Daha uzun bir yaşam güvence ihtiyacını artıracak
Türkiye’de son yıllarda yaşanan demografik dönüşümün emeklilik ve sağlık gibi alanlarda güvence ihtiyacını artıracağını belirten Garanti BBVA Emeklilik Genel Müdürü Nurdan Tunay Günaylı, bu durumun sektör açısından önemli bir potansiyel barındırdığını da ifade etti. Günaylı, “Ömrün uzaması aynı zamanda daha uzun bir emeklilik dönemi, daha uzun vadeli finansal planlama ile artan sağlık ve bakım ihtiyaçları anlamına geliyor” dedi.
Sigortacı Gazetesi’nin bu ayki sayısında Garanti BBVA Emeklilik Genel Müdürü Nurdan Tunay Günaylı ile bir röportaj gerçekleştirdik. Günaylı, yaşam süresinin uzaması, bireysel emeklilik sistemi, dijital fon danışmanlık hizmetleri ve hayat sigortacılığı gibi önemli konu başlıkları ile ilgili görüş ve öngörülerini paylaştı.
Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payının artmasının gelecek dönemde sigorta sektörünü nasıl etkileyeceğini düşünüyorsunuz?
Yaşam süresinin uzaması, beraberinde değişen ihtiyaçlar ve risk profilleriyle birlikte sigorta sektöründe de önemli bir büyüme ve dönüşüm alanı yaratacak. Daha uzun bir yaşam; emeklilik, sağlık ve bakım gibi alanlarda güvence ihtiyacının artması anlamına geliyor ve bu da sektör açısından önemli bir potansiyel barındırıyor. Ancak burada asıl mesele, daha uzun bir yaşama ne kadar hazır olduğumuz. Çünkü ömrün uzaması aynı zamanda daha uzun bir emeklilik dönemi, daha uzun vadeli finansal planlama ve artan sağlık ve bakım ihtiyaçları anlamına geliyor. Bu açıdan baktığımızda, bireylerin çalışma hayatları boyunca gelecekleri için düzenli birikim yapmalarını sağlayan BES gibi uzun vadeli tasarruf ve emeklilik ürünlerinin önemi giderek artacak. Diğer taraftan, artık yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı, aktif ve kaliteli bir şekilde iyi yaş almak da ön plana çıkıyor. Yaşlanan nüfusla birlikte artan sağlık ve bakım maliyetleri sektör açısından sürdürülebilirliği daha kritik hale getirirken, hayat ve sağlık sigortalarında da farklı yaşam evrelerine ve ihtiyaçlara uyum sağlayan daha esnek ve kişiselleştirilmiş ürünlere; koruyucu sağlık, erken teşhis ve bakım hizmetlerine olan ihtiyacı artıracak. Teknoloji ve yapay zekâ da risklerin daha iyi öngörülmesinden erken teşhise, kişiselleştirilmiş sağlık çözümlerinden maliyetlerin daha etkin yönetilmesine kadar bu dönüşümün önemli bir destekleyicisi olacak. Dolayısıyla geleceğin sigortacılığında odağın, uzayan ömrü finansal güvence, sağlık ve yaşam kalitesiyle birlikte destekleyen bütüncül ve sürdürülebilir çözümler olacağına inanıyoruz.
Sermaye piyasalarını da büyüten BES’in yatırımcılarına sağladığı fon getirilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Şirket olarak katılımcılarımıza farklı risk profilleri ve yatırım beklentilerine uygun, geniş ve çeşitlendirilmiş bir fon portföyü sunuyoruz. Değişen yatırım eğilimlerini de yakından takip ederek portföyümüzü yeni yatırım temalarıyla sürekli geliştiriyoruz. Bu kapsamda, Temiz Enerji Sektörü Hisse Senedi ve Altın Emeklilik Yatırım Fonlarını 12 Mayıs itibarıyla yatırımcılarla buluşturmuştuk. 16 Eylül’de de Emtia Fon Sepeti Emeklilik Yatırım Fonu katılımcılarımızla buluştu. Bu fonumuzla kıymetli metaller, enerji üretiminde kullanılan ham maddeler, tarım, hayvancılık ve gıda ürünleri gibi çok çeşitli emtialara yatırım gerçekleştirebilecektir. Fonlarımız performans tarafında da sektör ortalamasının üzerinde seyrediyor. Ağustos sonu itibarıyla gönüllü BES fonlarımızın ortalama getirisi %16,9 ile sektör ortalaması olan %14,8’in, OKS fonlarımızın ortalama getirisi ise %25 ile sektör ortalaması olan %23,1’in üzerinde gerçekleşti. Katılımcılarımıza ücretsiz olarak sunduğumuz Otomatik Fon Koçu uygulamamız ise bu dönemde BES fonlarında risk ve yaş grubu bazında ağırlıklı %18,5 getiri sağladı. Fon bazında da güçlü performans gösteren ürünlerimiz bulunuyor. Yılbaşından bu yana Yeni Teknolojiler Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu %44, Katılım Hisse Senedi EYF %35,8, Temettü Ödeyen Şirketler Hisse Senedi EYF %29,3 getiri sağladı.
