Ekonominin güvencesi sigortacılıktır…

Ekonominin güvencesi sigortacılıktır…

Bu başlık çok iddialı oldu diye düşünebilirsiniz. Fakat ekonomisi güçlü olan ülkeleri şöyle bir gözününüz önünden geçirirseniz, bu ülkelerin sigortacılığının da güçlü olduğunu göreceksiniz. Yaklaşık 2 aydır ülkemizin ekonomisi zor günler geçiriyor. Ülkemiz bugünlerden güçlenerek çıkacak ve geleceğe daha güvenli bakacaktır. Bu konuda kimsenin şüphesi olduğunu düşünmüyorum. Dünya ekonomi tarihine bakarsanız bu tür krizlerin ardından hızla güçlenen ve yenilenen sektörlerin başında daima ilk sıralarda banka ve sigorta sektörlerinin olduğunu görebilirsiniz. Bankacılık daha fazla kendini yenileme çabasına girerken, sigortacılık ise insanların varlıklarını koruma güdüsünün artmasıyla hızlı bir büyüme trendi yaşayabiliyor. Bugün bu iki sektörümüz de çok güçlü ve dünyanın birçok gelişmiş ekonomiyle yarışabilecek durumdalar. Yaşanan son krizde iki sektörümüz de hızla olumlu tepki verme başarısı gösterdi. Bankacılarımız ardı arkasına güven verici açıklamalarda bulunurken, Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Can Akın Çağlar da sigorta sektörünün yarattığı fon miktarının 133 milyar lira olduğunu ve şirketlerin yüzde 85’inin fonlarını lirada tuttuğunu açıkladı. Sektörün 160 milyar lira aktif büyüklük ile bankacılık sektöründen sonra ikinci büyük sektör olduğunu ve ekonomi için stratejik öneme sahip olduğunu belirten Çağlar, “GSMH’nın 35 katı tutarında, 90 trilyon liraya yakın teminat vererek yatırımları koruyoruz. DASK, tarım sigortaları, Nükleer Riskler Sigorta Havuzu gibi uygulamalar ile de devletin yükünü paylaşıyoruz. Bireysel emeklilik fonları ise uzun vadeli fonlar ve hem sosyal güvenlik sistemini destekliyor hem de yurtiçi tasarrufları artırıyor. Sigorta ve emeklilik sektörünün piyasaları derinleştirici, stabilize edici fonksiyonu var” diyerek yaşanan krizi atlatacak güçte bir ülke olduğumuzu sigortacı gözünden bizlerle paylaştı. TSB Başkanı’nın açıklamasının, bugüne kadar birçok kez dile getirdiğim “yaratılan faydanın” öne çıkarılmasının sigortacılığın insanların gözündeki değerini artırmada çok önemli olduğu tezimi desteklediğini ve krizlerde de insanlara güven ve moral aşıladığını çok net bir şekilde gördük. Sigortacılığımız da ülkemiz gibi bu krizden güçlenerek yoluna devam edecek. Kimsenin şüphesi olmasın. Hatırlarsanız, Cumhurbaşkanlığı seçimleri ardından 25 Temmuz tarihli yazıma “Sigortacılık için şanslı bir dönem…” şeklinde bir başlık atmıştım. Yazımda Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın gençliği ve farklı vizyonu ile sigortacılığa bugüne kadar eksik kaldığını düşündüğüm “yürütme” desteğinin yeni dönemde olabileceğine olan umudumdan bahsetmiştim. Kısa süre önce ise Bakan Albayrak, Türkiye’nin yeni ekonomi modelini açıkladı ve sigorta sektörünün yeni dönemde önemli bir paya sahip olması için girişimleri olacağını söyleyerek yüzümü kara çıkarmadı. Ardından birkaç gün sonra da Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum inşaat ve şehircilik adına önemli yasal düzenlemeler hazırladıklarını belirterek 2015 yılında yasalaşan ama bir türlü beklenen ilgiyi görmeyen bina tamamlama sigortasının yaygınlaşması için çalışmalar yaptıklarını söyledi. Tüm bunlar ülkemizin geleceğinde sigortacılığın ne kadar büyük bir yer alacağını gösteren çok önemli açıklamalar.

Yorum yazın