Elektrikli araçlar sigortacılıkta yeni bir dönemin kapısını aralıyor
Elektrikli araç teknolojilerindeki hızlı gelişim, otomotiv sektöründe olduğu kadar sigortacılıkta da yeni bir dönüşüm sürecini beraberinde getiriyor. Batarya sistemleri, şarj altyapısı, yazılım tabanlı güvenlik mekanizmaları ve yüksek voltaj teknolojileri; klasik motor sigortacılığı yaklaşımının yeniden şekillenmesine neden oluyor
Küresel ölçekte hızlanan elektrikli araç dönüşümü, Türkiye’de artık belirgin bir büyüme trendi oluşturuyor. Bu gelişimle birlikte sigorta sektörü de yalnızca araç gövdesini değil; batarya sistemlerini, şarj ekipmanlarını, asistans hizmetlerini ve yeni nesil hasar süreçlerini kapsayan daha geniş bir risk yönetimi yaklaşımına yöneliyor. Uluslararası araştırmalar, önümüzdeki dönemde elektrikli araçların yalnızca otomotiv sektörünü değil; sigortacılık, asistans, servis altyapısı, veri yönetimi ve mobilite hizmetlerini de doğrudan etkileyeceğini ortaya koyuyor. Özellikle batarya teknolojilerindeki gelişim, araç yazılımlarının daha karmaşık hale gelmesi ve bağlantılı araç sistemlerinin yaygınlaşması, sigorta sektöründe teknik uzmanlık ihtiyacını artırıyor.
ELEKTRİKLİ ARAÇ PAZARI BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR
Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre dünyada elektrikli araç satışları 2025 yılında 17 milyon adedi aşarken, yeni otomobil satışları içerisindeki payı %20’nin üzerine çıktı. Ajansın projeksiyonlarına göre 2026 yılında satılan her 4 araçtan 1’inin elektrikli olması bekleniyor. Türkiye’de de elektrikli araçlara yönelik ilgi her geçen yıl artıyor. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği verilerine göre Ocak-Kasım 2025 döneminde elektrikli otomobil satışları 166 bin 665 adede ulaşırken, toplam otomobil pazarındaki payı %17,8 seviyesine yükseldi. 2026’nın ilk 4 ayında ise elektrikli araç satışları 54 bin 892 adet olurken, pazar payı %18,9’a çıktı. Bu tablo, elektrikli araçların artık belirli bir kullanıcı grubunun tercihi olmaktan çıkarak otomotiv pazarının önemli bileşenlerinden biri haline geldiğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, özellikle yakıt maliyetleri, düşük kullanım giderleri, çevresel farkındalık ve gelişen şarj altyapısının tüketici tercihlerinde belirleyici olmaya başladığını değerlendiriyor. Bununla birlikte yeni model çeşitliliğinin artması ve yerli üretim yatırımları da pazardaki büyümeyi destekleyen başlıklar arasında gösteriliyor.
YENİ NESİL ARAÇLAR YENİ RİSK BAŞLIKLARI OLUŞTURUYOR
Elektrikli araçlarda risk yapısı, geleneksel içten yanmalı araçlardan bazı yönleriyle farklılaşıyor. Özellikle batarya sistemleri, yüksek voltaj altyapısı ve şarj ekipmanları, sigorta sektöründe yeni değerlendirme alanları oluşturuyor. Birleşik Krallık İş Sağlığı ve Güvenliği İdaresi tarafından yayımlanan teknik değerlendirmelerde, elektrikli araçlarda kullanılan yüksek voltaj sistemlerinin özel uzmanlık gerektirdiği; bakım, kurtarma ve onarım süreçlerinde yeni güvenlik standartlarının önem kazandığı belirtiliyor. Bu durum, sigorta sektöründe hasarın yönetimi, aracın taşınması, depolanması ve onarım sürecini de kapsayan daha bütüncül bir yaklaşımı öne çıkarıyor. Elektrikli araçların sahip olduğu gelişmiş yazılım sistemleri, sensörler ve bağlantılı sürüş teknolojileri de hasar yönetiminde farklı değerlendirmeleri beraberinde getiriyor. Özellikle otonom sürüş destek sistemleri, kamera ve radar teknolojileri, küçük ölçekli kazalarda bile maliyet hesaplamalarının değişmesine neden olabiliyor.