Dijital fon danışmanlık hizmetleri sigorta sektöründe müşteri deneyimini nasıl etkiliyor?
Dijital fon danışmanlık hizmetleri, yatırım sürecini müşteriler için daha kolay, erişilebilir ve kişiselleştirilmiş hale getiriyor. Fon yönetiminde doğru yatırım kararlarını doğru zamanda almak önemli olsa da her katılımcının piyasaları düzenli takip etmesi ve fon dağılımını aktif olarak yönetmesi mümkün olamayabiliyor. Bu hizmetler, müşterinin risk profili, yaşı ve hedeflerini piyasa koşullarıyla birlikte değerlendirerek yatırım kararlarında rehberlik sağlıyor ve profesyonel fon yönetimine erişimi kolaylaştırıyor. Biz de bu ihtiyaçtan yola çıkarak sektörde öncü olarak 2017 yılında Fon Koçu’nu, 2022 yılında ise Otomatik Fon Koçu’nu hayata geçirdik. Fon Koçu, piyasa verileri ve makroekonomik göstergeler doğrultusunda kişiye özel fon dağılımı önerileri sunuyor. Otomatik Fon Koçu ise bu değişiklikleri katılımcı adına otomatik olarak gerçekleştiriyor. Böylece katılımcılar piyasaları sürekli takip etmek zorunda kalmadan, uzun vadeli ve disiplinli bir yaklaşımla birikimlerini yönetebiliyor. 2026 yıl başından bu yana Fon Koçu ile katılımcılarımıza 8 adet öneri sunduk. Ağustos sonu itibarıyla Otomatik Fon Koçu hizmetimiz yaklaşık 33 milyar lira fon büyüklüğüne ulaştı; 135 bin sözleşmenin fon dağılımını yönetiyor ve yüz bini aşkın katılımcımıza hizmet veriyor. 2025 yılında ise hizmeti Garanti BBVA Mobil’e taşıyarak fon yönetimini günlük bankacılık deneyiminin de bir parçası hâline getirdik.
‘BES EKONOMİYE UZUN VADELİ KAYNAK SAĞLIYOR’
Bireysel Emeklilik Sistemi’nin (BES) bir tasarruf ve emeklilik modeli olarak Türkiye’deki sigorta sistemine ve genel anlamda ekonomiye ne gibi katkılar sunduğunu düşünüyorsunuz?
BES’in en önemli katkılarından biri, bireylerde düzenli ve uzun vadeli tasarruf alışkanlığının gelişmesini desteklemesi. Yaşam süresinin uzamasıyla birlikte emeklilik dönemi de hayatın giderek daha uzun ve önemli bir evresine dönüşüyor. Türkiye’de ortalama yaşam süresi 78 yaşın üzerinde. Bu elbette çok güzel bir gelişme; ancak finansal açıdan baktığımızda önemli bir gerçeği de beraberinde getiriyor: Bugün 58-60 yaşlarında emekli olan bir kişinin önünde yaklaşık 18 ila 22 yıllık bir dönem var. Başka bir deyişle, önümüzde sadece bir emeklilik dönemi değil, neredeyse ikinci bir hayat var. Bu sebeple, çalışma hayatı boyunca düzenli birikim yapmak ve emeklilik dönemine finansal olarak hazırlanmak her zamankinden daha önemli hale geliyor. BES de sunduğu %20 devlet katkısıyla uzun vadeli tasarrufu teşvik ederken, bireylerin emeklilik döneminde yaşam kalitelerini destekleyecek ek bir finansal güvence oluşturmalarına katkı sağlıyor. Diğer taraftan BES, biriken fonların uzun vadeli yatırımlara yönlendirilmesi sayesinde ekonomiye sürdürülebilir ve uzun vadeli kaynak sağlıyor. Sistemdeki fon büyüklüğünün ağustos sonunda 2 buçuk trilyon lirayı aşması ve katılımcı sayısının 18,27 milyona ulaşması; sermaye piyasalarının derinleşmesine, tasarrufların ekonomiye kazandırılmasına ve uzun vadeli finansman kapasitesinin güçlenmesine katkıda bulunuyor. Dolayısıyla BES’i yalnızca bireysel bir emeklilik ürünü olarak değil, bireylerin finansal dayanıklılığını artırırken ülkenin tasarruf tabanını ve ekonomik gelişimini de destekleyen stratejik bir yapı olarak değerlendiriyoruz. 6 Eylül’de açıklanan Orta Vadeli Program’da da BES ve OKS’nin daha fazla katma değer yaratacak şekilde geliştirilmesine yönelik önemli hedefler yer alıyor. Önümüzdeki dönemde standart emeklilik yatırım fonlarının yeniden tasarlanması, OKS’de fon çeşitliliğinin artırılması ve sistemin daha cazip hale getirilmesinin yanı sıra finansal okuryazarlığın yaygınlaştırılmasına yönelik adımların, sistemin derinleşmesine ve daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz.
