Giyilebilir teknolojiler sigortacıların yeni ortağı olacak

İlk defa yabancı uzay dizilerinde gördüğümüz giyilebilir cihazlar, günümüzde teknoloji dükkanlarının vitrinlerini süslüyor. Fitbit, Nike Kol Bantları ve Google Glass gibi ürünler, günlük yaşam ve çalışma süreçlerine yön veriyor. Giyilebilir teknolojiler, kıyafetlere ya da vücudunuzun uzuvlarına iliştirdiğiniz küçük boyutlu elektronik cihazlardan oluşuyor. Hatta bazı cihazlar giysilerin bir parçası olarak hazır geliyor. Bu cihazlar araç kullanırken, yemek yerken, spor yaparken ya da günlük işlerini gerçekleştirirken ses, görüntü ve daha pek çok bilgiyi kaydediyor ve bu verileri bilgisayarlar ve akıllı telefonlar üzerinde gerçek zamanlı olarak sigorta şirketleri gibi üçüncü partilerle paylaşıyor.
En popüler giyilebilir cihazlar arasında video oyunları ve eğlence için kullanılan kulaklıklar, egzersiz ve fitness bileklikleri, ve sağlık verileri denetleyen akıllı saatler bulunuyor. Popülerliği gittikçe artmakta olan Google gözlükleri ise hatırlatma notları, hava durumu bilgisi, mesajlaşma, yol tarifi ve fotoğraf gibi özellikler sunuyor.
PwC raporu ‘Giyilebilir Gelecek’e göre, ABD vatandaşlarının yüzde 20’si giyilebilir cihazlara sahip ve bu rakamın yakın dönemde hızla artış göstermesi bekleniyor. Giyilebilir cihaz piyasası milenyum jenerasyonu tarafından büyük ilgi görüyor. ABD Y jenerasyonunun yüzde 50’sinin gelecek yıl fitness bilekleri olacağı, yüzde 23-40 arasında ise başka giyilebilir cihazlara sahip olacakları tahmin ediliyor. Giyilebilir cihazlarda en çok istenen özellikler ise egzersiz takibi (yüzde 81), beslenme ve tıbbi ölçümleme (yüzde 71) ve indirim olan yerlerin takibi (yüzde 51). PwC raporuna göre, anket yapılan kişilerin yarısından çoğu, uzun kullanım için verilebilecek parasal bir ödül olursa giyilebilir teknolojileri kullanmaya daha istekli olduklarını belirtti.

SİGORTACILARA KAZANDIRACAKLARI
Sigorta sektörü bütün bu gelişmeleri dikkatle takip ediyor. 2014 yılında Boston merkezli araştırma ve danışmanlık şirketi SMA’nın hazırladığı ankete göre, sigortacıların yüzde 3’ü giyilebilir cihazları kullanırken, yüzde 22’si bu teknolojiyi iş süreçlerine entegre edebilmek için stratejiler geliştirmeye çaba sarf ediyor.
Accenture tarafından yapılan başka bir anket ise sigorta şirketlerinde yönetici pozisyonunda çalışanların yüzde 63’ünün müşterilerle, çalışanlarla ve ortaklarla daha iyi iletişim kurabilmek için giyilebilir cihazları kullandığını ortaya koyuyor. Rapora göre önümüzdeki iki yıl içerisinde sigorta sektörü çalışanlarının üçte biri bu teknolojiden faydalanacak.

