İklim hızla değişiyor ama sigortacılar…

Sigorta Tatbikatçıları Derneği’nin gelenekselleşen “Uluslararası Sigortacılık Konferansı” geçtiğimiz hafta düzenlendi. Konferansı takip etme ve konusunda uzman olan konuşmacıları dinleme şansını yakaladım. Konferansın en ilgi çeken konuk konuşmacısı ise ülkemizin önde gelen meteoroloji ve afet yönetimi uzmanlarından biri konumunda olan Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu idi. Prof. Kadıoğlu, tüm dinleyicileri “acaba geç mi kaldık?” diye düşündürdü. Geç kalman ise çocuklarımızın bize emaneti olan doğa ve iklimdi. Tabii ki konferansın temelinde sigorta ve sigortacılar olunca, Prof. Kadıoğlu, konuşmasında sigortacıları düşündüren zaman zaman da güldüren birçok eleştiride bulundu. En önemli eleştiri ise başlıktaki “İklim hızla değişiyor ama sigortacılar değişmiyor” sözüydü. Söz konusu cümleyi görev yaptığı İTÜ’den mezun ve bugün bir sigorta şirketinde risk uzmanı olarak çalışan bir öğrencisinin, sigortacılık mesleğine başlamasıyla birlikte gördükleri karşısında sosyal medya hesabına yazdığı eleştirel bir söz olduğunu belirtti. Söz konusu çıkarım benim de çok dikkatimi çekti. Prof. Kadıoğlu, iklim değişikliğini engelleme döneminin çoktan kaçırıldığını belirterek, artık iklim değişikliğine kendimizi adapte ederek yaşamamız gerektiğinin altını çizdi. İşte tamburada, aklıma temmuz ayı içinde mega kentimiz İstanbul’da yaşanan doğal felaket derecesine varan şiddetli rüzgar, yağmur ve dolu yağışları geldi. Sizler de takip etmişsinizdir; birçok ev, işyeri ve araç hasar gördü. Kentin altyapısında büyük hasarlar oldu. Aynı şekilde ABD’nin güney kentlerini ardı ardına vuran büyük kasırgalar iklim değişikliğini önlemede artık geç kalındığını bizlere kanıtlar nitelikte. Sigortacılığı düşündüğümüzde ise sektör bu duruma ne kadar hazır, biraz düşünmemiz gerekiyor. Gördüğümüz kadarıyla Prof. Kadıoğlu’nun öğrencisinin gözlemi bir bakıma sektörün doğru adımlar atması açısında önemli bir çıkarım. Sigorta şirketlerimiz bu yönde henüz yeni yeni risk uzmanlığı bölümlerine iklim ve meteoroloji uzmanlarım almaya başlarken, aynı zamanda bir poliçe düzenlediklerinde sigortalılarına hangi risklere güvence verdiklerini ayrıntılarıyla anlatmaları gerekir diye düşünüyorum. Artık iklim değişikliği ile yaşamaya kendimizi adapte etmemiz gerekiyorsa, iklimle ilgili risklere yönelik daha detaylı bilgiler verilmeli ve sigortalılar eğitilmeli. Prof. Kadıoğlu’nun dediği gibi: “Önemli olan hasarı yönetmek değil, riski yönetmek. Risk yönetimimiz çok zayıf, düzgün bir risk yönetimi olmadan kriz yönetimi de yapılamıyor. Bunun için öncelikle düzgün bir veri tabanına ihtiyacımız var. Sektör bu konuda bir şeyler yapmalı.”

 

Yorum yazın