Katılım sigortacılığı sektöre derinlik katacak

 Katılım sigortacılığı sektöre derinlik katacak

SHAW ve BRICS-Lübnan işbirliğiyle ve Vizyoneks ve Oracle  sponsorluğunda düzenlenen ‘Katılım Sigortacılığı Uyum Semineri’ 15 Eylül 2015 tarihinde İstanbul’da Çırağan Palace Kempinski’de gerçekleşti. Konferansta, Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafi bölgede alternatif bir iş modeli olarak ortaya çıkan Katılım Sigortacılığı (Tekâfül) uygulamaları ve katılım sigortalarının avantajları tartışıldı. T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdür Vekili Gökhan Karasu’nun açılış konuşmasını gerçekleştirdiği toplantıya Albaraka Bankacılık Grubu Şer’i Heyeti Başkanı Allama Dr. Abdul Sattar Abou Ghuddah, Albaraka Bankası Şer’i Denetçisi Sheikh Bilal Moulla, Aktüer Dr. Shahid Siddiqui, İSFA Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hamdi Döndüren, ERGO Portföy Yönetimi Genel Müdürü Murat Vanlı, Aktüer Jabran Noor, Katılım Sigortacılığı Derneği Genel Sekreteri ve Neova Sigorta İç Denetim Müdürü Yunus Emre Gürbüz konuşmacı olarak katıldı. Konferansın sonunda SHAW International Yönetici Ortağı Aşkın Düşündere’nin moderatörlüğünü yaptığı panele Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek de katıldı.

‘İHTİYAÇ OLURSA DÜZENLEME YAPARIZ’
Seminerin açılış konuşmasını gerçekleştiren Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdür Vekili Gökhan Karasu, tekâfülün (katılım sigortacılığı) sigortanın kendine has bir iş kolu konumunda olduğunu söyledi. Bu nedenle de katılım sigortacılığının özel bir düzenlemeye ihtiyacı olmadığını düşündüklerini belirten Karasu, “Sigorta şirketlerine de bu konuyla ilgili özel bir lisans vermiyoruz. Zaten ülkemizde katılım sigortacılığı yapmakta olan 5 ayrı şirket bulunuyor” diye konuştu.
Bir düzenlemeye ihtiyaç olmadığını ancak ilgiyi ve güveni artırmak için bir düzenleme yapılabileceğini belirten Karasu şunları söyledi: “Bunun yanında düzenlemeye soğuk bakmadığımızı da belirtmek isterim. Eğer sektörden bu şekilde bir istek gelirse ve böyle bir düzenlemenin katılım sigortacılığına olan ilgiyi artıracağını düşünürsek böyle bir düzenleme yapmayı Hazine olarak gündemimize alabiliriz. Ayrıca her zaman şunu söylüyoruz: Bize göre katılım sigortacılığı mütüel bir sigorta kolu değil. Katılım sigortacılığının uygulanması için kooperatif kurulmasına gerek yok. Katılım sigortacılığı AŞ olarak da kooperatif olarak da uygulanabilir.”
Katılım sigortası şirketlerinde İslami şartları kontrol eden jürilere başvurulmasını kabul ettiklerini söyleyen Karasu, ancak Hazine olarak bu tarz bir denetlemeye kesinlikle gitmeyeceklerini de sözlerine ekledi.
Katılım şirketlerini ve katılım bankacılığının büyümesini desteklediklerini ve destekleyeceklerini belirten Karasu “Bu bankaların büyümesi beraberinde katılım sigortası yapan şirketlerin de büyümesini sağlayacaktır. Burada bir potansiyel varsa, bunun harekete geçirilmesi lazım geliyor. Biz katılım sigortalarını önemsiyoruz. Katılım sigortacılığının şüpheleri ve duyarlılıkları olan kesimleri sigortaya tanıştırmak gibi önemli bir görevi var. Hazine olarak tüm maddeleri onaylıyoruz. Katılım sigortacılığı sigorta ürünlerine derinlik katmaktadır ve bu sektörü güçlendirmektedir” diyerek sözlerini noktaladı.

