İş gücü dönüşümü insan merkezli ve teknoloji destekli olmalı

EY Küresel Sigorta Görünümü 2022 araştırmasının iş gücü dönüşümü başlığında altı çizilen bulgu ve trendlere değinen EY Türkiye Denetim Bölümü Şirket Ortağı Fatih Polat, iş gücü dönüşümünde insan merkezli ve teknoloji destekli olmanın önemine dikkat çekti.

Daha iyi bir çalışma dünyası oluşturmayı hedefleyen EY (Ernst & Young), sigortacılık sektörünün önceliklerine odaklanan EY Global Insurance Outlook (EY Küresel Sigorta Görünümü) araştırmasının 2022 versiyonunda birbirinden önemli noktalara dikkat çekiyor. EY tarafından hazırlanan ve değerli bilgi ve içgörüler sunan araştırma, belirsizlik ortamında sigortacılık sektörünün vites yükselttiğine işaret ediyor.

Rapor, “Ekosistemler ve Açık Sigorta”, “İş Gücü Dönüşümü” ve “Sürdürülebilir ve Yeşil Küresel Ekonomi” başlıkları altında üç temel mega trende odaklanıyor. Araştırmanın iş gücü dönüşümü başlığında altı çizilen bazı dikkat çekici bulgu ve trendlere değinen EY Türkiye Denetim Bölümü Şirket Ortağı Fatih Polat, araştırmayla ilgili şunları söyledi: “EY Küresel Sigorta Görünümü 2022 araştırması her şeyden önce iş gücü dönüşümünün 1-2 yıllık kısa vadeli bir proje olarak değil, uzun soluklu bir yolculuk olarak ele alınması gerektiğini, bunun yalnızca İK’nın ilgi ve sorumluluk alanında bir konu olmadığını vurguluyor.

‘DİNAMİK VE ÇEVİK ÇALIŞMAYI BENİMSEMEK ÖNEMLİ’

Günümüzde yetenek gereksinimlerini karşılamak, daha dinamik ve çevik çalışma yöntemlerini benimsemek, sigorta şirketleri için her zamankinden önemli hale gelmiş durumda. EY’ın 2020 ve 2021 yıllarında gerçekleştirdiği EY Work Reimagined araştırmasına göre, sigortacılık sektöründe çalışanların ağırlıklı beklentileri hibrit çalışmak yönünde. Diğer sektörlerle kıyaslandığında hibrit çalışmayı en fazla tercih edenlerin sigortacılık ve bankacılık sektörü çalışanları olması da sürpriz değil. Yine, öncelikle esneklik arayışında olduklarını belirten sigortacılık sektörü çalışanları, bu talepleri karşılanmazsa işten ayrılma yönünde daha istekli görünüyor. Z kuşağının %45’i, X kuşağının %39’u, Y kuşağının ise %38’i tamamen hibrit çalışmayı tercih ediyor. İnsanların diledikleri zaman ve yerde çalışabilmek istedikleri bugünün dünyasında iş gücü; sözleşmeli, yarı zamanlı ve geçici çalışanların daha fazla dahil olduğu bir yapıda artık. Ek olarak, beceri kıtlığının ve “Büyük İstifa” dalgasının oluşturduğu etkiler, iş dünyasının her alanında olduğu gibi sigortacılık sektöründe de hissediliyor. Bunun yanı sıra, en fazla tercih edilen işverenler arasında olmayı hedefleyen sigorta şirketlerinin daha fazla çaba göstermeleri gerekiyor.

YETENEK EN ÖNEMLİ DEĞER

Bir zamanlar teknolojinin giderek daha fazla benimsenmesi ve buna bağlı olarak iş süreçlerinin otomatikleşmesi ile birlikte, sigorta sektörünün de aralarında olduğu birçok iş kolunda çalışanların işlerini kaybedecekleri yönünde yaygın bir kanaat vardı. Sigorta sektöründe doğrudan dijital satışların artmasının çalışan sayısını azaltacağı ve birçok pozisyonun ortadan kalkacağı düşünülüyordu. Bugün ise sektörün lider yöneticileri, organizasyonlarının başarısı için yapay zekâ, makine öğrenimi ve modern bilgi işlem platformları kadar insan yeteneğinin de önemli olduğu görüşündeler.

EY Küresel Sigorta Görünümü 2022 araştırması, sigorta şirketleri için yetenek yönetiminin maliyet optimizasyonu, teknoloji modernizasyonu, veri yönetimi ve diğer kritik stratejik etkenler ile iç içe geçmiş olduğunu vurguluyor. Dijital rollerde çalışanların oranının diğer sektörlere kıyasla daha az olduğu da düşünüldüğünde sigorta şirketlerinin diğerlerine göre daha hızlı hareket etmesi gerekiyor.

