‘İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası artık bir tercih değil ihtiyaç’

‘İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası artık bir tercih değil ihtiyaç’

Koru Sigorta Genel Müdürü Kasım Yılmaz, oto sigortalarındaki güncel gelişmeleri, fiyat değişimlerini ve artan uyuşmazlıkların nedenlerini değerlendirdi. Trafik sigortası ile kasko arasındaki fiyat dengesine dikkat çeken Yılmaz, özellikle İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) sigortasının artık “bir tercih değil, ihtiyaç” haline geldiğini vurguladı.

Koru Sigorta Genel Müdürü Kasım Yılmaz, oto sigortalarında son dönemde yaşanan fiyat değişimlerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, trafik sigortası ile kasko arasındaki temel farklara dikkat çekti. Trafik sigortasının 1 yıllık poliçeler olmasına rağmen sorumluluğunun 10–15 yıla kadar uzayabildiğini belirten Yılmaz, “2020’de pandemi sonrası oluşan enflasyonist ortam ve asgari ücretteki hızlı artış, 2022’de trafik sigortası teminatlarını ciddi şekilde yükseltti. Bu artış primlere de doğrudan yansıdı” dedi. Kasko tarafında ise farklı bir yapı olduğuna işaret eden Yılmaz, “Kasko serbest piyasa koşullarında şekilleniyor. Sektördeki yoğun rekabet fiyatları aşağı yönlü baskılıyor” diye konuştu. Hasar/prim oranlarına da değinen Yılmaz, son 2 yılda %60–65 seviyesinde olan oranın 2026 itibarıyla %70–80 bandına yaklaştığını belirterek, “Bileşik oranın %100’e yaklaşması teknik olarak risk anlamına gelir” ifadelerini kullandı.

‘BU DÖNEM KASKO İÇİN KAÇIRILMAYACAK FIRSAT’

Mevcut tabloyu sigortalılar açısından değerlendiren Yılmaz, “Fiyatların enflasyonun altında kaldığı bir dönemden geçiyoruz. Bu nedenle bugün kasko yaptırmak avantajlı olabilir. Ancak artan hasar maliyetleri nedeniyle önümüzdeki dönemde fiyat artışları kaçınılmaz hale gelebilir” dedi. Türkiye’de kasko sigortalılık oranının araç yaşı arttıkça ciddi şekilde düştüğünü belirten Yılmaz, “0–5 yaş araçlarda sigortalılık oranı %80’lere çıkarken, 15–20 yaş araçlarda %1’lere kadar geriliyor. Her aracın ihtiyacı farklıdır, dolayısıyla poliçe seçenekleri de buna göre şekillenmeli” dedi. Daha uygun maliyetli çözümler bulunduğunu da vurgulayan Yılmaz, muafiyetli poliçeler, eşdeğer parça kullanımı ve anlaşmalı servis tercihleriyle daha erişilebilir ürünler sunulabildiğini ifade etti. Bu seçeneklerin yeterince bilinmediğini belirten Yılmaz, sektörün bilgilendirme konusunda daha aktif olması gerektiğini söyledi.

2027’DE MOTORLU BİSİKLETLER SİGORTA KAPSAMINDA OLACAK

Türkiye’de trafik sigortasında sigortasızlık oranının yaklaşık %20 seviyesinde olduğunu belirten Yılmaz, bu oranın motosiklet segmentinde daha yüksek göründüğünü ifade etti. Bunun önemli bir nedeninin, toplam 7,2 milyonluk araç parkının 2,2 milyonunu oluşturan motorlu bisikletlerin henüz sigorta kapsamında olmaması olduğunu söyledi. Yılmaz, 1 Ocak 2027 itibarıyla motorlu bisikletlerin de trafik sigortası kapsamına alınacağını hatırlatarak, bu düzenlemenin sektörde önemli bir değişim yaratacağını ve gerekli alt düzenlemelerin beklendiğini belirtti.

‘İHTİYARI MALİ MESULİYET ARTIK İHTİYAÇ’

İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası’nın teknik adının vatandaşlar için karmaşık olabildiğini belirten Yılmaz, bu ürünün daha sade bir şekilde “Trafik Tamamlayıcı Sigortası” olarak ifade edilebileceğini söyledi. 2026 yılı itibarıyla trafik sigortasında araç başına maddi hasar limitinin 400 bin lira, bedeni hasar limitinin ise 3,6 milyon lira olduğunu hatırlatan Yılmaz, özellikle uzun süren dava süreçleri ve yüksek enflasyon nedeniyle bu limitlerin zaman içinde yetersiz kalabildiğini vurguladı. “Değer kaybı da bu limitler içinde değerlendiriliyor. Bu nedenle limitlerin aşılması durumunda fark doğrudan araç sahibine yansıyabiliyor” diyen Yılmaz, İMM sigortasının devreye girerek ek güvence sağladığını ifade etti. Bu teminatın kasko ya da trafik sigortasına eklenebildiğini de sözlerine ekledi. ‘MİNİMUM 5 MİLYON LİRA TEMİNAT ÖNERİYORUZ’

Artan maliyetler ve enflasyonun sigorta teminatlarını doğrudan etkilediğini belirten Yılmaz, özellikle bedeni hasarlarda uzun süren dava süreçlerinin mevcut limitleri yetersiz hale getirdiğini söyledi. “Geçmişte asgari ücret 5 bin lira iken hesaplanan bir tazminat, bugün 28 bin lira üzerinden hesaplanıyor. Bu da eski limitleri yetersiz kılıyor” diyen Yılmaz, bu nedenle sigortalılara minimum 5 milyon lira seviyesinde İMM teminatı önerdiklerini belirtti. Yılmaz, ayrıca bu teminatın maliyet açısından da ulaşılabilir olduğunu, mevcut durumda trafik sigortası priminin yaklaşık dörtte biri seviyesinde fiyatlandığını ifade etti.

DEĞER KAYBINDA YENİ DÖNEM

Değer kaybı süreçlerine ilişkin yeni uygulamaları da değerlendiren Yılmaz, sigorta şirketlerinin artık maddi hasar oluştuğunda değer kaybını otomatik olarak hesaplayıp ödeme yapabildiğini söyledi. Bu uygulamanın uyuşmazlıkları azaltmayı hedeflediğini belirtti. Ancak uygulamada bazı operasyonel zorluklar yaşandığını da dile getiren Yılmaz, özellikle ödeme yapılacak kişiye ulaşma konusunda sorunlar olabildiğini ifade etti. Bu süreçlerin hızlandırılması için ikinci el araç satışlarında kullanılan güvenli ödeme sistemine benzer bir model üzerinde çalıştıklarını belirten Yılmaz, bu sistemle birlikte IBAN bilgisine ihtiyaç duyulmadan, kimlik üzerinden doğrudan ödeme yapılabileceğini sözlerine ekledi.

‘SİGORTA SEKTÖRÜ GÜVEN ÜZERİNE KURULU’

Tahkim süreçlerine de değinen Yılmaz, geniş vekâletler nedeniyle ödemelerin her zaman doğrudan sigortalıya ulaşamayabildiğini belirtti. Sürecin daha şeffaf hale gelmesi için tahkim işlemlerinin UYAP Vatandaş Sistemi’nde görünür olmasının önemli olacağını ifade etti. Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı: “Sigorta sektörü güven üzerine kurulu. Biz ödemeleri mümkün olan en kısa sürede yapmak isteriz. Geciken her ödeme, bizim için de ek maliyet anlamına gelir.

Yorum yazın