İkincil riskler sigorta sektörünün yeni maliyet merkezi haline geliyor

İkincil riskler sigorta sektörünün yeni maliyet merkezi haline geliyor

Swiss Re Sigma’nın 2025 doğal afet raporu, sigorta sektöründe kayıp dinamiklerinin değiştiğini ortaya koydu. Kuzey Amerika’da orman yangınları ve şiddetli konvektif fırtınalar kaynaklı sigortalı kayıplar rekor seviyeye ulaşırken, Avrupa’da düşük kayıplara rağmen yapısal risk baskısı büyümeye devam etti. Asya’da ise ekonomik kayıpların yalnızca %8’inin sigorta kapsamında kalması, koruma açığını yeniden gündeme taşıdı.

Swiss Re Sigma’nın yayımladığı 2025 doğal afet risk raporu, küresel ölçekte doğal afet kaynaklı kayıpların yapısının değiştiğini ortaya koydu. Rapora göre özellikle orman yangınları, şiddetli konvektif fırtınalar (SCS) ve seller, sigorta sektörünün karşı karşıya olduğu en önemli büyüyen risk alanları arasında yer aldı. Kuzey Amerika’da ikincil tehlikeler kaynaklı sigortalı kayıplar tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşırken, Avrupa’da görece düşük kayıplara rağmen risk baskısının sürdüğü görüldü. Asya’da ise ekonomik kayıplarla sigortalı kayıplar arasındaki fark dikkat çekti.

Rapora göre Kuzey Amerika’da 2025 yılı doğal afet kaynaklı sigortalı kayıpları 90 milyar ABD dolarını aştı. Bu rakam 2024 yılındaki 117 milyar doların altında kalsa da, Swiss Re Sigma verileri temel risk eğiliminin yükselmeye devam ettiğini ortaya koydu. Yalnızca Kaliforniya’daki orman yangınları yaklaşık 40 milyar dolarlık sigortalı hasara neden olurken, şiddetli konvektif fırtınalar 46 milyar dolarlık kayıp yarattı. Böylece 2025 yılı, SCS açısından kayıtlardaki en maliyetli üçüncü yıl olarak kaydedildi.

ORMAN YANGINLARINDA YAPILAŞMA ETKİSİ BÜYÜYOR

Raporda orman yangını riskinin artık yalnızca iklim koşullarıyla açıklanamayacağı vurgulandı. Özellikle ABD’de orman-kentsel arayüz bölgelerinde yoğunlaşan yapılaşma, yüksek değerli varlık birikimi ve nüfus artışı, kayıp maliyetlerini artıran temel unsurlar arasında gösterildi.

Ocak 2025’te Los Angeles County’de meydana gelen Palisades ve Eaton yangınları toplamda yaklaşık 40 milyar ABD doları tutarında sigortalı kayba yol açtı. Yangınlarda 16 binden fazla yapı yok olurken, Santa Ana rüzgarlarının etkisiyle yangınların yoğun yerleşim alanlarına taşındığı belirtildi. Raporda, bu olayın bugüne kadarki en büyük sigortalı orman yangını kaybı olduğu ifade edildi.

Swiss Re Sigma verilerine göre son 55 yılda Kuzey Amerika’daki sigortalı orman yangını kayıpları, risk altındaki nüfusa kıyasla yaklaşık iki kat daha hızlı arttı. Araştırma, kayıp artışının yaklaşık yüzde 60’ının yalnızca ekonomik büyüme ya da nüfus artışıyla açıklanamadığını; kuraklık, güçlü rüzgarlar, insan kaynaklı yangınlar ve yüksek riskli bölgelerdeki yapılaşmanın belirleyici rol oynadığını ortaya koydu.

ŞİDDETLİ KONVEKTİF FIRTINALAR ÜÇÜNCÜ EN MALİYETLİ YILINI YAŞADI

Raporda öne çıkan bir diğer başlık ise şiddetli konvektif fırtınalar oldu. Dolu, hortum ve düz hatlı rüzgarları kapsayan SCS kaynaklı sigortalı kayıpların Kuzey Amerika’da 1970’ten bu yana yıllık yaklaşık yüzde 7 oranında arttığı belirtildi.