BATARYA SİSTEMLERİ ÖNEMLİ HALE GELİYOR
Elektrikli araçlarda en dikkat çeken unsurlardan biri batarya teknolojileri. Bataryaların araç maliyetindeki yüksek payı, hasar yönetimi süreçlerinde de önemli bir rol oynuyor. İngiltere merkezli araç güvenliği araştırma kuruluşu Thatcham Research tarafından yayımlanan araştırmalar, batarya sistemlerinin araç değerinin önemli bir bölümünü oluşturduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle batarya hasarlarının doğru şekilde analiz edilmesi, onarım süreçlerinin uzman ekipler tarafından yürütülmesi ve güvenli depolama
YAPAY ZEKÂYA SORDUK
Uluslararası sigorta raporları, reasürans analizleri, elektrikli araç verileri ve hasar araştırmaları üzerinden yapılan yapay zekâ değerlendirmelerine göre elektrikli araçlar, sigorta sektöründe tamamen yeni bir risk alanı oluşturmaktan çok mevcut risk yapısını daha teknik ve veri odaklı hale getiriyor. Yapay zekâ analizleri; batarya sistemleri, şarj altyapısı, yüksek voltaj teknolojileri ve yazılım tabanlı araç mimarisinin, hasar yönetimi süreçlerinde uzmanlaşma ihtiyacını artırdığına dikkat çekiyor. Aynı değerlendirmelerde önümüzdeki dönemde sigorta şirketlerinin yalnızca araç gövdesine değil; batarya sağlığına, şarj ekipmanlarına, asistans hizmetlerine ve veri temelli fiyatlama modellerine daha fazla odaklanacağı öngörülüyor. Yapay zekâ analizlerine göre elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte mobil şarj çözümleri, akıllı asistans hizmetleri, uzaktan teşhis sistemleri ve batarya odaklı hasar yönetimi uygulamalarının sektörün yeni standartları arasında yer alması bekleniyor. hale geldiğini belirtiyor. Özellikle yüksek voltajlı sistemlerin kontrol süreçleri, eksperlik hizmetlerinden çekici operasyonlarına kadar birçok alanda yeni uzmanlık gerektiriyor.
ŞARJ ALTYAPISI SİGORTA KAPSAMLARINI GENİŞLETİYOR
Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte şarj altyapısı da sigorta sektöründe yeni değerlendirme alanları oluşturuyor. Ev tipi wallbox sistemleri, şarj kabloları, adaptörler ve kamusal şarj istasyonları artık motor sigortalarıyla birlikte değerlendirilen yeni bileşenler arasında yer alıyor. Birleşik Krallık Sigortacılar Birliği tarafından yayımlanan rehberlerde, şarj sistemlerinin konut ve motor sigortalarıyla ilişkili yeni teminat alanları oluşturduğu belirtiliyor. Bu gelişmeler doğrultusunda sektör, yalnızca araç korumasına odaklanan klasik yapıdan; şarj ekipmanları, asistans çözümleri ve bağlantılı hizmetleri de kapsayan daha entegre ürün modellerine yöneliyor. Uzmanlara göre özellikle toplu yaşam alanlarında kurulan şarj altyapıları, önümüzdeki dönemde konut sigortaları ve sorumluluk poliçeleri açısından da yeni değerlendirmeler oluşturabilir. Şarj istasyonlarının yaygınlaşmasıyla birlikte altyapı güvenliği ve operasyon yönetimi gibi başlıkların daha fazla önem kazanması bekleniyor.
