Eklem kireçlenmesi günlük yaşamı olumsuz etkiliyor

Eklem kireçlenmesi günlük yaşamı olumsuz etkiliyor

Toplumda eklem kireçlenmesi olarak bilinen osteoartrit, özellikle diz ve kalça eklemlerinde ağrı ve hareket kısıtlılığına neden oluyor. Yaşın ilerlemesi, fazla kilo ve eklem yaralanmaları hastalığın gelişiminde etkili olurken, erken dönemde alınan önlemler ve uygun tedavi yöntemleriyle eklem fonksiyonlarının korunması amaçlanıyor.

En sık görülen eklem hastalıkları arasında yer alan osteoartrit, eklem kıkırdağının zamanla aşınması, incelmesi ve yapısının bozulması sonucunda ortaya çıkıyor. Özellikle orta ve ileri yaş grubunda daha sık görülen hastalık, ilerleyen dönemlerde günlük yaşamı önemli ölçüde etkileyebiliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Tuluhan Yunus Emre, osteoartritin nedenleri, belirtileri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

FAZLA KİLO EKLEMLERE BİNEN YÜKÜ ARTIRIYOR

Osteoartritin gelişiminde yaşın ilerlemesinin yanı sıra fazla kilo, geçirilmiş eklem yaralanmaları ve ameliyatlar, mesleki zorlanmalar, duruş bozuklukları ve eklemlerin aşırı yük altında kalması etkili olabiliyor. Özellikle fazla kilo, diz ve kalça eklemlerine binen yükü artırarak eklemlerin yıpranmasına neden olabiliyor. Geçirilmiş travmalar ve doğuştan gelen bazı eklem sorunları da ilerleyen yıllarda hastalığın ortaya çıkmasına zemin hazırlayabiliyor.

AĞRI İLERLEYEN DÖNEMLERDE DİNLENİRKEN DE GÖRÜLEBİLİYOR

Eklem ağrısı ve sertliği, osteoartritin en yaygın belirtileri arasında bulunuyor. Başlangıçta genellikle hareket sırasında ortaya çıkan ağrı, hastalığın ilerlemesiyle birlikte dinlenme sırasında ve geceleri de hissedilebiliyor. Diz ekleminde meydana gelen kireçlenme, merdiven inip çıkma, çömelme, oturup kalkma ve yürüme gibi günlük hareketleri zorlaştırabiliyor. Kalça eklemindeki kireçlenme ise kasık ve kalça bölgesinde ağrıya, yürüme güçlüğüne ve hareket kısıtlılığına yol açabiliyor.

TEDAVİDE EKLEM HAREKETLERİNİN KORUNMASI HEDEFLENİYOR

Osteoartrit tedavisinde ağrının azaltılması, eklem hareketlerinin korunması ve hastaların günlük yaşamlarını mümkün olduğunca rahat sürdürebilmeleri amaçlanıyor. Hastalığın derecesine ve kişinin ihtiyaçlarına göre kilo kontrolü, egzersiz programları, fizik tedavi, ilaç tedavileri ve uygun hastalarda eklem içi enjeksiyonlar uygulanabiliyor.

Eklemde ileri derecede hasar oluşması ve diğer tedavi yöntemlerinden yeterli sonuç alınamaması durumunda ise diz veya kalça protezi ameliyatları değerlendirilebiliyor.

PROTEZ AMELİYATLARINDA ROBOTİK SİSTEMLERDEN YARARLANILABİLİYOR

Diz ve kalça protezi ameliyatlarında uygun hastalar için robotik cerrahi teknolojileri de kullanılabiliyor. Cerrahın kontrolünde çalışan bu sistemler, hastanın eklem anatomisine uygun ameliyat planlamasına yardımcı oluyor. Diz protezi ameliyatlarında kemik kesilerinin, protezin konumunun ve eklem dengesinin planlanmasında kullanılan robotik sistemler, kalça protezinde de protez bileşenlerinin uygun şekilde yerleştirilmesine destek sağlıyor.

Kalça protezi ameliyatlarında kullanılan yöntemlerden biri de anterior yaklaşım olarak adlandırılan önden cerrahi giriş yöntemi. Bu yöntemde kalça eklemine vücudun ön tarafından, kaslar arasındaki anatomik alanlardan ulaşılıyor. Uygun hastalarda çevre kasların daha az etkilenmesi sayesinde ameliyat sonrası erken dönem hareket ve fonksiyon açısından bazı avantajlar sağlanabiliyor.

Cerrahi yöntem seçiminde hastanın anatomik yapısı, kilosu, eklemdeki şekil bozukluğunun derecesi, daha önce geçirdiği ameliyatlar ve cerrahın deneyimi belirleyici oluyor. Protez cerrahisinde temel hedef ise ağrının azaltılması, eklem fonksiyonlarının iyileştirilmesi ve hastanın günlük yaşamına daha rahat dönebilmesi olarak öne çıkıyor.

Yorum yazın