COVID sonrası başarılı olmak isteyen sigortacılar için 4 anahtar trend

 COVID sonrası başarılı olmak isteyen sigortacılar için 4 anahtar trend

Pandemi her sektörü olduğu gibi sigortacılığı da değiştiriyor. Şirketlerin, köklü değişimlere sebep olan böylesi süreçlerden daha güçlü biçimde çıkması için trendleri yakından takip etmesi gerekiyor. En kapsamlı insurtech etkinliklerinden The DIA Community’nin kurucusu Roger Peverelli pandeminin sektör için bir “uyanış çağrısı” olduğunu söylüyor. 

DIA Prime Time 2020 etkinliği, 30 Kasım – 4 Aralık tarihleri arasında düzenlendi. 5 gün süren ve çok sayıda farklı sunum ve konuşmaya sahne olan etkinlikte sektöre dair pek çok öngörü ve değerlendirme paylaşıldı. En ilgi çekici paylaşımlardan biri DIA etkinliğinin kurucularından Roger Peverelli’den geldi. Insurtech ekosisteminin öncülerinden olan Peverelli ile sigorta sektörünü COVID-19 sonrasında değiştirecek 4 önemli trend üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

COVID-19, sadece yaşam tarzımızı derinden değiştirmekle kalmadı, ekonomiyi, şirketleri ve sigorta sektörünü de etkiledi. Pandemi sona erdiği zaman nelerle karşılaşacağımızı düşünüyorsun? 

Sigortacıların pandemiye farklı şekillerde tepki verdiğini söyleyebilirim. COVID-19’un iş süreçlerine belirgin bir etkisi olduğu ortada. Büyük bir kesim bunu bir uyanış çağrısı olarak deneyimledi. Dijitalin vazgeçilemez olduğunu anlıyor ve şu ana kadar bu süreci ne kadar yavaş yönettiklerini fark ediyorlar. Bu durum da dijital inovasyon programlarında vites artırmalarına neden oluyor.

Geçtiğimiz yıl yayınladığın bir dokümanda “Sigortacıların COVID-19 sonrasında değerlendirmesi gereken 4 trend”i tanımladın. Bizim için ne olduklarından kısaca bahseder misin? 

Tabii. Esas itibarıyla, müşteri davranışları değişiyor. Ve bu değişim kalıcı. İlk trend “ÖNCE SAĞLIK – HER ZAMANKİNDEN FAZLA” İkincisi “BAĞLANTILI YAŞAM – ŞİMDİ, GERÇEKTEN”. Üçüncü trend “EMSALSİZ BİLİNMEZLİK”. Dördüncüsü ise “HER DURUMDA EMPATİ”.  

Bunlar yeni değil. Sadece pandemi nedeniyle önemleri daha da arttı. Müşteri davranışlarında bu kadar kalıcı bir değişim yaşanması, sigortacıların uyum sağlayabilmek için değişmeleri gerektiğine işaret ediyor. Bunu da ancak bahsettiğim trendlere ayak uydurarak sağlayabilirler. 

O zaman, sağlığın her zamankinden daha da önemli olduğunu söylüyorsun. Sigortacılar bunu nasıl bir iş modeline çevirebilir? 

Oldukça kolay. Öncelikle, şu an sağlık ve hayat sigortası tarafında farkındalık artmış durumda. İnsanlar sağlık durumlarının değerini daha fazla önemsiyor. Sağlık sorunu olan bireylerin komplikasyon gösterme ve yoğun bakıma alınma ihtimalleri çok daha yüksek. Bu noktada sigortacılar müşterilerinin daha sağlıklı bir hayat tarzına kavuşmasına yardım etmek için büyük bir fırsata sahip. Sigortacılar; müşterilerinin daha fazla egzersiz yapmasını, daha sağlıklı beslenmesini, daha iyi uyumasını ve stres seviyelerini kontrol etmesini sağlayabilir. Bunu yapmaları halinde sosyal etkilerini de artırmış olacaklar. 

Sigortacılar bu noktada devreye girerek sağlıklı bir hayata ulaşmamıza yardımcı olabilirse, bu durumdan iki taraf da kazançlı çıkacak. 

Evet. Yine de sigortacıların klasik teminatlar dışındaki hizmetleri vermekte zorlandığını biliyoruz. Nedeni ise bu hizmetlerin onlar için yeni olması. Bazı sigortacılar bunun için müşteriyi merkeze alan uzmanlaşmış platformlarla anlaşmayı tercih ediyor. Örnek olarak Generali’nin Vitality programını, Irish Life’ın Dacadoo uygulamasını ve Virgin Pulse gibi programları verebilirim. Bu yöntem tüm yükü kendilerinin üstlenmesinden son derece hızlı. Kasım ayının sonundaki DIA Prime Time etkinliğinde bunun örneklerini gördük. 

