Karaciğerdeki sessiz tehlike rutin kontrollerde ortaya çıkıyor

Karaciğerdeki sessiz tehlike rutin kontrollerde ortaya çıkıyor

Uzmanlar, uzun süre belirti vermeden ilerleyebilen karaciğer kitlelerinin çoğu zaman rutin kontroller sırasında tesadüfen tespit edildiğine dikkat çekiyor. Nedeni açıklanamayan kilo kaybı, iştahsızlık, halsizlik ve sağ üst karın bölgesindeki ağrı veya dolgunluk hissi belirtiler arasında yer alırken; kronik Hepatit B ve Hepatit C enfeksiyonları, aşırı alkol tüketimi ve karaciğer yağlanmasına bağlı siroz önemli risk faktörleri arasında bulunuyor.

Karaciğerde saptanan kitleler, köken aldıkları dokuya ve hücre yapısına göre iyi ve kötü huylu olmak üzere iki ana gruba ayrılıyor. Klinik vakalarda iyi huylu kitlelerle daha sık karşılaşılırken, karaciğerin geniş rezerv ve yüksek yenilenme kapasitesi nedeniyle bu kitleler uzun süre belirgin bir şikâyete yol açmayabiliyor.

Uzmanlar, iyi huylu kitlelerin çoğunlukla başka bir nedenle yapılan rutin ultrason kontrollerinde tesadüfen tespit edildiğini belirtiyor. Genellikle çevre dokulara yayılmayan ve büyüme hızları düşük olan bu kitleler, çoğu zaman ameliyata gerek duyulmadan düzenli radyolojik takiple kontrol altında tutulabiliyor.

KÖTÜ HUYLU KİTLELER BAŞKA ORGANLARDAN DA YAYILABİLİYOR

Kötü huylu karaciğer kitleleri iki farklı şekilde gelişebiliyor. Bunların bir bölümü doğrudan karaciğerin kendi dokusundan kaynaklanırken, bir bölümü ise vücudun başka bir bölgesinde başlayan kanserli hücrelerin kan yoluyla karaciğere yayılması sonucu ortaya çıkıyor. Sağlık kontrolleri ve muayenelerde en sık rastlanan kötü huylu kitlelerin de bu yolla oluşan ikincil kitleler olduğu belirtiliyor.

Karaciğer dokusunun esnek ve dirençli yapısı nedeniyle tümörler erken aşamalarda genellikle belirgin bir şikâyete neden olmuyor. Ancak kitle büyüdükçe veya organ zarını germeye başladıkça sağ üst karın bölgesinde dolgunluk hissi ve ağrının yanı sıra nedeni açıklanamayan kilo kaybı, iştahsızlık ve halsizlik görülebiliyor.

KİLO KAYBI VE İŞTAHSIZLIĞI ÖNEMSEYİN

Karaciğer tümörlerinin gelişimindeki önemli risk faktörleri arasında kronik Hepatit B ve Hepatit C enfeksiyonları, aşırı alkol tüketimi ve kontrolsüz karaciğer yağlanmasına bağlı gelişen siroz yer alıyor. Uzmanlar, özellikle kronik karaciğer hastalığı veya hepatit taşıyıcılığı bulunan kişilerin rutin taramalarını aksatmaması gerektiğine dikkat çekiyor.

ERKEN TANI TEDAVİDE ÖNEM TAŞIYOR

Karaciğer tümörlerinde kitlenin henüz organ dışına yayılmadığı ve karaciğer fonksiyonlarının korunduğu erken dönemde tedaviden daha başarılı sonuçlar alınabiliyor. Görüntüleme yöntemleriyle küçük boyutlu kitleler de tespit edilebiliyor.

Tedavide cerrahi müdahale seçenekler arasında yer alıyor. Karaciğerin kendini yenileme kapasitesi sayesinde tümörlü bölge sağlıklı doku sınırlarıyla birlikte çıkarılabiliyor. Kapalı cerrahi yöntemler de uygun vakalarda uygulanabiliyor.

Cerrahiye uygun olmayan vakalarda ise kitlenin yakılması veya damardan lokal kemoterapi uygulanması gibi farklı tedavi yöntemleri değerlendirilebiliyor.

Yorum yazın