eden Kırmızı, “Bu dev şirketler artan talebe kayıtsız kalmamaktalar. Ülkemizde de mevzuatın düzenlenmesi ve yürürlüğe girmesiyle birlikte sektörde faaliyet gösteren yerli yabancı şirketlerin birçoğu  inanç hassasiyetinden dolayı sigorta yaptırmamış. Önemli bir kesim olan katılım sigortacılığı müşterisine ulaşılmak istenecek, hassasiyetlerine uygun ve mevzuatla düzenlenmiş rotaya göre aksiyon alınacaktır. Mevcut sistemin yanında katılım sigortacılığına da olanak sağlayan pencere modeliyle katılım sigortacılığına girecek hem şirket hem de sigortalı sayısı artacaktır” diye konuştu.

“FİNANSAL SİSTEME CANLILIK GETİRECEK”

Katılım sigortacılığına yönelik müşteri talebinin iki yönlü olabildiğine değinen Nihat Kırmızı, “İlki hassasiyetlerinden dolayı hiç sigorta yaptırmayan bir kesim. Bu bir anlamda yastık altındaki paranın sisteme dahil olması gibi bir durumu yani sektöre yeni müşterileri kazandıracak hem penetrasyon oranı artacak hem de bu kesime sigorta güvencesi sağlanacak. İkincisi ise zaten sigortasını yaptıran fakat böyle bir modelin yaygınlaşmasıyla bu modeli tercih edecek bir kesim, bu kesim de artık sadece zorunlu sigortalara değil diğer sigortalara da ilgi gösterecek. Ayrıca katılım sigortacılığı yapısı gereği finansal sisteme de bir canlılık getirecek, sigortalılar katıldıkları havuzun kâr etmesini isteyecek ve daha dikkatli davranacaklardır. Bu dikkat birçok suistimali de kendiliğinden azaltacaktır” dedi.

BEREKET EMEKLİLİK GENEL MÜDÜR VEKİLİ BALKAN AKBAŞ: SEKTÖRÜ ÇEŞİTLENDİRECEK YENİLİKÇİ BİR SİSTEM

Bereket Emeklilik Genel Müdür Vekili Balkan Akbaş, “Türkiye’nin yüzde 99’unun Müslüman olması, ülke nüfusunun hızla büyümesi, Ortadoğu ve Arap dünyası ile olan ticari ilişkilerimizin artması, katılım sigortacılığındaki potansiyelimizi ortaya koyuyor” dedi.

Bereket Emeklilik Genel Müdür Vekili Balkan Akbaş, faiz hassasiyeti nedeniyle konvansiyonel sigorta ürünlerine mesafeli yaklaşan müşterilere yönelik oluşturulan katılım sigortacılığının sigorta piyasasının çeşitlendirilmesi konusunda yenilikçi bir finansal sistem olarak oldukça etkili olacağı öngörüsünde bulundu.

“Devletin faizsiz finans sistemine dönük desteği, katılım bankalarının sayısının artması ve İslami finans fonlarının çeşitlenmesi katılım sigortacılığına yönelimi hızlandıracaktır” diyen Akbaş sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin yüzde 99’unun Müslüman olması, ülke nüfusunun hızla büyümesi, Ortadoğu ve Arap dünyası ile olan ticari ilişkilerimizin artması, katılım sigortacılığındaki potansiyelimizi ortaya koyuyor.

Tüm bu gelişmelerin yanı sıra sigortacılık bilincinin, her ne kadar son yıllarda gelişmiş olsa da ülkemizde henüz istenilen seviyede olmadığını görüyoruz. Bu durum sadece katılım sigortacılığı değil, tüm sigortacılık sisteminin sorunu aslında. Bu yüzden katılım sigortacılığının ülkemizde yaygınlaşmasının sigorta kültürünün oluşması açısından geleneksel sigortacılığa da katkısı muhakkak olacaktır. Devletin yadsınamaz desteği ile birlikte bu sistemin diğer tarafları olarak bizler de üzerimize düşeni yapmalı, katılım sigortacılığının bilinirliğinin artırılmasına yönelik eğitim-öğretim faaliyetleriyle ilgili çalışmalar yaparak katılım sigortacılığının gelişmesine katkıda bulunmalıyız.”

“SEKTÖRDEN ALINAN PAY HIZLA ARTAR”

Katılım sigortacılığının önümüzdeki dönemde sektörden aldığı payı hızla artırmasının beklendiğini ifade eden  Akbaş, “Diğer yandan faiz hassasiyeti nedeniyle sigorta sistemine dahil olmamış birçok müşteri için alternatif bir sigortacılık sistemi oluşacaktır. Bu da sigortalılık oranındaki artışı sağlayacak, sektör büyüyecek ve en önemlisi kişiler ya da kurumlar kendilerine ya da kurumlarına sigorta güvencesi sağlayarak zararların önüne geçebilecekler. İstatistiklere baktığımızda 2023 için katılım sigortacılığının payı yüzde 10 olarak hedeflenmektedir. Tabii ki bu pazardan pay almak şirketlerimizin en önemli hedefleri arasında. Bereket Emeklilik olarak, 5 yıl sonra Bireysel Emeklilik Sistemi’nde mevcut fon büyüklüğümüzün 6 katına ulaşarak 2.4 milyar lira fon büyüklüğüne ulaşmayı amaçlıyoruz. Hayat sigortaları prim üretiminde de 120 milyon lira prim üretimine ulaşmayı hedefliyoruz. Hayat dışı alanda Bereket Sigorta olarak ise 5 yıl sonra mevcut prim üretimimizi yaklaşık 10 kat artırarak 1.5 milyar liraya çıkartıp sektörün ve ülkemizin en önemli sigorta şirketlerinden biri olmayı hedeflemekteyiz” dedi.