BES sisteminde güncel fon büyüklüğü 2 buçuk trilyon lirayı aştı. Bu büyüme performansı finans sektörü için ne anlama geliyor?
BES’te ulaşılan bu büyüklük, uzun vadeli tasarrufların finansal sistem içerisindeki ağırlığının giderek arttığını gösteriyor. Milyonlarca katılımcının düzenli katkılarıyla oluşan bu kaynak, finans sektöründe uzun vadeli yatırım perspektifine sahip güçlü bir yatırımcı tabanının oluşmasına katkı sağlıyor. Önümüzdeki dönemde asıl potansiyeli, fon büyüklüğü artışının kişi başına düşen birikimde de karşılık bulmasında görüyorum. Katılımcıların daha yüksek tutarlarda ve daha uzun süreli birikim yapması, BES’in finansal sistem içindeki etkisini daha da artıracaktır. OVP’de yer alan, fon yapılarının geliştirilmesi ve katılımcılara sunulan seçeneklerin çeşitlendirilmesine yönelik adımların da sistemi daha cazip ve etkin hale getirerek bu gelişimi destekleyeceğine inanıyorum.
18 yaş altı BES’in genç kuşaktaki tasarruf bilincini artıracağını düşünüyor musunuz?
Kesinlikle artıracağını düşünüyoruz. Tasarruf bilincinin erken yaşta kazanılması, çocukların geleceğe yönelik finansal planlama kültürüyle yetişmesine önemli katkı sağlıyor. 18 yaş altı BES’in en değerli yönlerinden biri de tasarrufu çocukluk döneminden itibaren aile yaşamının doğal bir parçası hâline getirmesi. Nitekim yetişkin sözleşmelerinde cayma oranı %15-20 seviyesindeyken, 18 yaş altı BES’te bu oranın yaklaşık %5 düzeyinde olması, ailelerin çocuklarının geleceği için yaptıkları birikime ne kadar güçlü bir şekilde sahip çıktığını gösteriyor. Genç kuşakların yatırım, tasarruf ve finansal planlama konularına ilgisinin giderek arttığını da gözlemliyoruz. Dijitalleşmeyle birlikte finansal bilgiye erişim kolaylaşırken, bu ilginin doğru bilgi ve finansal okuryazarlıkla desteklenmesi çok önemli. Çünkü burada amaç yalnızca çocuklar adına bir fon oluşturmak değil; erken yaşlardan itibaren tasarruf etme, bilinçli finansal karar alma ve geleceği planlama kültürünün gelişmesine katkı sağlamak. 18 yaş altı BES’e gösterilen ilgi de bu yaklaşımın karşılık bulduğunu gösteriyor. Ağustos 2026 itibarıyla Garanti BBVA Emeklilik olarak yaklaşık 390 bin 18 yaş altı katılımcıya, yaklaşık 24,8 milyar lira fon büyüklüğüne ulaştık. Türkiye’deki 18 yaş altı nüfus dikkate alındığında, sistemin önünde hâlâ önemli bir büyüme potansiyeli bulunuyor. Çocuklara bırakabileceğimiz en değerli mirasın yalnızca birikim değil, doğru finansal alışkanlıklar ve geleceği planlama kültürü olduğuna inanıyoruz.
BES’teki ek faydaların tasarruf sahiplerine sağladığı avantajlar neler?
