İnandıoğlu: DASK poliçeleri çapraz satışlar için bir anahtar

 İnandıoğlu: DASK poliçeleri çapraz satışlar için bir anahtar

TOBB SAİK ve DASK’ın ortak çalışmaları olduğuna dikkat çeken TOBB SAİK Üyesi Osman İnandıoğlu, “Özellikle Anadolu’da üretim yapan acenteler için DASK poliçeleri, trafik sigortalarından sonra önemli bir kazanç kaynağı ve çapraz satışlar için de bir anahtar” dedi.

TOBB SAİK’in gündem çalışmaları hakkında bilgiler veren TOBB SAİK Üyesi Osman İnandıoğlu, en önemli gelişmelerden birinin DASK ile yapılan ortak çalışmalar olduğunu belirtti. İnandıoğlu, “DASK üretim ve penetrasyonunun artırılması adına önerimiz ile DASK, 1.04.2021-31.07.2021 dönemlerini kapsayan 4 aylık dönemde, DASK poliçe adet artışını %4 olarak gerçekleştiren acentelere %10 ek komisyon kampanyası düzenledi. Acentelerin çalıştığı tüm şirketlerden yapacakları üretim için geçerli olan bu yüksek ek komisyonu meslektaşlarımız adına önemli buluyoruz. Özellikle Anadolu’da üretim yapan acenteler için DASK poliçeleri, trafik sigortalarından sonra önemli bir kazanç kaynağı ve çapraz satışlar için de bir anahtar. Temmuz 2021’den itibaren ise DASK ile yeni satışlara ek komisyon verilmesi konusunda mutabık kaldık. Pandemi nedeniyle ekonomik daralmaların olduğu bu süreçte ek komisyonlarla meslektaşlarımıza ek katkılar sağladığımız için mutluyuz” dedi.

SAİK yönetimi olarak 6 Nisan tarihinde SEDDK yöneticileri ile gerçekleştirdikleri toplantı ile ilgili İnandıoğlu şunları kaydetti: “SEDDK yöneticileri ile video konferans aracılığıyla yaptığımız toplantının ana gündem konusu taslak çalışmaları uzun süredir devam eden ‘Sigortacılık Kapsamında Değerlendirilecek Faaliyetlere, Tüketici Lehine Yapılan Sigorta Sözleşmeleri ile Mesafeli Akdedilen Sigorta Sözleşmelerine İlişkin Yönetmelik’ oldu. Son aylarda taslak ile ilgili olarak SEDDK yöneticileri ile farklı zamanlarda toplantı ve görüşmeler gerçekleştirdik ve bu toplantıda da SEDDK tarafından son yapılan revizyonları görüştük. Toplantıda SAİK yönetimi son taslakta bulunan ve acentelerin hak ve menfaatlerine aykırı olan maddelere kararlılıkla itiraz etmiştir. SAİK yöneticileri acentelerin aleyhine olan ve zora sokacak yönetmeliklerin karşısında olacağımızı SEDDK yöneticilerine kesin olarak bildirdik.”

‘DOĞRUDAN TAZMİN SİSTEMİ UYGULAMAYA ALINMALI’

“3.500 katılımcı ile sektör tarihine geçen Dağıtım Kanalları Paneli’nin sektörde SAİK yönetimi ve acentelerin gücü anlamında çok ses getirdiğini düşünmekteyiz” diyen İnandıoğlu, konuyla ilgili şunları söyledi: “Bu panelde İcra Komitesi Başkanımız Levent Korkut tarafından da dile getirilen ve özellikle de SEDDK Başkanı Türker Gürsoy tarafından da olumlu karşılanarak desteklenen birçok öneri ve düşüncemizi yakın ve orta vadede hayata geçirilmesi için daha istekli ve daha azimle çalışacağız.” İnandıoğlu, konu başlıklarını şöyle sıraladı:

“-Trafik sigorta branşında doğrudan tazmin sistemi uygulaması. Bu uygulama talebimizi göreve geldiğimizden bu yana kamu nezdinde ve farklı ortamlarda söylemekle birlikte halen uygulamaya konmamış olup, behemehâl öncelikli olarak uygulamaya alınması gerektiğini düşünüyoruz. Tüketicinin fiyat önceliğini hep birlikte hizmet önceliğine döndürmek zorundayız. Aksi halde fiyatı düşürüp üretimde öne geçme alışkanlığımız aynı şekilde devam eder. Hasar oluştuğunda ise maliyeti düşürmenin yol ve yöntemlerini uygulamak ise müşteri memnuniyetsizliğini ve dolayısıyla tüketici güveninin sarsılmasına neden olmaktadır.