“SİGORTADAN UZAK KESİMLER VAR”

Türk sigorta sektöründe İslami sigortacılık konusunun çok gelişmiş bir alan olduğunun söylenemeyeceğini ifade eden Balkan Akbaş, “Ancak çok güçlü bir potansiyeli olduğu gerçeği var. Ayrıca faiz hassasiyetleri nedeniyle de sigortanın dışında kalan çok önemli bir kesim mevcut. Emeklilik şirketi olarak faizsiz ürünlerimiz ile hizmet vermeye devam ederken, sigorta ürünlerimizde de katılım sigortacılığı prensipleri ile hareket ediyoruz. Diğer yandan katılım bankalarının sadece katılım esasları ile hareket eden şirketler ile çalışması gerektiğini düşünüyoruz” diye konuştu.

VAKIF EMEKLİLİK: BİRÇOK ŞİRKET YATIRIM İÇİN FIRSAT KOLLUYOR

Vakıf Emeklilik tarafından yapılan açıklamada, ülkemizde son yıllarda İslami finans ürünlerinin uygulanması ve gelişiminde hızlı bir ivmelenme olduğu kaydedildi. Açıklamada, kamu tarafından kurulan yeni katılım bankalarının da bunun en açık göstergesi olduğu belirtildi.

Vakıf Emeklilik konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Türkiye’de şu anda katılım sigortacılığıyla alakalı herhangi bir müstakil mevzuat olmadığının altını çizerek, “Katılım sigortacılığının müstakil bir mevzuatı olmadığı için de genel sigorta mevzuatına göre faaliyet gösteriliyor. Yani geleneksel sigorta şirketleriyle aynı şartlar dâhilinde iş yapılıyor. Katılım sigortacılığı mevzuatının çıkmasıyla birlikte, bu alandaki belirsizlikler de ortadan kalkacaktır” sözlerine yer verdi.

çıklamada “Ülkemizde son yıllarda İslami finans ürünlerinin uygulanması ve gelişiminde hızlı bir ivmelenme var. Kamu tarafından kurulan yeni katılım bankaları bunun en açık göstergesi. Dolayısıyla yasal düzenlenmelerin sağlanması İslami sigortacılığı ülkemizde daha da geliştirecektir. Çıkacak olan mevzuat, Türkiye’nin katılım sigortacılığı sektörünün tüm unsurları ile beraber gelişiminde önemli faydalar sağlayacaktır. Mevzuatın yürürlüğe girmesiyle birlikte sektörü ilgiyle takip eden birçok yerli ve yabancı şirketin de bu alanda yatırım yapacağını düşünüyoruz” denildi.

“POTANSİYEL ÇOK YÜKSEK”

Genç ve yüksek nüfusu ile Türkiye’nin katılım sigortacılığı için yüksek bir potansiyel taşıdığının vurgulandığı Vakıf Emeklilik açıklamasında, ülkemizde katılım sigortacılığının potansiyeli de değerlendirildi: “Katılım sigortacılığı ülkemizde yeni yeni gelişiyor. Hem sigorta ve emeklilik sektörü tarafında hem de katılımcılar tarafında bu konuyla ilgili beklentiler var. Katılım bankalarının finans sektöründeki büyüyen yapısı, İslami sigortacılık piyasasına giriş için de iyi bir fırsat oluşturdu. Son yıllarda katılım sigortacılığı uygulamalarının ivme kazandığı Türkiye’de halihazırda sigorta şirketi katılım ürünleri sunuyor. Bunun yanı sıra, sigortayla ilgili yerli ve yabancı birçok yatırımcının da katılım sigortacılığının Türkiye’deki gelişimini ilgiyle gözlemlediğini görüyoruz.”

HEDEF 2023’TE %10 PAZAR PAYI

Vakıf Emeklilik tarafından katılım bankacılığının 2025 yılında yüzde 15 pazar payına ulaşmasının hedeflendiği belirtildi: “Söz konusu hedefe paralel olarak, katılım sigortacılığının da önümüzdeki dönemde pazar payının artması bekleniyor. 2023 için katılım sigortacılığının payı yüzde 10 olarak hedefleniyor. Sektörün 2023 yılında Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Otomatik Katılım Sisteminde (OKS) 180 milyar lira fon yaratması beklenirken, sigortacılık ürünlerinde ise prim üretiminin 120 milyar liraya ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu durumda, 2023 yılında 300 milyar liralık prim ve fon büyüklüğünün yaklaşık 30 milyar liralık kısmının katılım sigortacılığı ve emekliliği ürünlerinden oluşacağı öngörülüyor. Öte yandan 2010 yılında sektördeki faizsiz fonu kuran ilk şirketlerden biri olan Vakıf Emeklilik’in hâlihazırda faize duyarlı kesime konumlandırılmış dört temel fon türü ile birlikte altı fonu bulunuyor.”

Yorum yazın