Bahsettiğin ikinci trend Bağlantılı Yaşam oldu. Bu konuyu biraz genişletebilir misin? 

Tabii. Günümüzde, haftanın bir kısmında olsa da çoğumuz evlerden çalışıyoruz. Ancak, siber güvenlik açısından baktığımızda çoğu ev uygun şartlara sahip değil. İnsanlar artık evlerine daha fazla yatırım yapıyor ve evlerini daha akıllı hale getiriyor. Bu da biz sigortacılara geleneksel teminatlarla siber teminatları, aynı zamanda önleyici ve proaktif hizmetleri birleştirecek tamamen yeni nesil bir konut sigortası değer önerisi ile öne çıkma fırsatı sunuyor. 

Aynı zamanda, bireylerin hareket alışkanlıkları da değişti. Bu durum insanların oto sigortalarına bakışını da değiştirecek. Aracımı daha az kullanıyorsam neden sabit bir ücret ödeyeyim? Kullanım bazlı sigortaları ana akıma taşımak için mükemmel bir zaman. İşte bu nedenle Unipol’dan Giacomo Lovati’yi DIA Prime Time’da konuşması için davet ettik. Unipol, telematik sigortada dünya lideri. 4.2 milyondan fazla telematik müşterileri var. Onlardan öğrenebileceğimiz gerçekten çok şey var. 

Üçüncü trend belirsizlikle alakalıydı. Bununla ne anlatmak istiyorsun ve belirsizlik sigortacılara nasıl bir fırsat sunuyor? 

COVID-19’un sonucu olarak insanlar aynı anda 3 konuda belirsizlik hissediyor. Bunun ilki tabii ki sağlık. Bunu ekonomik belirsizlikler takip ediyor. Ekonomik durgunluk işimi kaybetmeme neden olacak mı? Bir diğer konu ise; COVID-19 ile ilgili doğru ya da yanlış pek çok bilgiye maruz kalıyoruz ve bilgilerdeki belirsizliğin daha da artması bekleniyor. 

O zaman, sigortacılar bu duruma nasıl tepki vermeli? Sigorta ürünlerinin basit, şeffaf ve ekonomik olması gerekiyor. Müşterilerine bu durumda güvenilir bilgiler sağlayan sigortacıların ise adeta bir güven simgesi haline gelmesi gerekiyor. Hatta daha da iyisi, sigortacılar müşterilerini zor zamanlarla baş edebilmeleri için desteklemeli.  

2020 yılı empati konusunda bizlere çok şey öğretti. Yine de, bunu sigorta sektörü için bir trend olarak nitelendirmeni ilginç buldum. Bu konudaki görüşlerinle bizi aydınlatabilir misin?  

Tabii. Yardımsever insanların daha çok sevildiği konusunda bir farkındalık oluştu. Sigorta şirketlerinin insani ve duygusal tarafı şu an olduğundan daha iyi yönetmeleri gerekiyor. Özellikle günümüzdeki gibi zor dönemlerde, insanların gerçekten ilgi gösteren kurumlara olan ihtiyacı çok yüksek.

Yani sigortacılar müşterileriyle temas etmeli, sorunlarını dinlemeli ve onlara yardım etmeli. Kurumların, sigorta şirketi çalışanlarının, sahada bulunanların burada çok önemli bir rolü olduğuna inanıyoruz – bunun nedeni ise empati kurma yetileri. Çoğu bilgisayar hala bu konuda yetersiz.

Aynı zamanda bu trend sektörün müşteriyi daha çok düşünmesini sağlayabilir. Belki de günün sonunda, COVID-19’un sektörümüze uzun dönemde büyük bir etkisinin olduğunu görebiliriz. 5 yıl sonra baktığımızda müşteriler bugünkünden çok daha mutlu olabilir. 

Dediklerinin kısa bir dönemde olabileceğini umut ediyorum. Her trend hem kısa dönem için fırsatlar hem de uzun dönem için büyüme potansiyeli barındırıyor. Yapılacak o kadar çok şey var ki, sigortacılar hiç çekinmeden değişime bugünden başlayabilirler. Momentumun oluştuğunu görüyoruz, tek yapmamız gereken bunu kullanmak!

Okan Utkueri

Okan Utkueri

okanutkueri@gmail.com

İlginizi Çekebilir