BES’i diğer tasarruf araçlarından ayıran en önemli özelliklerden biri, yatırım getirisi ile güçlü teşvik mekanizmasını aynı sistemde buluşturmasıdır. Katılımcılar %20 devlet katkısından yararlanırken, profesyonel fon yönetimi sayesinde birikimlerini farklı fonlarda değerlendirerek çeşitlendirilmiş bir portföy oluşturabiliyor. Uzun vadede sağlanan stopaj avantajı da sistemin cazibesini artırıyor. Bunun yanında BES, katılımcıların değişen yaşam koşullarına uyum sağlayabilecekleri önemli esneklikler sunuyor. Katkı payına ara verme veya ek katkı payı yatırma, ödeme dönemini değiştirme ve fon dağılımını yılda 12 kez güncelleme gibi imkânların yanı sıra; kısmen ödeme ile belirli ihtiyaçlarda sistemden çıkmadan birikimin bir bölümüne erişilebilmesi, temlik uygulamasıyla BES birikimlerinin kredi süreçlerinde teminat olarak kullanılabilmesi katılımcılara finansal hareket alanı sağlıyor. Son yılların önemli kazanımlarından biri olan 18 yaş altı BES de bu ekosistemi daha da güçlendirdi. Çocukların erken yaşta tasarruf alışkanlığı kazanmasını desteklerken, ailelerin uzun vadeli finansal planlamalarına da katkı sağlıyor. Tüm bu özellikleriyle BES, yalnızca emeklilik dönemine yönelik birikim aracı değil, farklı yaşam evrelerine ve ihtiyaçlara uyum sağlayabilen, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir tasarruf modeli sunuyor. Biz de Garanti BBVA Emeklilik olarak BES’te belirli bir birikime ulaşan müşterilerimize sunduğumuz kişiye özel Finansal Danışmanlık hizmetimizle, fon getirilerini ve yatırım tercihlerini birlikte değerlendiriyor; portföy yönetimi ve fon danışmanlığı konusunda birikimlerine yön vermelerine destek oluyoruz. Müşterilerimiz kendilerine özel hizmet hattı üzerinden finansal danışmanlarına ulaşarak ihtiyaç duydukları konularda doğrudan destek alabiliyor. Sağlıklı Yaşa hizmetimizle finansal iyi olma hâlinin yanı sıra sağlıklı yaşamı destekleyen avantajlar sunuyoruz. Böylece BES’i yalnızca geleceğe yönelik bir birikim aracı olarak değil, müşterilerimizin farklı yaşam evrelerinde ihtiyaçlarına eşlik eden daha bütünsel bir deneyim olarak ele alıyoruz. Dönemsel kampanyalarımızla katılımcılarımızın BES’in sunduğu avantajlara ek faydalarla ulaşmasını sağlarken, birikime başlama ve düzenli tasarruf etme motivasyonlarını da destekliyoruz. Bu kapsamda, dijital kanallarımız üzerinden BES sözleşmesi başlatan müşterilerimize çeşitli avantajlar sunuyor; Bonus Kart ile yapılan ödemelerde 10 bin lirayı varan Bonus fırsatlarıyla birikimlerini daha başlangıçta destekliyoruz. Böylece müşterilerimizin yalnızca gelecekleri için birikim yapmalarını değil, birikim yolculuklarına avantajlı bir başlangıç yapmalarını da sağlıyoruz.
B2B alanında sunduğunuz en önemli hizmetlerden bahsedebilir misiniz?
B2B tarafında odağımız, kurumların çalışanlarına sunduğu finansal güvence ve yan hakları güçlendiren çözümler. İşveren katkılı BES, Grup Hayat Sigortası, Grup Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, Grup Ameliyat Sigortası ve Grup Kritik Hastalıklar Sigortası başlıca ürünlerimiz arasında yer alıyor. 2026 yılında grup sigortalarında 2,7 bin grupta toplam 348 milyon lira prim üretimine ulaştık. Özellikle çalışanların finansal refahını destekleyen kurumsal emeklilik ve sigorta çözümlerinde önemli bir potansiyel görüyoruz. Dijital kanallardan ticari kredilerle birlikte sunmaya başladığımız Garantör Hayat Sigortası ile 66 milyon lira prim üretimi sağladık. Böylece kurumların ve çalışanların ihtiyaç duydukları çözümlere daha hızlı ve kolay erişmesini sağlıyoruz. KOBİ segmentinde ise veri analitiği, yapay zekâ ve dijital platformlardan yararlanarak daha hızlı, kolay ve kişiselleştirilmiş bir deneyim sunmaya odaklanıyoruz.
