BES’in ikinci risk envanteri yayınlandı

BES’in ikinci risk envanteri yayınlandı

Emeklilik Gözetim Merkezi, risk tanımlarını belirleyerek Bireysel Emeklilik Sistemi’nin ikinci risk envanterini oluşturdu ve yayınladı.

Emeklilik Gözetim Merkezi (EGM); Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu, Türkiye Sigorta, Özel Emeklilik ve Reasürans Şirketleri Birliği, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği, emeklilik şirketleri ve portföy yönetim şirketlerinin paydaşlığında, risk tanımlarını belirleyerek Bireysel Emeklilik Sistemi’nin ikinci risk envanterini oluşturdu ve yayınladı.

11 ADET YENİ RİSK TANIMI EKLENDİ

İkinci risk envanterinin oluşturulması aşamasında paydaş kurum ve kuruluşlardan 115 kişinin katılımıyla 5 adet çalıştay düzenlendiği belirtildi. Çalıştaylarda, Emeklilik Gözetim Merkezi’nin önerdiği risk tanımlarının değerlendirilerek nihai hale getirildiği, 2022 yılı için “11 adet yeni risk” tanımının envantere eklendiği belirtildi. EGM’nin hazırladığı bir elektronik anket vasıtasıyla, paydaş kurumların uzman ve yöneticilerinden oluşan 207 kişi ile belirlenen risklere ilişkin değerlendirmenin yapıldığı ifade edildi.

Anket sonuçlarında, global çapta yapılan risk anketlerinde çıkan sonuçlara paralel olarak, COVID19’un uzayan ekonomik ve sosyal etkilerinden kaynaklanan dış çevre risklerinin ilk sıralarda yer aldığı vurgulandı. Sonuçlara göre, 2022 yılı için yeni tanımlanan ve dış çevreyle ilgili “Döviz kuru riski” ve “Yaygın yoksulluk riski” 2’nci ve 3’üncü sıralarda yerini aldı.

“Sisteme duyulan güven”in uzun vadeli tasarruf ve yatırımlara odaklanan özel emeklilik sistemindeki görece yüksek önemi ve sektörün konu ile ilgili yüksek hassasiyetinin; ilgili risklerin geçen yıl olduğu gibi bu yıl da üst sıralarda olmasına neden olduğu belirtildi.

Risk envanterinde, etki ve olasılık derecelerine göre ilk sırada yer alan riskin, “Ekonomideki olası dalgalanmaların yeni sözleşme girişleri üzerindeki etkisi” olduğu görüldü. Bu risk, pandemi ekonomisinin tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de devam eden yüksek enflasyon, emtia fiyatlarındaki artış gibi etkileri nedeniyle, bireylerin tasarrufa ayırabilecekleri tutarın azalması ve mevcut katılımcıların acil nakit ihtiyaçları nedeniyle bireysel emeklilik sistemi birikimlerine yönelme ihtimallerini değerlendiriyor.

Pandemi ile birlikte artan dijitalleşmeye bağlı olarak; operasyonel risklerin birçoğunun eskiye nazaran daha iyi yönetildiğinin düşünüldüğü anlaşılmakla birlikte, siber risklerin daha üst sıralarda yer almasının dijital bağımlılık artışının doğal bir sonucu olarak değerlendiriliyor.