Rapora göre yalnızca son beş yılda, yıllık 1 milyar doların üzerinde kayıp yaratan SCS olaylarının sayısı yüzde 59 yükseldi. ABD’de kentleşmenin yüksek riskli bölgelere yayılması, yaşlanan konut stoku, çatı üstü güneş panelleri ve artan yeniden inşa maliyetleri kayıp baskısını artıran temel faktörler arasında yer aldı.

AVRUPA’DA DÜŞÜK KAYIPLAR RİSKİN AZALDIĞI ANLAMINA GELMİYOR

Rapora göre Avrupa’da 2025 yılı görece sakin geçti. Bölgedeki toplam sigortalı doğal afet kaybı 4 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Bu rakam, son 10 yıllık ortalamanın oldukça altında kalırken, 2006’dan bu yana görülen en düşük yıllık toplam oldu.

Buna rağmen raporda düşük kayıp seviyesinin riskin azaldığı anlamına gelmediği vurgulandı. Şiddetli konvektif fırtınalar Avrupa’da da kayıp artışının temel itici gücü olmaya devam etti. Raporda Avrupa’daki SCS kaynaklı sigortalı kayıpların yıllık yüzde 9-11 bandında arttığı belirtilirken, özellikle büyük dolu olaylarının sıklığında artış yaşandığı ifade edildi.

Çalışmada ayrıca çatılardaki güneş enerjisi sistemlerinin de yeni bir kırılganlık alanı oluşturduğu belirtildi. Avrupa’daki güneş enerjisi kapasitesinin 2015-2025 arasında yaklaşık beş kat büyüdüğü ve bunun dolu hasarlarına karşı yeni bir risk katmanı yarattığı kaydedildi.

ASYA’DA KORUMA AÇIĞI DİKKAT ÇEKİYOR

Rapora göre Asya’da 2025 yılında doğal afetlerden kaynaklanan ekonomik kayıplar 65 milyar ABD dolarına ulaştı. Buna karşın sigortalı kayıplar 5,2 milyar dolar seviyesinde kaldı. Böylece bölgedeki ekonomik kayıpların yalnızca yüzde 8’inin sigorta kapsamında olduğu belirtildi.

Myanmar’da meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki deprem yaklaşık 18 milyar ABD doları ekonomik kayba neden oldu. Tayland’ın başkenti Bangkok’ta ise zemin yapısının etkisiyle deprem dalgalarının büyüdüğü ve yaklaşık 1,5 milyar ABD doları tutarında sigortalı kayıp oluştuğu kaydedildi.

Asya’da sellerin de en hızlı büyüyen risk alanlarından biri olduğu belirtilirken, sigortalı sel kayıplarının yıllık yaklaşık yüzde 12 arttığı ifade edildi. Rapora göre hızlı kentleşme, yetersiz drenaj altyapısı ve sel riski yüksek bölgelerde yoğunlaşan yapılaşma, kayıp baskısını büyüten temel unsurlar arasında yer aldı.

UYUM VE GÜÇLENDİRME YATIRIMLARI ÖNE ÇIKIYOR

Raporda, doğal afet kaynaklı kayıpların azaltılması ve sigortalanabilirliğin korunması için uyum ve güçlendirme yatırımlarının kritik önemde olduğu vurgulandı.

ABD’de uygulanan güçlendirilmiş bina standartlarının hasar oranlarını ciddi ölçüde düşürdüğü belirtilirken, Alabama ve Louisiana örneklerinde güçlendirilmiş evlerde hasar sıklığının %55-70, hasar şiddetinin ise %14-40 oranında azaldığı ifade edildi. Raporda ayrıca risk azaltımına yönelik uygulamaların sigorta primlerine doğrudan olumlu yansıdığı da kaydedildi.

Yorum yazın