KULLANIM ALANLARI
Giyilebilir cihazlar, sigorta sektöründe, pazarlama, underwriting, risk yönetimi, ürün geliştirme, çalışan sigortaları ve bireysel tazminat başvurularının yönetilmesinde kullanılıyor. Bu konu üzerinde uzman, Novarica Araştırma ve Danışma Başkan Yardımcısı Tom Benton, bu cihazların sigorta alanında (özellikle tazminat belirleme konusunda), kullanan kişinin gördüklerini ve duyduklarını kaydettiği için kullanılabileceğini belirtti. Benton konuyu şöyle örnekledi: “Google Glass gibi cihazlar ile hasar meydana geldiği anda video ve fotoğraf çekilebiliyor. Bu cihazlar sayesinde görgü tanıklarının ya da mal sahiplerinin ifadeleri de kaydedilebiliyor.” Gözlükler araçların yer ve sürüş bilgilerini de depoluyor. Giyilebilir cihazlar endüstrisinin akıllı saatler ve Google gözlüklerinden çok daha geniş olduğunu belirten araştırma firması SMA’nın ortağı Denise Garth, cihazlar arasında bebeklerin hareketlerini gözlemleyen yatıştırma cihazları, içinde mikro çipler bulunan dövmeler ve hatta yapay karaciğerler bulunduğunu söylüyor. SMA tarafından yapılan araştırmaya göre giyilebilir cihazlar çok kısa sürede çok hızlı bir şekilde popülerlik kazanacak ve bu işte faaliyet gösterenler büyük kazanımlar elde edecek.

DOĞAL AFETLERDE HASAR TESPİTİ
Gürcistanlı Connect Fore Claims şirketi geçtiğimiz baharda hasar hesaplaması için Google Glass’ı test etmeye başladı. İş süreçlerini değiştiren şirket, Google Glass’ın en önemli özelliğinin karışık hasarların tespitinde sahada çalışanlarından gerçek zamanlı geri dönüş alabilmek olduğunu fark etti. Google Glass’ın sadece hasar tespit sürecini hızlandırmakla kalmadığını ve toplanan veri kalitesini artırdığını belirten NCC CEO’su Matt Anderson, sonuçların umut verici olduğunu söylüyor: “Bu teknolojiyi gerçek zamanlı tazminat talepleri ve doğal afetler hasarlarının ölçülmesinde kullanacağız. Bu cihazların yeni eleman yetiştirmemizde de büyük yardımı olacağını düşünüyorum.”

MÜŞTERİLERLE ETKİLEŞİM
Uzmanlara göre, giyilebilir teknoloji, sigortacıların müşterileri ile daha sık bir şekilde etkileşimde bulunmalarını mümkün kılarak , şirketlerinin hizmetlerine katma değer katmasını mümkün kılıyor. Sigorta şirketleri, geleneksel yöntemlerde müşterileri ile sadece prim ve tazminat ödemesi yapılırken iletişim sağlıyor. Bu zamanlar müşterilerle etkileşimde bulunmak için pek de uygun değil. Bu nedenle, sigortacıların iş modellerini ürün yerine hizmet satacak şekilde tekrardan yapılandırması gerekiyor. Sigorta sektörünün oto sektöründe gerçekleşen değişimleri yakından izlemesi ve bu gelişmelerden pay çıkarması gerekiyor. En büyük otomobil şirketlerinden Ford Motor’un CEO’su Mark Fields, Ford’un bir otomotiv şirketi olmaktan uzaklaşıp, çeşitli hizmetler ve tecrübeler sunan bir mobilite şirketi konseptine ayak uydurmasını istediğini söylüyor. Giyilebilir teknolojilerin yaygınlaşma, müşteri etkileşimini artırmak ve süreçlerini modern zamana uygun hale getirmek isteyen sigortacılar için önemli bir fırsat kapısı. Şirketlerin inovatif düşünüp iş modellerini ve iş süreçlerini yeniden, teknolojinin getirdiği etkenleri de hesaba katarak geliştirmesi gerekiyor. Eğer şirketler bugünkü şekilde iş yapmaya devam ederlerse pek çok fırsatı tepmiş ve potansiyellerine ulaşamamış olacaklar.

