“Hayat” küresel prim büyümesini göğüslüyor

“Hayat” küresel prim büyümesini göğüslüyor

Swiss Re’nin yayınladığı Sigma raporuna göre toplam küresel sigorta primleri 2025 ve 2026 yıllarında yıllık %2,6 oranında büyüyecek. Bu büyümenin ana yönlendiricisi ise %3’lük büyüme beklenen hayat sigortası.

Swiss Re Enstitüsü, yeni Sigma raporu “(Jeo)politikanın gölgesinde büyüme: Küresel ekonomi ve sigorta piyasası görünümü 2025-2026” raporunda küresel sigorta primi büyümesinin ana yönlendiricisinin hayat sigortası olduğuna dikkat çekiyor. Enstitü, küresel hayat sigortası primlerinin 2025 ve 2026 yıllarında yıllık %3 oranında büyüyeceğini tahmin ediyor (bu oran, son 10 yıldaki oranın 2 katından fazla).

GENEL GÖRÜNÜM

Sigorta sektörünün genel görünümünü özetleyecek olursak istikrarlı küresel ekonomik büyüme, dirençli işgücü piyasaları, enflasyonun ılımlı seyretmesiyle artan reel gelirler ve uzun vadeli faiz oranlarının sabit kalması talebi destekleyecek. Hayat dışı branşlarda, ticari branşlardaki oranlar ılımlı seyrederken, bireysel branşlardaki oranların yükselmeye devam etmesi bekleniyor. Rapor, düşük enflasyonun hasar şiddetini kademeli olarak azaltmasıyla hayat dışı branşlarda kârlılığın artacağını belirtiyor. Hayat tarafında ise rapor, faiz oranları düştükçe tasarruf ürünlerine olan talebin azalacağını ve risk koruma ürünlerinin önümüzdeki 2 yıl içinde büyümede daha büyük bir rol oynayacağını aktarıyor.

Rapor ek olarak, siber risk konusuna da değinerek CrowdStrike kesintisi, yazılım tedarik zincirlerindeki birikim riskini işaret ederek bu riskin daha iyi bir sigortalama için veri ve modelleme altyapısına yatırım yapılması gerekebileceğini vurguluyor.

Siber koruma açığı önemli bir büyüme potansiyelini işaret ediyor

Siber saldırı hacminin 2024’ün üçüncü çeyreğinde %75 oranında arttığını belirten raporda, siber riskin işletmeler için en büyük tehditlerden biri olduğu vurguluyor. Ancak rapor, siber sigorta piyasasında yumuşama olduğuna ve sigortacıların siber hijyen ile ihtiyatlı underwriting uygulamaları sayesinde oluşan hasarları azaltmayı başardığına da dikkat çekiyor. Swiss Re’nin tahminlerine göre, küresel siber sigorta pazar büyüklüğü 2025 yılına kadar 16,6 milyar dolara ulaşacak. Hâlihazırda %90’ın üzerinde olduğu tahmin edilen siber koruma açığı da düşünüldüğünde, siber alanında önemli bir büyüme potansiyeli bulunuyor. Rapora göre, sigorta sektörü modelleme, veri ve poliçe düzenlemeleri konusunda daha fazla yatırım yaparak bu potansiyeli en iyi şekilde değerlendirmek durumunda.

HAYAT DIŞINDA KÂRLILIK ARTIYOR

Rapor, fiyatlandırma koşulları daha az elverişli hale geldikçe küresel hayat dışı prim büyümesinin yavaşlayacağını belirtiyor. Swiss Re Enstitüsü küresel hayat dışı primlerinin 2025-2026 döneminde %2,3’lük bir Bileşik Yıllık Büyüme Hızı’na (CAGR) gerileyeceğini tahmin ediyor.

2035’TE HAYATTA 4,8 TRİLYON BÜYÜKLÜK

Küresel hayat primlerinin 2025-2026 yıllarında reel olarak %3’lük bir CAGR (Bileşik Yıllık Büyüme Hızı) ile geçmiş uzun vadeli trendin (2014-2023 döneminde %1,3 CAGR) 2 katından daha fazla büyümesinin beklendiğini aktaran raporda, küresel hayat sigortası primlerinin 2035 yılında 4,8 trilyon dolara ulaşarak hayat sigortası pazar payının küresel sigorta primlerinin %43’üne denk geleceği belirtiliyor. Raporda, küresel hayat piyasasının 2024’te özellikle tasarruf ürünlerine yönelik güçlü talep nedeniyle %5 oranında büyüdüğü tahmin ediliyor (son 10 yılın en yüksek oranı aynı zamanda). Swiss Re, faiz oranlarındaki bir miktar gevşemeye rağmen, orta vadede yüksek kalmaya devam edeceğini ve sabit faizli ürünlerden endekse bağlı tasarruf ürünlerine yönelen taleple birlikte hayat tasarrufu ürünlerine olan talebi destekleyeceğini söylüyor. Reel ücret artışı, yaşlanan demografik yapı ve gelişmekte olan piyasalarda orta sınıfın yükselişi de bu olumlu zemini desteklemeye devam edecek.

