Gönüllü BES’te sevindiren rakamlar

2016 yılının ilk iki ayında toplamda 106 bin yeni katılımcının girdiği BES’e, bu yılın ilk iki ayında, yoğun bir şekilde Otomatik Katılım’ın konuşulduğu bir ortamda yaklaşık 120 bine yakın kişinin girdiği görüldü. 30 Aralık 2016 ile 17 Mart 2017 tarihlerini kapsayan dönemde BES’teki toplam katılımcı sayısı 6 milyon 625 bin kişiden, 6 milyon 741 bin kişiye çıkarken, katılımcıların toplam fon tutarı ise 53 milyar 409 milyon liradan, 56 milyar 682 milyon liraya yükseldi. Fon tutarındaki 3 aylık artış 3 milyar 272 milyon lira oldu.

Bu rakamlar şunu gösteriyor ki; BES, Otomatik Katılım’ın yarattığı havadan beklentilerin aksine olumlu beslendi. Otomatik Katılım’a yönelik tanıtımlar, toplantılar, hem ulusal hem de yerel basında çıkan haberler yeni sistemin de özünün bireysel emeklilik olması nedeniyle BES’e olumlu yansıdı. BES, 14. yılına yakışır şekilde büyümesine hız kesmeden devam ederken, tabii ki burada pazardaki şirketlerin geldiği kaliteli insan gücünün büyük bir etkisi var. Aynı zamanda sigorta acentelerinin de normal BES’e yönelik çabalarını da unutmamak gerekiyor. Geçen haftaki yazımda da bahsettiğim gibi, genel anlamda baktığımızda BES’te yol uzun.

400 milyar lira neden olmasın?
Sistemi tabana yaymanın ilk adımı olan Otomatik Katılım’da belki henüz yolun başındayız ama sıra artık 18 yaş altındaki kişilere geldi diye düşünüyorum. Bu konuda çalışmalar olduğunu duyuyoruz. Bu sevindirici fakat şu da bir gerçek ki, bir ülkenin ekonomisinin gücü elindeki sermaye gücüyle ölçülüyor. Kaybedenin olmadığı bir yapı olan BES’in ülke ekonomisine katkıları çok fazla. Emeklilik fonlarının, gönüllü yapıda istikrarlı büyümesi, yeni başlayan Otomatik Katılım ve planlama aşamasında olan 18 yaş altına da BES gibi yeniliklerle 2020’li yıllarda hedeflenen 400 milyar liralık bir büyüklüğe gelmesi durumunda önemli bir finansal güç olacaktır. Tabii ki, bu sermaye gücünün piyasalarda son yıllarda sıkça yaşanan dalgalanmaların önüne geçebileceğini de unutmamak gerekiyor. Fondaki sermayenin finansal piyasalardaki yatırım araçlarında, gelir getirmesi beklenen büyük alt yapı projelerinde değerlendirilmesi, günümüzde küçük bir finansal işlemle dahi dalgalanan piyasalarda önemli bir fren görevi görecektir. Enerji ithal eden kurum ve şirketlerimizin döviz talebi olduğu günlerde yaşanan dalgalanmaları bu duruma örnek gösterebiliriz.

Evet, birçok kez dile getirdiğimiz gibi BES bu ülkenin en önemli başarı hikayelerinden biri. Fakat bu hikayeyi Otomatik Katılım benzeri yeniliklerle daha da cazip hale getirmek gerekiyor. Bunun yolu ise başta düzenleyici kurumlar olmak üzere tüm paydaşların yoğun iletişiminden geçiyor.

Yakup Sayar’ın 29 Mart 2017 tarihli Vatan Gazetesi’nde çıkan yazısıdır.

Yorum yazın