Allianz: Dayanıklılık sigortayla güçleniyor

Allianz: Dayanıklılık sigortayla güçleniyor

Allianz ile Humanity Insured ortaklığının birinci yılında yayımlanan 2025 Değerlendirme Raporu, sübvansiyonlu ve şeffaf sigorta modellerinin iklim risklerine karşı savunmasız topluluklarda erken müdahale ve dayanıklılık oluşturduğunu ortaya koydu.

Allianz SE ile Humanity Insured ortaklığının ilk yılı geride kalırken yayımlanan Değerlendirme Raporu, sigortanın yalnızca hasar sonrası bir mekanizma olmadığını; doğru kurgulandığında krizleri önleyici bir araç haline gelebildiğini gösterdi. Özellikle iklim değişikliğinin etkilerine açık ve geleneksel sigortaya erişimi sınırlı topluluklar için geliştirilen model, önceden tanımlı koşullar ve sübvansiyonlu prim desteğiyle hızlı ve öngörülebilir koruma sağlamayı amaçlıyor.

KORUMA AÇIĞI KÜRESEL ÖLÇEKTE BÜYÜYOR

Raporda yer alan verilere göre, 2025 yılında doğal afetler yaklaşık 224 milyar dolarlık ekonomik kayba yol açarken bunun yalnızca 108 milyar doları sigorta kapsamında karşılandı. Bu fark, “koruma açığı”nın boyutunu ortaya koyarken, özellikle düşük gelirli toplulukların risklere karşı ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor.

Bu kesimler için sigorta, yalnızca finansal bir araç değil; kriz anında borçlanmayı, varlık kaybını ve sosyal kırılmayı önleyen kritik bir güvenlik ağı olarak öne çıkıyor.

ÖNCEDEN BELİRLENEN TETİKLEYİCİLERLE HIZLI ÖDEME

Modelin en dikkat çekici unsurlarından biri, ödemelerin önceden tanımlanmış kriterlere bağlı olarak otomatik şekilde devreye girmesi. Bu sayede destek, bazı durumlarda 30 gün içinde – hatta kriz derinleşmeden önce – sağlanabiliyor.

Bu yaklaşım, klasik hasar sonrası değerlendirme süreçlerine kıyasla çok daha hızlı bir müdahale imkânı sunuyor ve toplulukların toparlanma sürecini kısaltıyor.

14 ÜLKEDE 1,69 MİLYON KİŞİYE ULAŞILDI

2025 Öğrenme Raporu’na göre Humanity Insured, prim desteklerini katalizör olarak kullanarak 14 ülkede yürütülen 14 projeyle toplam 33,5 milyon GBP tutarında koruma sağladı. Program kapsamında 1,69 milyon kişiye ulaşılırken, doğrudan faydalanıcıların yüzde 59’unu kadınlar oluşturdu.

Toplam hibe fonunun yüzde 73’üne karşılık gelen 1,67 milyon GBP’lik kısmın primlere yönlendirilmesi, sigortaya erişimin önündeki mali engellerin aşılmasında kritik rol oynadı.

SÜBVANSİYON GEÇİŞ ARACI OLARAK KONUMLANIYOR

Raporda sübvansiyonların kalıcı bir çözüm değil, geçiş aracı olarak tasarlandığı vurgulanıyor. Amaç, başlangıçta erişimi kolaylaştırmak, ardından maliyetlerin zaman içinde daha sürdürülebilir biçimde paylaşılmasını sağlamak.

Allianz tarafı, bu modelin yalnızca finansman sağlamakla sınırlı olmadığını; aynı zamanda teknik bilgi, risk modelleme ve sigorta altyapısı desteğiyle sistemin kurulmasına katkı sunduğunu belirtiyor.

ETKİ YALNIZCA ÖDEMELERLE SINIRLI DEĞİL

Programın başarısı sadece yapılan ödemelerle değil, toplulukların yaşamındaki değişimlerle ölçülüyor. Raporda; hanelerin borçtan kaçınması, birikimlerini koruması, çocukların eğitimde kalması ve daha hızlı toparlanma gibi göstergeler “dayanıklılık getirisi” olarak tanımlanıyor.

Bu yaklaşım, sigortayı pasif bir tazmin mekanizmasından çıkararak aktif bir sosyal etki aracına dönüştürüyor.

GÜVEN VE YEREL KATILIM KRİTİK ROL OYNUYOR

Raporda öne çıkan bir diğer bulgu ise sigorta sistemlerinin başarısında güven ve anlayışın belirleyici olması. Hibelerin yüzde 64’ünün topluluk katılımıyla şekillendirilmesi ve yüzde 43’ünün doğrudan topluluk katkısı içermesi, yerel sahiplenmenin güçlendirilmesine yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Programlar, sade iletişim dili, yerel öğrenme mekanizmaları ve şeffaf ödeme süreçleriyle güven oluşturmayı hedefliyor.

İKLİM RİSKLERİNE KARŞI ÇOK BOYUTLU MODEL

Humanity Insured, kuraklık, aşırı sıcaklık ve sel gibi yedi farklı iklim riskine karşı dokuz ayrı mekanizmayı test ediyor. Bugüne kadar toplam 6,7 milyon GBP ödeme yapılırken, fonun yüzde 11’i dayanıklılık artırıcı önlemlere ayrıldı.

Model, kısa vadeli çözümler yerine uzun vadeli benimsenmeyi esas alıyor. Bu kapsamda, yerel katkının artırılması ve dış finansmana bağımlılığın azaltılması için kademeli bir geçiş planı uygulanıyor.

Allianz ve Humanity Insured ortaklığı, sigortanın yalnızca risk transferi değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik dayanıklılık inşasında stratejik bir araç olarak konumlanabileceğini ortaya koyuyor.

Yorum yazın