Ekim ayı

EKİM ayı bizim için önemli.

6 Ekimde İstanbul’un yaklaşık 5 yıl süren düşman işgalinden kurtuluşunun 99’uncu yılını kutladık. Seneye 100’üncü yılını kutlayacağız.

Tarihin yapraklarını çevirerek İstanbul’un işgaline kadar neler olmuştu şöyle bir hatırlayalım.

1915 yılında İtilaf Devletleri’nin Çanakkale Boğaz’ını aşarak İstanbul’u işgal etmek için başlattıkları deniz saldırısı 18 Mart’ta kara topçularımızın açtıkları ateş ile püskürtüldü. İşte bu tarihte deniz saldırısı ile başlayan Çanakkale Savaşı daha sonra İtilaf Devletleri’nin Gelibolu Yarımadası’na yaptıkları çıkarma ile kara savaşına dönüştü. Her iki tarafında büyük kayıplar verdiği kara muharebelerinde Çanakkale’nin geçilemez olduğunu anlayan itilaf güçleri 6 Ocak 1916’da topraklarımızdan çekilmek zorunda kaldılar.

Çanakkale Savaşı 1’nci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin kaybetmediği tek cephe olarak tarihe geçti. Savaş, İtilaf Devletlerinin 250 bin kadar askerinin ölmesiyle, Osmanlı Devleti’nin de bir o kadar şehit vermesiyle son buldu.

Çanakkale Savaşı nedenleri ve sonuçlarıyla taşıdığı önem itibarıyla adını dünya tarihine altın harflerle yazdırmış en önemli savaşlardan biridir. Ayrıca ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bütün dünyaya ismini duyurduğu en önemli savaştır.

Savaşın zaferle sonuçlanmasına rağmen, 1915’de Çanakkale’yi geçemeyen İtilaf Devletleri donanmaları 1918’de imzalanan Mondoros Ateşkes Anlaşması’na dayanarak 13 Kasım 1918’de Haydarpaşa önlerine demirleyip İstanbul’a girdiler. Böylece İstanbul’un işgali fiilen başlamış oldu.

Savaş alanında kazanılan zaferin işgalle sonuçlanması üzerine Mudanya Mütarekesi ile başlatılan diplomatik mücadele, 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Barış Anlaşması ile başarıyla sonlandırıldı ve itilaf kuvvetleri İstanbul’dan ayrılmaya başladılar. Son birlik 4 Ekim 1923 günü Dolmabahçe Sarayı önünde düzenlenen bir törenle Türk Bayrağını selamlayarak şehri terk etti.

Evet, Ulu Önder Atatürk’ün dediği olmuştu, “Geldikleri gibi gittiler.”

29 Mayıs 1453’de Fatih Sultan Mehmet’in fethettiği İstanbul üzerindeki kara bulutlar 6 Ekim 1923’te bir daha geri gelmemek üzere yok oldular.

6 Ekim 1923’te 3. Kolordu’nun İstanbul’a girmesiyle, 4 yıl 10 ay 23 gün süren işgal resmen sona erdi ve her yılın 6 Ekim’i İstanbul’un kurtuluş günü olarak kutlanmaya başlandı.

Bütün bunlar Cumhuriyetimizin kuruluşunun birer müjdecisiydi. Sonunda 29 Ekim 1923’te Yüce Atatürk ve arkadaşları tarafından Cumhuriyetimiz kuruldu.

Dedim ya ekim ayı bizim için önemli diye.

Yine ekim ayında Cumhuriyet Bayramımızın 99’uncu yılını kutladık.

En büyük milli bayramımız olan “Cumhuriyet Bayramı” kutlu olsun.

Cumhuriyetimiz genç bir cumhuriyet, seneye dalya diyeceğiz ve 100’üncü yılını kutlayacağız, ne mutlu bize…

Yüce Atatürk, “Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır” diyerek cumhuriyetimizin sonsuza kadar devam edeceğini çok veciz bir şekilde belirterek, cumhuriyet rejimini bizlere emanet etti. Sonsuza kadar emaneti koruyacak ve savunacağız.

Bayramlar bizim için önemlidir. Nasıl dini bayramlarımızı iman ve inançla kutluyorsak, milli bayramlarımızı da inanç ve sevinçle kutlamak bizler için farzdır.

Seneye Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında, 100’üncü Yıl Marşımızı coşkuyla söylemek dileğiyle, Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun…

Yaşasın Cumhuriyet.

İstanbul, 26 Ekim 2022

İlginizi Çekebilir