ŞİRKETLER YENİ ÜRÜN VE HİZMETLER GELİŞTİRİYOR
Alanlarının oluşturulması önem kazanıyor. Uluslararası araştırmalar, elektrikli araç onarımlarında teşhis süreçlerinin daha teknik hale geldiğini; batarya sağlığı analizlerinin, veri erişiminin ve özel ekipman kullanımının önemini artırdığını gösteriyor. Sektör temsilcileri, batarya kaynaklı hasarların doğru yönetilmesinin operasyonel güvenlik açısından önemli Elektrikli araç kullanımındaki artış, sigorta şirketlerinin ürün yapılarını da dönüştürüyor. Türkiye’de birçok şirket, elektrikli araçlara özel kasko çözümleri geliştirmeye başladı. Bu ürünlerde batarya sistemleri, şarj kabloları, wallbox ekipmanları, asistans hizmetleri ve şarj bitmesi durumunda destek hizmetleri gibi başlıklar öne çıkıyor. Sektörde özellikle asistans tarafında da yeni hizmet modelleri dikkat çekiyor. Mobil şarj çözümleri, çekici organizasyonları ve elektrikli araçlara özel yol yardım hizmetleri önümüzdeki dönemde daha yaygın hale gelebilir. Bununla birlikte sigorta şirketlerinin eksperlik, servis anlaşmaları, teknik eğitimler ve dijital altyapı yatırımları konusunda da yeni hazırlıklar yaptığı görülüyor. Özellikle elektrikli araç kullanıcı deneyimine uygun hızlı hizmet modelleri, sektörde rekabetin önemli başlıklarından biri haline geliyor. Elektrikli araçlarla birlikte asistans hizmetlerinde de yeni bir dönem başlıyor. Uzmanlar, önümüzdeki süreçte klasik çekici hizmetlerinin yanı sıra mobil enerji desteği, akıllı yönlendirme sistemleri ve elektrikli araçlara özel dijital asistans çözümlerinin daha yaygın hale gelebileceğini değerlendiriyor.
AXA Türkiye Hasar Başkanı Eray Kangal: Elektrikli araçların yaygınlaşması sigorta penetrasyonunu artıracak
AXA Türkiye Hasar Başkanı Eray Kangal, elektrikli araçların yaygınlaşmasının sigorta penetrasyonunu artırma potansiyeli taşıdığını belirtti. Elektrikli araç kullanıcılarının güvence talepleriyle sigortaya yaklaşımının değiştiğini ifade eden Kangal, sigortanın risk yönetimi aracı olarak önem kazanacağını söyledi.

Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte sigorta sektöründe risk tanımının da önemli ölçüde değiştiğini belirten AXA Türkiye Hasar Başkanı Eray Kangal, mevcut kasko risklerinin yanı sıra batarya sistemleri, şarj altyapısı, yüksek voltajlı elektronik bileşenler ve yazılım kaynaklı risklerin daha belirgin hale geldiğini söyledi. Kangal, özellikle şarj sırasında oluşabilecek elektriksel arızalar, aşırı ısınma ve yangın riskinin elektrikli araçlara özgü yeni risk alanları arasında yer aldığını ifade etti.
‘HACKER SALDIRILARINI DEĞERLENDİRİYORUZ’
Bağlantılı araç teknolojilerinin ortaya çıkardığı siber tehditlerin sigorta perspektifinde ayrı değerlendirilmesi gereken başlıklar arasında yer aldığını belirten Kangal, elektrikli araçların bağlantılı ve yazılım temelli yapısının siber riskleri sigorta gündeminin önemli başlıklarından biri haline getirdiğini söyledi. Kangal, “Doğrudan aracı hedef alan hacker saldırıları sonucu araç elektroniğinde oluşabilecek hasarların ve bunlara bağlı kazaların belirli kriterler çerçevesinde teminat kapsamına alınması, bu yeni risk alanına yönelik bilinçli yaklaşımımızın bir göstergesidir” dedi.
ŞARJ ÜNİTELERİ GÜVENCE ALTINDA
Elektrikli araç kullanıcılarının ihtiyaçlarına uygun ürün ve teminat yapıları geliştirdiklerini belirten Kangal, elektrikli araç ekosisteminin önemli parçalarından biri haline gelen duvar tipi şarj üniteleri ve indüksiyon plakalarını belirli limitler dahilinde teminat altına aldıklarını söyledi. Kangal, “Aynı şekilde şarj kablolarını da zarar görme ve çalınma risklerine karşı poliçe kapsamına dahil ediyoruz” ifadelerini kullandı.
