Süper El Niño riski küresel ekonomiyi tehdit ediyor

Süper El Niño riski küresel ekonomiyi tehdit ediyor

2026-2027 döneminde etkili olması beklenen Süper El Niño’nun yalnızca hava olaylarını değil, küresel ekonomiyi de etkileyeceği öngörülüyor. Allianz Research, iklim olayının özellikle Asya’da gıda enflasyonunu artırabileceğini, emtia fiyatlarında dalgalanma yaratabileceğini ve tedarik zincirlerinde yeni kırılganlıklar oluşturabileceğini bildirdi.

Allianz Research tarafından yayımlanan “Super El Niño risk: more inflation in Asia, oversupply in Latin America yet little disruption in financial markets” başlıklı rapor, 2026-2027 El Niño’sunun son on yılın en güçlü iklim olaylarından biri olabileceğine işaret etti. Raporda, El Niño’nun artık yalnızca meteorolojik bir gelişme olarak değil; enflasyon, ticaret, tedarik zincirleri ve şirket bilançoları üzerinde etkili olabilecek makroekonomik bir risk olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) hesaplamalarına göre tipik bir El Niño, küresel gıda fiyatlarını bir yıl içinde yaklaşık yüzde 5 artırabiliyor. Raporda ayrıca 1982-1983 ve 1997-1998 El Niño dönemlerinin takip eden beş yılda sırasıyla 4,1 trilyon dolar ve 5,7 trilyon dolarlık küresel gelir kaybına yol açtığına ilişkin çalışmalara da yer verildi.

RİSK ASYA’DA YOĞUNLAŞIYOR

Rapora göre El Niño’nun etkileri bölgelere göre farklılık gösterecek. Güneydoğu Asya, Hindistan ve Batı Afrika’nın bazı bölümlerinde kuraklık riskinin artması beklenirken, Brezilya ve Arjantin başta olmak üzere Latin Amerika’nın bazı bölgelerinde daha elverişli tarım koşullarının oluşabileceği öngörülüyor. Bu durumun küresel ölçekte genel bir arz krizinden ziyade emtia bazında farklılaşan bir tablo oluşturacağı belirtildi.

Raporda en yüksek fiyat oynaklığı riskinin şeker, palm yağı ve pirinçte görüldüğü ifade edilirken; kakao ve robusta kahvede de arz baskısının sürebileceği kaydedildi. Buna karşılık soya fasulyesi, mısır ve arabica kahvede uygun üretim koşulları nedeniyle aşağı yönlü fiyat baskısı oluşabileceği değerlendirildi.

ŞİRKETLER İÇİN RİSK YALNIZCA TARIM DEĞİL

Allianz Research, gıda üreticilerinin şeker, palm yağı, pirinç ve kakao gibi girdilerde maliyet artışıyla karşılaşabileceğini, tüketim ürünleri şirketlerinin ise özellikle gelişmekte olan ülkelerde fiyat artışlarına karşı daha hassas hale gelen tüketici talebiyle karşı karşıya kalabileceğini belirtti.

Raporda Latin Amerika’da üretim artışı beklenen ürünlerde ise farklı bir risk öne çıkarıldı. Daha yüksek üretimin fiyatları aşağı çekebileceği, depolama kapasitesi üzerinde baskı oluşturabileceği ve talebin sınırlı artması nedeniyle üreticilerin ekonomik olarak beklenen faydayı sağlayamayabileceği ifade edildi.

HÜKÜMET MÜDAHALELERİ FİYAT BASKISINI ARTIRABİLİR

Raporda, geçmiş El Niño dönemlerinde hava koşullarından daha büyük etkinin zaman zaman hükümetlerin aldığı ticaret kararlarından kaynaklandığına dikkat çekildi. İhracat yasakları, stratejik stok oluşturma, fiyat kontrolleri ve ithalat teşvikleri gibi uygulamaların küresel gıda piyasalarındaki dalgalanmayı büyütebildiği belirtildi.

Özellikle Hindistan’ın geçmişte pirinç ihracatına getirdiği kısıtlamaların uluslararası fiyatları kısa sürede yukarı taşıdığı hatırlatılırken, benzer politikaların yeni El Niño döneminde de yakından izlenmesi gerektiği vurgulandı.

ENFLASYON BASKISI 2027’YE TAŞINABİLİR

Rapora göre güçlü bir El Niño senaryosunda enflasyon üzerindeki etkinin en belirgin şekilde Asya’da hissedilmesi bekleniyor. Gıda fiyatları kaynaklı baskının en yüksek Endonezya’da görülebileceği belirtilirken, Hindistan, Vietnam ve Tayland’ın da etkilenecek ülkeler arasında yer aldığı ifade edildi. Malezya ve Filipinler’in ise görece daha sınırlı etkilenmesi öngörüldü.

Latin Amerika’da ise Brezilya, Kolombiya ve Peru’nun gıda, lojistik ve elektrik maliyetleri üzerinden enflasyon baskısıyla karşılaşabileceği değerlendirildi.

SİGORTA SEKTÖRÜ AÇISINDAN NE ANLAMA GELİYOR?

Raporda, kuraklık, sıcak hava dalgaları ve sel risklerinin bölgelere göre yeniden şekilleneceği, buna bağlı olarak doğal afet kaynaklı hasar dağılımının da değişebileceği ifade edildi. Bununla birlikte, Süper El Niño’nun tek başına küresel finansal piyasalarda büyük bir dalgalanma yaratmasının beklenmediği, asıl riskin emtia fiyatları, tedarik zincirleri, gıda enflasyonu ve kamu politikalarının oluşturacağı ikinci dalga etkilerden kaynaklanacağı vurgulandı. Şirketlerin özellikle tedarik zinciri dayanıklılığı, emtia maliyetleri ve stok yönetimi konusunda hazırlıklı olması gerektiği belirtildi.

Yorum yazın