Direksiyonu bırakmaya hazır mıyız?
Çoğumuz için otomobil kullanmak keyiftir. Ancak bu keyfin orta ya da uzun vadede sonu gelecek gibi görünüyor. Hayatımızın her alanında yaşanan dijital gelişmeler bu alana da yansıyor ve dünyanın farklı köşelerinde bazı sürücüler yan koltuğa geçmeye başlıyor. Evet, otomobil kendi kendini kullanabiliyor artık. Hatta bu tip araçların kullanımı ülkemizde de deneniyor.
Sürücüsüz otomobiller yaygınlaştıkça trafik sigortası ve kaskoda da değişiklikler olacak. Çünkü sürücüsüz araç kullanımının artmasıyla kaza sayısında ciddi bir azalma yaşanacağı tahmin ediliyor. Bu azalma sigortaya da yansıyacak ve primler düşecek. Araçlar havadan tam bir otomasyonla belirlenen rotalarda, belli bir hızda ilerleyecek ve kaza riski de en aza inecek. Böyle olunca, belki de araç sigortaları tarih olacak; kim bilir?
Kaza riski demişken, gelecek beklentilerinden günümüze geri dönelim. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) rakamlarına göre, Türkiye’de trafik kazalarındaki ölüm oranı 100 bin araçta 37. Yani, 21 milyon aracın kayıtlı olduğu ülkemizde yılda 7.400 kişi kazalarda hayatını kaybediyor.
Almanya’ya baktığımızda, trafik kazalarındaki ölüm oranının 100 bin araçta 7 olduğunu görüyoruz. Fransa ve İtalya’da da 7… İspanya ve İngiltere’de oran 100 binde 5’e kadar düşüyor. İsviçre ve İsveç’te 5’in de altında. Amerika’da ise 13… Yani gelişmiş ülkelerdeki en kötü oran 100 binde 13. Yani bizim üçte birimiz… Daha orta karar ülkelerde oran biraz yükseliyor: Portekiz yüz binde 13, Polonya 15, Yunanistan 12, Uruguay 28, Güney Kore 21, Rusya 53, Arjantin 24, Meksika 43.
Saydığım ülkelerden sadece Meksika ve Rusya’da oran bizden kötü. Ülkeler sıralamasında ise 62’nciyiz.
Almanya örneğine geri dönelim… 50 milyon aracın bulunduğu bu ülkede kaza sonucu bizim beşte birimiz kadar ölüm yaşanıyor. Üstelik Almanya’da otobanlarda hız limiti yok; buna ben bizzat şahit oldum. Bizdeki araç sayısının 21 milyon olduğunu da düşünürsek, trafik kazası sonucu ölüm oranın bizde ne kadar yüksek olduğu daha çarpıcı bir şekilde anlaşılabilir.
Sigorta açısından yorumlarsak; prim hesabı basit bir matematiktir en nihayetinde. Ne kadar çok bedeni ve maddi hasarlı kaza olursa, primler o kadar artar. Kaza ve ölüm oranı düşmezse, primlerin düşmeyeceği de açık. Unutmayın, trafik sigortası tazminat ödemelerinde sadece maddi hasarlar değil, bedeni hasarlar da ciddi bir yer tutar. Ama tabi biz sigortadan da önce, hem kendi canımızı hem de karşımızdakilerin canını düşünerek araç kullanalım.
Birant Yıldız’ın 30 Mayıs tarihli Milliyet Gazetesi’ndeki yazısıdır.