‘DİJİTALLEŞMEYE DEVAM EDİYORUZ’
Hayat sigortacılığının Türkiye’de geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’de hayat sigortacılığının son yıllarda önemli bir gelişim gösterdiğini, ancak hâlâ güçlü bir büyüme potansiyeli taşıdığını düşünüyoruz. Ekonomik koşulların ve yaşam biçimlerinin değişmesiyle birlikte bireylerin kendilerini ve ailelerini beklenmedik risklere karşı güvence altına alma ihtiyacı daha görünür hale geliyor. Bu da hayat sigortasına yönelik farkındalığın ve talebin giderek artmasını sağlıyor. Hayat sigortacılığında güçlü bir büyüme ve ürün çeşitlenmesi görüyoruz. Temmuz 2026 itibarıyla sektörün toplam hayat sigortası prim üretimi 135,4 milyar liraya ulaştı ve yıllık büyüme %45 oldu. Garanti BBVA Emeklilik olarak hayat sigortasında farklı ürün gruplarında büyümemizi sürdürüyoruz. Temmuz 2026 sonu itibarıyla 13,736 milyar lira prim üretimine ulaşırken, kredi bağlantılı hayat sigortalarında 8,2 milyar lira, birikimli ve prim iadeli hayat sigortalarında 3,5 milyar lira, ihtiyaca yönelik hayat sigortalarında ise 1,9 milyar lira prim üretimi gerçekleştirdik. Sigorta sektöründe müşteri beklentilerinin hız ve erişilebilirlik odağında değişmesiyle dijital kanalların önemi giderek artıyor. Biz de Garanti BBVA Emeklilik olarak ürünlerimizi değişen ihtiyaçlara göre çeşitlendirirken dijitalleştirmeye devam ediyoruz. Kadın ve erkeklerin kritik hastalık risklerine karşı finansal güvence sunan Kritik Kadın Hastalıkları ve Kritik Erkek Hastalıkları sigortalarımızın yanı sıra döviz cinsinden birikim imkânı ve vergi avantajları sunan Prim İadeli Hayat Sigortamız bugün Garanti BBVA Mobil’den uçtan uca dijital olarak satın alınabiliyor. Önümüzdeki dönemde ise güvenceyi birikim ve getiri potansiyeliyle bir araya getiren Kazançlı Yaşam Sigortamızı da dijital akışa dâhil etmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Müşterilerimizin farklı yaşam evrelerindeki ihtiyaçlarına yanıt verecek yeni ürünlerle portföyümüzü zenginleştirmeye devam edeceğiz.
Müşterilerinizin ‘iyi oluş’ hâlini desteklediğiniz sadakat programınız Sağlıklı Yaşa’nın kapsamını anlatır mısınız?
Sağlıklı Yaşa, müşterilerimizin günlük yaşamlarında iyi yaşam alışkanlıklarını desteklemek amacıyla geliştirdiğimiz bir program. Garanti BBVA Emeklilik Mobil üzerinden erişilebilen programda sağlıklı beslenme, spor, yoga, meditasyon, çocuk etkinlikleri, uzmanlarla webinarlar ve kültür-sanat aktiviteleri yer alıyor. Meditopia, Storytel ve Biletinial gibi farklı alanlarda öne çıkan iş ortaklarımızın sunduğu hizmetlerden müşterilerimizin ücretsiz veya indirimli olarak yararlanmasını sağlayarak iyi yaşamı günlük hayatın farklı alanlarına taşıyoruz. İçeriklerimiz bununla sınırlı kalmıyor; düzenli bültenler, blog yazıları, fiziksel etkinlikler ve sosyalleşmeyi destekleyen deneyimler de sunuyoruz. Bu yıl 21 Haziran Dünya Yoga Günü’nü de müşterilerimizle birlikte kutladık. Artık gelenekselleşen bu buluşmayı, iyi yaşam odağında müşterilerimizle bir araya geldiğimiz düzenli etkinliklerimizden biri hâline getirdik. Hedefimiz, müşterilerimizin finansal güvence yolculuğuna yaşam kalitesini destekleyen ve iyi yaşamı sürdürülebilir kılan deneyimleri de dâhil etmek. Programımız kısa sürede güçlü bir ilgi gördü. Bugüne kadar yaklaşık 45 binden fazla müşterimiz sunduğumuz avantajlardan yararlanırken, toplam kullanım sayısı 95 bini aştı. İstanbul, Ankara ve İzmir’de düzenlediğimiz fiziksel etkinliklerde ise binin üzerinde katılımcıyla bir araya geldik. Bu sonuçlar bize müşterilerimizin artık yalnızca finansal ürün değil, yaşamlarını iyileştiren bütünsel deneyimler beklediğini de gösteriyor.