-Trafik branşında şirketlerin zarar ettiği gerekçesiyle neredeyse yarı yarıya azalan komisyonların, şirketlerin son bir yıldan fazla süredir gerçekleştirdikleri teknik kârlılıkları da göz önüne alarak acilen eski oranlarına getirilmesini ısrarla talep etmekteyiz.

-Risturn yani komisyon iadesi konusu. Bu hususta çok önemli olup sektörde yapılmakta olan haksız rekabetin önüne geçecek ve sigortalı komisyon, fiyat indiren aracı yerine, hizmeti alabileceği doğru aracıyı tercih edecektir. Sigorta şirketleri ise tüm dağıtım kanallarına aynı fiyatı verecektir.

-Devir Zeyli konusu. Trafik sigortalarındaki aracın satılması neticesi poliçe iptalleri ise hem operasyonel yük hem de satış yaparak işlemini tamamlamış olan acenteye komisyonu iade etmek gibi mağduriyet yaratması nedeniyle eski yıllarda olduğu gibi devir zeyli ile çözüm bulunması sektöre her konuda katkı sağlayacaktır.”

Panelin ana gündem konularından biri olan dijitalleşme ile ilgili olarak da şu ifadeler kullanıldı: “Tüm sektörlerde olduğu gibi sigorta sektöründe de dijitalleşme konusu farklı biçimlerde ve sürekli gündeme getiriliyor. SAİK olarak dijitalleşme olgusunu yadsımıyoruz ama bu olguyu da sadece internetten poliçe satmak ve satış odaklı olarak görmüyoruz. Bu konu ile ilgili bakış açımız, tüm sektörlerin, bizlerde dahil bu salgın geçtikten sonra dijital süreçlerimizi gözden geçirerek daha da ileri noktalara taşıması gerekeceğini düşünüyoruz. Acenteler olarak iş yapış modellerimizi de gözden geçirmeliyiz. Dijital ve teknolojiye yatırım yaparak biz acentelerin geleneksel satış tecrübelerini ve saha bilgilerini, 7/24 sigortalılara ulaşma, ilişki ve hizmet iş gücü ile birleştirip insan gücüyle destekleyerek hizmet odaklı satış modelleri hayata geçirmeliyiz. Bu şekilde olursa sektör penatrasyonu uzun, kalıcı ve olumlu sonuçlarla sürdürülebilir olur.”

SAİK VE TARSİM’DEN TARIM SİGORTALARI EĞİTİMİ

SAİK’in 2020’nin ilk aylarından itibaren TARSİM ile ortaklaşa çalışmalar gerçekleştirdiğini hatırlatan İnandıoğlu, “Tarım sigortalarında acentelerin üretim payını yükseltmek adına uzun süredir çalışma ve girişimler içindeydik. Bu amaçla SAİK ve TARSİM yöneticilerinin katılımları ile yurdumuzun farklı bölgelerinde meslektaşlarımıza yönelik olarak video konferanslar aracılığıyla bilgilendirme ve eğitim programları gerçekleştirdik. Meslektaşlarımızın ağırlıklı üretim yaptığı kaza branşına alternatif üretim ve pazar paylarını onlara anlatmak ve tarım sigortalarında da daha fazla önde olmalarını hedefledik. Bu eğitimlerden sonra da bunun gerçekleşmeye başladığını farklı bölgedeki meslektaşlardan duymaktan mutlu olduk. Acenteliğimin olduğu Tarsus ve yöresinde de bu yıl farklı meyve üretimlerinde ciddi oranda üretim rekolteleri oluyor. Tabii ki bu üretim aşamalarında da ürünler farklı risklerle karşılaşabilir. İşte bu risklere karşı meslektaşlarımızın tarım üreticilerine ulaşarak bu yüksek rekoltelerinin zarar görme ihtimaline karşı priminin yarısı devlet tarafından karşılanan TARSİM ürünlerinin tanıtım ve satışlarını anlatmalarının, ödenen iyi komisyonları da düşünerek önemli olduğunu düşünüyoruz” dedi. İnandıoğlu, “Tarım sigortaları dışında meslektaşlarımız için alternatif gelir ve pazar yaratabilecek yeni sigorta ürünleri de geçtiğimiz bir iki yılda sektörde sunulmaya başlandı. İnşaat tamamlama sigortası, kefalet sigortaları, devlet destekli alacak sigortaları gibi yeni ürünlere yönelmenin meslektaşlarımıza artı kazançlar dışında farklı yeni kazanımlar da getireceğini düşünüyoruz. Salgın kaynaklı olağan dışı şartlardan dolayı daralan otomotiv pazarı ve buradan gelen üretimin azalmasına karşı bu türden yeni ürünlerin ve yaratacağı pazarın etkileri olumlu olacaktır” açıklamalarında bulundu.

İlginizi Çekebilir