Ayrıca hayat riski koruması branşının büyümesinin son yıllarda tasarruf branşına kıyasla oldukça daha istikrarlı olduğuna dikkat çeken rapor, 2025 ve 2026 yıllarında yıllık %2,7 prim büyümesi öngörüldüğünü belirtiyor. Raporda Swiss Re, Avrupa pazarlarında maluliyet ve uzun süreli bakım teminatlarına yönelik talebin dirençli olduğunu belirterek 2025-2026 yılları arasında riskten korunma talebinin konjonktürel faktörler, yapısal trendler (daha pahalı sağlık ve bakım hizmetleri, yaşlanan demografi) ve cazip ürünler tarafından yönlendirilmesinin beklendiğini ifade ediyor.

3 SENARYO

Rapor, küresel ekonominin önümüzdeki 12-18 ay içinde izleyebileceği üç temel alternatif yolu şöyle sıralıyor:

  • Artan jeopolitik gerilimlerin ve/veya yıkıcı ticaret savaşlarının getirdiği “yenilenen arz şokları”,
  • Merkez bankası faiz oranlarının çok uzun süre yüksek tutulması veya ABD Hazine tahvillerinin risk priminde ani ve keskin bir artış görülmesi nedeniyle finansal stresin neden olduğu bir “küresel durgunluk”,
  • Daha yüksek sermaye yatırımları gören, bir büyüme patlaması ve iyi huylu enflasyona dönüşen teknoloji ile ilgili bir “verimlilik canlanması”.

Üç senaryonun her birinin sektör için farklı doğrudan ve dolaylı etkiler getirdiğini aktaran rapor, alternatif senaryoların göz önünde bulundurulmasının beklenmedik gelişmelere hazırlanmaya, proaktif hafifletme eylemlerine yön vermeye veya fırsatlardan yararlanmaya yardımcı olabileceğini belirtiyor. Rapor, ilk senaryo olan yenilenen arz şoklarında “Yeniden hızlanan enflasyon, hayat dışı sigorta performansını zorlayacak ve sermaye ve özkaynaklar etkilenecek. Hasar şiddeti artacak ve kârlılık zayıflayacak. Yüksek enflasyon, artan nominal prim oranlarının faydalarını aşındıracak. Mülk, motor ve iş kesintisi gibi bazı branşlardaki hasarlar da tedarik zincirindeki aksamalar nedeniyle artacak ve bu da sigortalama kârlılığını azaltacak. Hayat sigortası yükümlülükleri enflasyon şokundan sınırlı bir etki görecek ancak daha yüksek faiz oranlarının daha düşük garantili oranlarla yürürlükteki işleri olumsuz etkilemesi nedeniyle batık riski artabilmesi muhtemel” diyor.

İkinci senaryo olan küresel durgunluk, reasürans şirketlerinin bilançolarının her iki tarafını da vuracak ve potansiyel olarak ödeme gücü endişelerini artıracak. Düşen gelirler, artan işsizlik ve daralan ekonomik faaliyetler nedeniyle sigorta talebinde yaşanacak yaygın bir düşüş, hayat dışı ve hayat sigortalarında nominal prim büyümesine ciddi zarar verecek. Hayat dışı branşlarda, ticari kredi gibi ticari branşların kârlılığı, iflaslar ve/veya temerrütler nedeniyle en kötü şekilde etkilenecek. Hayatta, garantili tasarruf ürünleri cazibesini ve kârlılığını kaybederken, koruma ürünleri sınırlı bir etki görecek. Yatırım sonuçları finansal piyasa stresi nedeniyle önemli ölçüde zayıflayacak.

Son senaryoda ise hem hayat hem de hayat dışı branşlarda güçlü nominal prim büyümesi ve yatırım sonuçları görülecek. Hayat dışı branşlar, daha güçlü ekonomik faaliyet ve daha yüksek faiz oranları nedeniyle prim ve yatırım getirilerinde artış yaşayacak. Ticari branşlar, iyileşen iş ortamı ve ticaret nedeniyle en yüksek faydayı sağlayacak. Ancak, daha güçlü yatırım getirileri ile dengelenen daha yüksek ekonomik faaliyet ve bunun sonucunda hasar hacimlerindeki artış nedeniyle hayat dışı kârlılık üzerindeki etki büyük ölçüde nötr kalacak. Hayat ürünleri için daha yüksek talep; daha yüksek hane halkı geliri, istihdam ve borsa getirilerinden kaynaklanacak. Artan faiz oranları ve güçlü sermaye piyasaları nedeniyle daha iyi prim ve ücret geliri akışlarının yanı sıra daha iyi yatırım getirileri kârlılığı destekleyecek.

Yorum yazın