HASAR OLMAZSA PARA KATILIMCILARA GERİ VERİLİYOR
Katılım Sigortacılığı ve Gelecekteki Uygulamaları İçin Fıkıh Esasları adlı panelde konuşan Al Baraka Bankacılık Grubu Birleşik Danışma Kurulu Başkanı ve Genel Sekreteri BRICS Baş Danışmanı Allame Dr. Abdul Sattar Abou Ghuddah katılım sigortacılığında risklerin katılımcılar arasında paylaştırıldığını ve bunun şer’i kurallarla uyum içinde oluğunu söyledi. Buna ek olarak, yine katılım sigortalarında fondaki birikimin islami şartlara uygun altın gibi yatırım araçlarında değerlendirildiğini dile getiren Ghuddah, böylelikle duyarlılıkları olan kesimin gönül rahatlığıyla sigorta yaptırabileceğini ifade etti. Katılım sigortacılığının mutlaka İslami şartlara uygun olması gerektiğini belirterek “Bu esasta katılım sigortacılığında ticari kaygının kesinlikle gözetilmemesi gerekmektedir. Tekafül sigortalarında eğer yıl içinde hasar meydana gelmezse toplanan paranın geri dağıtılması ya da değerlendirilmesi için ayrı fonlara yatırılması teşvik edilmelidir” dedi. “Şu an dünyada 300 civarında katılım sigortası şirketi bulunmaktadır. Ancak bu şirketler daha çok yenidir ve kârın katılımcılara geri aktarıldığı tarz sigortacılık daha yeni yeni faaliyete başlamıştır” diyerek katılım sigortacılığının yayılacağını ifade eden Ghuddah katılım sigortalarının duyarlılıkları olan insanlara bir alternatif sunduğunu söyledi.

‘İSLAMİ FİNANS VE SİGORTALAR BÜYÜK YOL KATETTİ’
Al Baraka Bankası Şer’i Denetçisi ve BRICS Brokerage Şer’i Uyum Komiyesi Başkanı Şeyh Bilal Moulla ise Katılım Sigortacılığında İlgili Tüm Taraflar İçin Adalet isimli panelde konuştu. “İslami sigortalar dünya genelinde iyi bir şekilde algılanmamaktadır. Eğer İslami bankacılık ve İslami sigortalar bugünkü başarılarına ulaşamasaydı tüm dünya bu oluşumların üstüne gelecekti. Özellikle İslami finans kolları çok sıkı bir şekilde denetlenmektedir. Bu nedenle, hata yapmadığımız ve bu alanlarla başarılı olduğumuz için haklı bir gurur duyuyoruz” diyen Moulla, İslami bankacılık ile katılım sigortalarının temelde aynı olduğunu söyledi. Moulla sözlerine şöyle devam etti: “İslami bankacılık ve katılım sigortacılığı temelde aynıdır. Katılım sigortacılığında kazanç sistemi oldukça basittir. Katılımcılardan belirli bir para toplanır ve fon oluşturulur. Önce şirket bu fondan kendi payını alır ve bu payı kendi işlerine kullanabilir. Bundan sonra kalan fon ise çeşitli İslami yöntemlere uygun araçlarda değerlendirilebilir. Buradan gelen para başka bir fonda toplanır ve katılımcılar arasında paylaştırılır. Bu paylaştırma işlemi sırasında şirket bir kısım kesinti yapabilir.”
Moulla konuşmasının sonunda katılım sigortacılığında hâlâ üzerinde genel bir mutabakata varılmayan sorular bulunduğunu belirterek, bunların zaman içinde oturacağını söyledi.

DÜNYA ÇAPINDA 18.5 MİLYAR DOLARLIK ÜRETİM BEKLENTİSİ
SHAW International Kıdemli Aktüer Danışmanı Shahid Siddiqui Katılım Sigortacılığının Belirgin Özellikleri isimli konferansta katılım sigortaları hakkında rakamları paylaştı. Katılım sigortacılığı konvansiyonel sigortalara alternatif olarak geliştiğini söyleyen Siddiqui, tekafülün bir risk transfer değil, risk paylaşım sistemi olduğunu, konvansiyonel sigortalara bakıldığında, risk transfer sisteminin şer’i hukuka uygun olmadığını söyledi. Siddiqui sözlerine şöyle devam etti: “Tekâfül tam bu konuda devreyere giren bir alternatiftir. Sigortadan belirli nedenlerle çekinen bireyleri sigortacılıkla tanıştırmaktadır. Yalnızca Orta Doğu’dan değil tüm kıtalardan bu konuda talep olduğunu gözlemliyoruz. 2014’te tekafüle 14 milyar dolarlık katkı sağlandı. Bu oranın 2016’da 18.5 milyar dolara çıkması bekleniyor. Türkiye ise 82 milyon nüfusuyla tekâfül firmaları için oldukça iyi bir piyasa.” Siddiqui aynı zamanda seminerdeki katılımcılara, tekâfül sigortacılığında dünyada uygulanan modellerden bahsetti.

Tekafüle talep yüksek seviyede
Son panelde söz alan Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, Katılım Emeklilik’in geçen sene faaliyetlerine başladığını ve bir yılı başarıyla tamamladıklarını ifade etti. Sincek, tekafül ve katılım bankalarının iyi ortaklar olduğunu söyledi ve ekledi: “Sigorta-banka penetrasyon seviyelerimizi konvansiyonel sigorta şirketleri ile aynı seviyeye getirmiş bulunuyoruz. Emeklilik tarafında da ciddi bir ivme yakalamış bulunuyoruz. Hassasiyeti olan bireylerden tekafülde ciddi talep alıyoruz.”

 

İlginizi Çekebilir

Leave a Reply