Gücü, cinsiyetinin ne olduğunda değildir!

Yazıma, sigorta sektörünün hızla gelişimine ve yeni uygulamalara olan uyumun önemine vurgu yaparak başlamak istiyorum. Çünkü sigortacılığın teknik konularının çok ötesinde bir konuyu değerlendirmenize sunmak istiyorum.

Nisan ayı içinde, finans sektöründe cinsiyet eşitliğini ele alan “Sex equality in the financial services sector in Turkey and the UK” konu başlıklı bir makale okudum. Özellikle, makalenin dikkatimi çekmesinin nedeni, kurucu başkanı olduğu arkadaşım ve kurucu üyelerinin ‘KASİDER’ için verdikleri mücadelenin coşkulu ve enerjik yolcuğunu daha iyi özümsemek ve onları destekleyecek bilgi kaynağımı genişletmekti. Makalenin bana çok ilginç gelmesi nedeniyle hem ondan aklımda kalanları, hem de kendi yorumlamamı katarak, iş yaşamındaki kadın ve erkek fırsat eşitliği ile ilgili görüşmelerimi aktarmak istiyorum.

Sektörün gelişimi için yapılan çalışmaların çoğunun, teknik altyapı ve operasyona dayalı işlemlerin yenilenmesine yönelik olduğu hepimizce bilinmektedir. Bununla beraber, sektöre değer katan zincirin en önemli halkalarından birisi de insan kaynağı ve gelişimidir. Gerek kurum içi, gerekse bireysel gayretlerin sonucunda yetenekleriyle sektörel büyümeye katkı sunan kadın ve erkek yöneticilerin fırsat eşitliği anlayışıyla rollerini ve sorumluluklarını gerçekleştirmeleri çok daha anlamlı olmaktadır. Temel amacının, kadının çalışma hayatında kendini güçlü bir şekilde ve fırsat eşitliğine dayalı olarak temsil edebilmesinin gerekleri için faaliyetlerini yürüten KASİDER’in, sigortacılığın gelecekteki yönetim kadrolarında eşit ölçütlerde mücadele edecek donanımlı kadın yöneticilerin bulunması için çalışan bir STK kuruluşu olmasını da, ayrıca değerli bulmaktayım.

Çoğu gelişmiş toplumlarda, finans sektöründe kadınlara verilen kariyer fırsatları diğer sektörlerin çoğundan daha iyi olduğu görülmektedir. Psikolojik sermayesi güçlü birçok kadın yöneticinin, orta ve üst düzeyde yönetimde olduklarını görmek mümkündür. Ancak, makaleye konu olan araştırmada, yalnızca geleneksel cinsiyet, sınıf, yaş, cinsel yönelim, din ve fiziksel yetenek çizgilerinde değil, aynı zamanda evlilik, güvenlik, kişisel ağ kurma gibi faktörlerin önemindeki yerel ve kültürler arası farklılıklara rağmen, her iki ülkedeki kadın yöneticilerin maruz kaldığı kümülatif dezavantaj dikkat çekici ölçüde benzerlik göstermekteydi. Makalede vurgulanan bir konu da, bankaların yönetim kurullarında ve para piyasalarında en prestijli ve kazançlı pozisyonların hala büyük ölçüde erkekler tarafından temsil edilmeleri ve bunun da sektördeki kadın personel için devam eden bir dezavantaj olarak görülmesiydi.

Yine yazının bir bölümünde, Türkiye’deki kadın çalışanların sosyo-ekonomik, dini ve etnik kökenlerine bakılmaksızın finansal sektörde eşit fırsatlara sahip olduklarına dair yaygın bir görüş olduğu bilinmektedir. Bununla beraber uygulamada Türk finans kurumlarının, donanımlı, kabul edilebilir bir yaşam tarzı ve fiziksel görünümüne önem veren isteklilikte bulunan ayrıcalıklı çalışanların azınlığına istihdam fırsatları sunmakta olduğu belirtilmektedir. Bu nedenle, finans sektörü içindeki istihdam fırsatları sadece cinsiyet açısından değil, aynı zamanda sınıf, eğitim, doğum yeri, etnik köken, yaş ve fiziksel görünüm gibi diğer sosyo-ekonomik ölçütler tarafından belirlenmektedir. Kurumların farklılıklar yönetimine geçmesiyle birlikte, yetenekleri farklı düzeylerdeki kadınlara ilişkin güvenilir istatistiklerin ortaya çıkması ve kurumsal iletişim ağıyla birlikte bilinirliklerin artması cinsiyet eşitliğinde önemli bir faktör olarak görülmektedir. Genel olarak finans sektörü içindeki hiyerarşik yapıya bakıldığında kadınların üst düzeyde temsil edilme fırsatının hala büyük mücadeleler sonucunda gerçekleştiğine şahit olmaktayız. Bu nedenle, eşitliğe yönelik değişim stratejilerinin başında güçlü bir örgütlenme gelmektedir. KASİDER benzeri derneklerin sadece sigorta sektöründe değil, diğer sektörlerde de oluşturulması sonucunda, toplumsal hareketlenme teşvik edilecek ve kadın yöneticilerin cinsiyet eşitliği mücadelesinin fark edilmesi ve işverenlerin dikkatinin çekilmesi çok daha önemli hale gelecektir.

Mehmet Muratoğlu

Mehmet Muratoğlu

mehmet@etkinyonetim.com

İlginizi Çekebilir