GİZLİLİK HAKKI SORUNLARI
Müşteriler her ne kadar giyilebilir cihazların sağlık, güvenlik ve yaşam tarzını iyileştirdiğini düşünseler de, akıllarda mahremiyet konusuyla ilgili pek çok soru var. PwC raporuna göre bu cihazları satın alan müşterilerin yüzde 82’sinin mahremiyet ile ilgili endişeleri var. Giyilebilir cihaz sahiplerinin yüzde 86’sı ise olası bir güvenlik ihlalinden çekiniyor.
Bu endişeyi fark eden teknoloji şirketleri cihaz sahibi müşterilerin, giyilebilir cihazlar tarafından toplanan tüm bilgilerinin yine müşterilere ait olacağını ve verinin onlar istemeden hiçbir şekilde kullanılamayacağını söylüyor. Bilgilerinin kullanılmasına izin veren kullanıcılar ise bunun karşılığında bir şekilde kompanse edilmek isteyecek. Bunun da, cihazlar tarafından kullanılan bilginin kullanılmasını onaylayan cihaz sahiplerine indirim ya da ekstra hizmet olarak geri dönmesi bekleniyor.

EK GÜVENLİK ÖNLEMLERİ
İkisi de Hindistan Üniversitesi Enformatik ve Programlama Fakültesi’nde profesör olan Apu Kapadia ve David Crandall’a, giyilebilir cihazlarla çekilen fotoğraflarda gizlilik hakkının iyileştirilmesini sağlayacak teknolojilerin geliştirilmesi için Ulusal Bilim Enstitüsü tarafından 1.2 milyon dolar fon sağlandı.  Görüntü toplamadaki hızlı artış ile hem bireylerde hem de toplumda gizlilik endişesinin katlanarak büyüdüğünü ifade eden Kapadia, konuyu şöyle özetliyor: “Bizim amacımız yeni görsel bulma ve içerik analiz aletleri yaratarak bireylerin kendi gizliliklerine bir nebze sahip çıkmasını sağlamak. Bunu yapmak için de sosyolojik ve teknik bir perspektiften bakarak insanların mahremiyet algılarını ortaya çıkarmalıyız.” Yeni kameraların sayısız kullanım alanı olduğu belirten Crandall ise bu fotoğrafların arasında diğer insanların fotoğrafları, hassas bilgiler, bilgisayar ekranlarındaki özel emailler, ofisler ve evler gibi özel yerler ve hatta yatak odalarının ve banyoların da görüntüleri olduğunu söylüyor. Crandall, “Bir bilgisayar destekli görüntüleme tekniği geliştirerek potansiyel sakıncalı görsellerin otomatik olarak bulunabilmesini sağlamaya çalışıyoruz” diye konuştu.

DİJİTAL GÜNLÜKLER
Araştırmacıların söylediğine göre görsel toplayarak, bunu aile tarihi tutmak ve sürekli olarak kişisel bilgi toplamak için kullananların sayısı her geçen gün artıyor. Narrative Clip isimli bir cihaz saatte 120 fotoğraf çekerken, Autographer adlı diğer bir cihaz saatte 360 fotoğraf çekiyor. Bu cihazı kullananların ve onların çevresindeki kişilerin bu konu üzerinde daha fazla kontrolü olması gerekebilir gibi gözüküyor. Profesör Kapadia, dijital günlük tutanların başkalarının ve kendi gizlilikleri ile ilgili endişeleri olduğunu ancak, cihazlar tarafından alınan görsellerin kontrolünü başka birine vermeyeceklerini söylüyor. Olası bir çözüm hakkında konuşan Kapadia teknolojinin gelişmesiyle beraber alınabilecek bazı önlemlere dikkat çekiyor: “Gelecekte sosyo-teknik bir yaklaşım ile giyilebilir kameralarda gizlilik özellikleri olabilir ve bu sayede istenmeyen fotoğrafların kameraya girmesi otomatik olarak engellenebilir.”

MADALYONUN ARKA YÜZÜ
Giyilebilir cihazlar, kullanıcıların sağlığına pek çok konuda fayda sağlasa da, bazı sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Sağlık uzmanlarının yaptığı araştırmalara göre, şirketlerde kullanılan giyilebilir cihazlar başağrılarına, çift görmeye ve baş dönmesine neden olabiliyor ve sürüş sırasında sorun yaratabiliyor. Şirket yöneticileri, bu cihazları kullandırmadan önce, çalışanlarının sağlığı ve potansiyel kazaların engellenmesi  açısından bazı önlemler almak zorunda.
Kaynak: InsuranceJournal

 

Yorum yazın