ARAÇ KULLANICILARININ BEKLENTİLERİ DEĞİŞİYOR
Artan yakıt maliyetlerinin yanı sıra elektrikli araçlara yönelik vergi avantajları ve bazı markaların sunduğu finansman desteklerinin satışlardaki yükselişte önemli rol oynadığını belirten Kangal, elektrikli araç parkı büyüdükçe bu araçlara yönelik sigorta talebinin de paralel olarak arttığını söyledi. Kangal, “Kullanıcılar artık yalnızca yasal bir zorunluluğu yerine getirmekten öte, araçlarını daha kapsamlı şekilde güvence altına almak istiyor. Bataryadan yazılıma, şarj ekipmanlarından yetkili servis süreçlerine kadar uzanan geniş teminat yapıları elektrikli araç sahipleri için belirleyici hale geliyor” diye konuştu. Önümüzdeki dönemde elektrikli araç sigortalarına yönelik ilginin daha da artmasını beklediklerini kaydeden Kangal, bu büyümenin klasik standart kasko ürünleriyle sınırlı kalmayacağını vurguladı. Kangal, “Sigorta şirketleri açısından rekabette fark yaratacak unsur fiyatın ötesinde; doğru risk analizi, uzman hasar yönetimi ve elektrikli araçlara uygun servis ağını sunabilme kabiliyeti olacak” ifadelerini kullandı.
ELEKTRİKLİ ARAÇ EKOSİSTEMİ
Avantajlar ve bazı markaların sunduğu finansman desteklerinin satışlardaki yükselişte önemli rol oynadığını belirten Kangal, elektrikli araç parkı büyüdükçe bu araçlara yönelik sigorta talebinin de paralel olarak arttığını söyledi. Kangal, “Kullanıcılar artık yalnızca yasal bir zorunluluğu yerine getirmekten öte, araçlarını daha kapsamlı şekilde güvence altına almak istiyor. Bataryadan yazılıma, şarj ekipmanlarından yetkili servis süreçlerine kadar uzanan geniş teminat yapıları elektrikli araç sahipleri için belirleyici hale geliyor” diye konuştu. Önümüzdeki Hasar Başkanı Eray Kangal, “Bu araçların onarımlarının özel ekipman ve eğitimli teknisyen gerektirmesi, yetkin servis sayısını sınırlarken hasar maliyetlerini de artırıyor” dedi. Elektrikli araç ekosisteminde bugün tüm paydaşların bir öğrenme sürecinin içinde yer aldığını ifade eden Eray Kangal, zamanla sürücü alışkanlıklarının gelişmesi ve teknolojiye adaptasyonun artmasıyla birlikte kaza frekanslarının düşmesinin beklendiğini söyledi. Eray Kangal, “Elektrikli araçların yaygınlaşması sigorta sektörü için yalnızca yeni bir ürün alanı değil; aynı zamanda toplam sigorta penetrasyonunu artırma potansiyeli taşıyor” açıklamasında bulundu.
Doğa Sigorta Hasar ve Hukuktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ümit Gültekin: Elektrikli araçlar sektörün risk yönetimini yeniden şekillendiriyor
Doğa Sigorta Hasar ve Hukuktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ümit Gültekin, elektrikli araçlarla birlikte batarya hasarları, şarj altyapısı riskleri ve yazılım kaynaklı arızaların öne çıktığını belirterek, sektörün daha özelleşmiş teminat yapıları ve veri odaklı risk yönetimi anlayışına yöneldiğini vurguladı.