İlgili araştırma, kurumların teknolojiyi benimseme süreçlerindeki “ya geliştir, ya satın al ya da ödünç al” formülünün yetenek kazanımı için de geçerli olduğunun altını çiziyor. Bu kapsamda, sigorta şirketleri genel olarak ihtiyaç duydukları yeteneklere ulaşmak için dahili yetenek geliştirme programları, dışarıdan işe alımlar, yetenek elde etme amaçlı satın alımların yanı sıra insurtech şirketleri, teknoloji platformları ve diğer gruplarla ortak girişimler ve iş birlikleri, dijital yeniliklerin ve otomasyonun güçlendirilmesi gibi yöntemlere başvuruyor.

Süreç otomasyonu ve bulut ortamına geçiş gibi önemli adımlar, sigortacılara maliyet yönetiminde ve teknolojilerini geliştirmelerinde destek olurken, önceleri manuel olarak gerçekleştirilen bazı idari görev ve işlemlerde de yapay zekâ temelli çözümler kullanılıyor. Otomasyon ve yapay zekânın daha kapsamlı kullanımı organizasyonlar için aynı zamanda bir yetenek ve kapasite kaynağı olma potansiyeline sahip.

YETENEK KITLIĞINA ÇÖZÜM: YETENEK AKICILIĞI

EY araştırması, organizasyonun sahip olduğu beceri ve kaynakları iş hedeflerine, ihtiyaçlarına ve değer yaratma fırsatlarına en uygun olacak şekilde harekete geçirebilme becerisini “yetenek akıcılığı” olarak tanımlıyor. Yetenek akıcılığının hedefinde ise, veri bilimi, kullanıcı deneyimi tasarımı, ürün geliştirme gibi birden fazla iş biriminin veya işlevin ihtiyaç duyduğu temel becerilerin daha da gelişmesini sağlamak var. Bu yaklaşımın organizasyon genelinde en doğru kaynak ve yeteneklerin daha mobil ve kolay erişilebilir hale gelmesini sağlayacağı açık. Rapor, çalışanların organizasyonun değerlerine ve fırsatlarına en fazla nerede katkıda bulunabilecekleri konusunda uzlaşmanın öneminin de altını çiziyor. Bu yolda İK ve iş liderlerinin iş birliğinin önemini vurgulayan EY Küresel Sigorta Görünümü 2022 araştırması, organizasyon şemasında beceri ve yeteneklerin paylaşımını teşvik edecek politikaların benimsenmesinin sigorta şirketlerinin ekosistemler gibi yeni iş modellerini oluşturmalarına ve en yüksek faydaya ulaşmalarına yardımcı olacağını da vurguluyor.

‘YENİ NESİL İŞLERİNDE ANLAM ARIYOR’ EY Küresel Sigorta Görünümü 2022 araştırması, pandemi ile birlikte sigortacılık sektöründeki yönetim kurullarının ve üst düzey yöneticilerin, şirket kültürlerine daha fazla odaklanmaya başladıklarını vurguluyor. Bununla birlikte, kültürlerini güçlendirmeyi ve çalışan deneyimini geliştirmeyi hedefleyen organizasyonların karşısında yeni zorluklar söz konusu. Uzaktan ve hibrit çalışma biçimleri yeni davranış modelleri de gerektiriyor. Böylesine dağıtık bir iş gücü modelinde, insanları ve kültürü merkezde tutmak, her zamankinden daha önemli hale geliyor.

Yeni dönemde organizasyonlar için asıl önemli olanın, mevcut kültürlerin en iyi noktalarını geliştirerek sürdürürken, ihtiyaç duyulan yeni uygulama ve çalışma modellerini titizlikle belirlemek ve bunları çeşitli ücret ve teşvik modelleri ile desteklemek olduğu söylenebilir.

Günümüzde tüketicilerin, sosyal konularda pozisyonlarını netleştiren şirketleri daha çok tercih ettiğini biliyoruz. Benzer şekilde, özellikle yeni nesil çalışanlar, işlerini sadece maaş bordrosundan ibaret görmüyor ve yaptıkları işlerde anlam arıyor, ürün ve hizmetlerinin topluma sağlayacağı faydalara önem veriyor. Tüm tasarrufların değerlendirilmesine katkıda bulunmak, çeşitliliği teşvik etmek ve iklim değişikliği ile mücadele etmek, sigortacıların amaçlarına ulaşmak için çabalarken yeni nesil yetenekleri çekebilecekleri yollar arasında sayılabilir.

Sigortacılık sektörünün geleceğine başarılarıyla damga vuracak olanlar, insan dokunuşunu yüksek teknoloji ile birleştirerek farklılaşmayı başaran ve böylelikle üstün müşteri deneyimleri ve iş sonuçları üreten şirketler olacak.”