Beklenmeyen vergilere dikkat
Hazine Müsteşarlığı tarafından yayınlanan 15.09.2017 tarihli genelge ile Genel Sorumluluk ve Kara Araçları Sorumluluk branşlarında muallak tazminat karşılığından kaynaklanan net nakit akışlarının iskonto edilmesi zorunlu hale getirildi. EY Türkiye Vergi Hizmetleri Ortağı Levent Atakan, bu düzenlemeyle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:
“Aslında düzenleme yeni değil, 10 Haziran 2016 tarihinde yayınlanan Muallak Tazminat Karşılığından Kaynaklanan Net Nakit Akışlarının İskonto Edilmesi Hakkındaki 2016/22 Sayılı Genelge ile iskonto zaten sigorta şirketlerinin hayatına girmişti. Ancak zorunluluk olmadığından sektörün genelini değil, geçen sene iskonto uygulayan birkaç şirketi etkilemişti. Şimdi zorunlulukla tüm sektörü etkileyecek.
“İSKONTO, MUALLAK HASAR UYGULAMASININ PARÇASI OLDU”
Hazine’nin yaklaşımından, artık bu iskonto uygulamasının muallak hasar karşılığı hesaplamasının ayrılmaz bir parçası olarak görüldüğü anlaşılıyor. Zorunluluğun amacının ne olduğu hakkında bir yorumda bulunmak çok mümkün değil. Uluslararası muhasebe standartlarına bakıldığında; diğer bazı uygulamalar ile beraber iskonto uygulanıyor. İskonto uygulamasının sigorta şirketlerinin bilançolarını iyileştireceği açıkça görülüyor. Sigorta şirketlerinin bu seneki ayrılan muallak karşılıkları da azalacağından gelir tablosu tarafında da kâr oluşacak.”
PİYANGODAN VERGİ ÇIKTI
Atakan, sözlerine şöyle devam etti: “Zorunluluğun bu sene için finansal tablolara olumlu etkileri kadar, beklenmedik vergisel sonuçlarının olacağını da belirtmek gerekiyor. Bu sene ayrılacak muallak hasar karşılığındaki etkisi, göreceli olarak karşılığın az ayrılması olacak, burası tamam. Bu bahsettiğimiz dönem kârı etkisini yaratacak.
Ancak büyük sorun KVK 8’inci maddesinin 1/e-5’inci bendinden kaynaklanıyor. İlgili bentte ‘Bir bilânço döneminde ayrılan sigorta teknik karşılıkları, ertesi bilânço döneminde aynen kâra eklenir’ hükmü yer alıyor.
Aslında bilançoların karşılaştırılabilir olması için yapılacak düzeltme esnasında, yani 31.12.2015 ve 31.12.2016 bilançoları düzeltilirken 2017 yılındaki açılış muallak hasar karşılığında bir düzeltme yapılacak.
Daha yalın bir anlatım ile geçen sene gider bu sene gelir kaydedilen tutarın bir kısmı öz kaynağın altına çekilecek. Burada çok basit bir yaklaşım ile karşılaşılacak; gider yazılırken nasıl kurumlar vergisi matrahının tespitinde dikkate alındı ise, ertesi yıl eksik gelir kaydedilen kısmın da matraha eklenmesi gerekiyor.”
Bu şekilde düzeltme yapılır (zorunluluk olduğundan yapılacak) ve tutar kurumlar vergisi matrahına eklenirse, bu önceki yılların vergisinin bu döneme taşınarak ödenmesi anlamına gelecek. Özellikle şu an TBMM’de görüşülen Torba Kanun’daki sigorta şirketleri için %22’lik kurumlar vergisi oranı kanunlaşırsa, verginin yüksek orandan ödenmesi de söz konusu olacak.”
“ÇOK KARŞILAŞILAN BİR UYGULAMA DEĞİL”
Levent Atakan, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Bu düzenlemenin arkasındaki motivasyon vergilendirme değil. Önceki dönemlerde gerçekleşen işlemlerin cari dönem içine muhasebe işlemleri sonucu taşınarak o döneme ilişkin vergilendirilecek bir işlem yokken vergi alınması çok karşılaşılan bir uygulama değil. Yukarıda yer verdiğimiz açıklamalar kapsamında konunun farklı değerlendirmelere tabi olabileceği açık. 2017’deki açılış kaydı sonrasındaki tüm işlemlerin karşılık düzeltmesi ile ilgili olduğu gibi. Ancak karşı söylem çok kuvvetli olacak, gider yazarken sorun yoksa gelir de kaydedilmeli.”