Elektrikli araçların klasik motorlu araçlardan farklı risk dinamiklerini beraberinde getirdiğini belirten Doğa Sigorta Hasar ve Hukuktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ümit Gültekin, özellikle batarya kaynaklı hasarlar, yüksek voltaj sistemleri, şarj altyapısı riskleri, yazılım kaynaklı arızalar ve aşırı hava koşullarının batarya performansına etkisinin sektörün odaklandığı yeni başlıklar arasında yer aldığını söyledi. Ümit Gültekin, sektörün bu dönüşümünü yalnızca bir risk alanı olarak değil, aynı zamanda yeni nesil sigortacılık ürünlerinin gelişimi açısından önemli bir fırsat olarak değerlendirdiğini ifade etti. Elektrikli araçların beraberinde klasik motorlu araçlardan farklı risk dinamikleri getirdiğine dikkat çeken Ümit Gültekin, “Özellikle batarya kaynaklı hasarlar, yüksek voltaj sistemleri, şarj altyapısı riskleri, yazılım kaynaklı arızalar ve aşırı hava koşullarının batarya performansına etkisi sektörün odaklandığı yeni başlıklar arasında yer alıyor. Sektör olarak bu dönüşümü yalnızca bir risk alanı değil, aynı zamanda yeni nesil sigortacılık ürünlerinin gelişimi açısından önemli bir fırsat olarak değerlendiriyoruz” dedi. Özellikle batarya hasarlarının maliyetli olması nedeniyle eksper süreçleri, onarım standartları ve anlaşmalı servis altyapılarının yeniden şekillendiğini kaydeden Gültekin, “Hızlı şarj istasyonlarında oluşabilecek elektriksel riskler, yangın ihtimalleri ve kullanıcı kaynaklı hatalar da poliçe kapsamlarında daha detaylı değerlendirilmeye başlandı” ifadelerini kullandı.
ÖZELLEŞMİŞ TEMİNAT YAPILARI ÖNE ÇIKIYOR
Mevcut kasko ürünlerinin büyük ölçüde elektrikli araçları kapsadığını vurgulayan Ümit Gültekin, sektörün artık daha özelleşmiş teminat yapılarına yöneldiğini söyledi. Gültekin, “Batarya güvence paketleri, şarj ekipmanı koruması, yol yardım hizmetleri ve yazılım sistemlerine yönelik ek hizmetler önümüzdeki dönemde daha yaygın hale gelecek. Veri analitiği ve araç telematiği kullanımının artmasıyla birlikte risk fiyatlamasının da daha dinamik bir yapıya dönüşmesini bekliyoruz” dedi.
ELEKTRİKLİ ARAÇLARA İLGİ ARTIYOR
Artan akaryakıt maliyetleri, düşük işletme giderleri ve çevreci yaklaşımın elektrikli araçlara olan ilgiyi ciddi şekilde artırdığını belirten Gültekin, Türkiye’de hem bireysel kullanıcılar hem de filo şirketleri tarafında elektrikli araç tercihinin hızlandığını söyledi. Bu gelişimin sigorta sektörüne de doğrudan yansıdığını ifade eden Ümit Gültekin, “Elektrikli araç sahipleri, standart kasko ürünlerinin yanı sıra özellikle batarya güvencesi, şarj istasyonu destek hizmetleri ve özel servis ağı gibi konularda daha kapsamlı çözümler talep ediyor. Bu nedenle sigorta şirketleri de ürün yapılarını elektrikli mobiliteye uygun şekilde güncelliyor” diye konuştu. Önümüzdeki dönemde elektrikli araç sigortalarına olan ilginin daha da artacağını düşündüklerini belirten Ümit Gültekin, “Özellikle yerli üretim modellerin yaygınlaşması ve şarj altyapısının güçlenmesiyle birlikte sigorta penetrasyonunun da büyümesi bekleniyor. Bunun yanında kullanıcı davranışlarını analiz eden teknolojiler sayesinde kişiselleştirilmiş poliçeler ve kullanım bazlı sigorta modelleri sektörün yeni büyüme alanlarından biri olacak” dedi.
‘SEKTÖRÜN GELECEĞİ: YAPAY ZEKÂ RİSK ANALİZİ’
Elektrikli araç dönüşümünün sigorta sektörünü daha teknolojik, veri odaklı ve kişiselleştirilmiş bir yapıya taşıyacağını vurgulayan Ümit Gültekin, “Yapay zekâ destekli risk analizi, uzaktan araç verisi takibi ve önleyici sigortacılık uygulamaları sektörün geleceğinde önemli rol oynayacak” dedi
