Bodrum’dan bodruma
GEÇEN ay, 3 yıllık bir aradan sonra şartları zorladık ve
Açsam rüzgâra yelkenimi,
Dolaşsam ben de deniz deniz,
Ve bir sabah vakti, kimsesiz
Bir limanda bulsam kendimi.
hayaliyle attık kendimizi Bodrum’a.
Attık da ne oldu?
Rüzgâr Tanrısı Boreas’ın kuzeyden tatlı tatlı esmesi umuduyla kısa da olsa güzel bir Bodrum tatili yapmayı hayal ederken; 3 yıldan beri kullanılmayan bir evin tekrar yaşanacak hale gelmesi gerçeği ile yüzleştik.
Hayaller Bodrum, gerçek ise ırgatlık.
Boreas’ın tuzlu rüzgârıyla ciğerlerimizi dolduracağımız beklentisi, yerini ev işleriyle uğraşmaktan ter içinde kalmaya devretti. Yine de haksızlık etmeyelim, arada bir ufak deniz kaçamakları yaparak, ter içinde kalan bedenimizi Karaincir’in tuzlu sularında serinletme imkânını bulduk.
Yetti mi? Tabii ki yetmedi.
Sonunda İstanbul bodrumuna döndük.
Bodrum’a tam girişte Halikarnas Balıkçısı sizi şu sözlerle karşılar;
Yokuşbaşı’na geldiğinde
Bodrum’u göreceksin,
Sanma ki sen geldiğin gibi gideceksin.
Senden öncekiler de böyleydiler,
Akıllarını hep Bodrum’da bırakıp gittiler…
Balıkçı haklı, biz de aklımızı Bodrum’da bırakarak, İstanbul bodrumuna döndük.
İstanbul, muhakkak dünyanın en güzel şehirlerinden biri.
Bakın Yahya Kemal Beyatlı Bir Başka Tepeden adlı şiirinde İstanbul’u nasıl betimlemiş
Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul!
Görmedim, gezmediğim, sevmediğim hiç bir yer.
Ömrüm oldukça, gönül tahtıma keyfince kurul!
Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.
Nice revnaklı şehirler görülür dünyada,
Lakin efsunlu güzellikleri sensin yaratan.
Yaşamıştır derim, en hoş ve uzun rüyada
Sende çok yıl yaşayan, sende ölen, sende yatan.
Evet büyük şair böyle tanımlıyor İstanbul’u ama Bodrum dönüşü bu güzelim şehir şimdi bize bodrum katında yaşıyormuşuz hissini veriyor.
Ömrüm Suadiye, Dragos ve Erenköy üçgeninde geçti. Şimdi Erenköy’de 6 katlı bir apartmanın 4’üncü katında yaşıyoruz. Bodrum katında değiliz ama kentsel dönüşüm nedeniyle etrafımızı çeviren 15, 20 katlı binalar bana sanki bodrum katında yaşıyormuşuz hissini veriyor. Kendimi boğuluyormuşum gibi hissediyorum.
Balıkçı bir betimlemesinde ; “İtalya’yı gör de öl derler. Yok a canım; Bodrum’la kıyılarını gör ve yaşa. Başka yerlerde ölüp nur içinde yatılacağına, burada nur içinde yaşanır.” diyor.
Yüce tanrı her nerede bulunursak bulunalım; gerek Bodrum’da, gerek İstanbul’da, nurlar içinde yaşamayı nasip etsin hepimize.
