Dostlar Alışverişte Görsün…

GENÇ adam evlenme teklifi yapmak için sevgilisini popüler ve pahalı bir restorana götürüyor. Masalarına oturdukları andan itibaren sevgilisi mönü, mekân vs. sürekli fotoğraf çekip sosyal medyada paylaşımlar yapmaya başlıyor, neredeyse hiç konuşmuyorlar ve bu durum neredeyse tüm yemek boyunca sürüyor…
Düğünlerde düğün sahipleri lüks araç kiralayan şirketlerden 3-5 tane çok pahalı araç kiralayıp düğünün yapılacağı mekânın kapısına sıralıyor o araçları, gelen davetlilerin etkilenmesi için…
Benzer bir görüntü işlek ve popüler mekânlarda da var. Gelen müşterilerin pahalı ve gösterişli araçları mekân girişine çekilirken görece ucuz ve eski diğer araçlar arka sokaklara…
Ülkede her bölge için açıklanan sabit akaryakıt fiyatları var. Ama birçok yerdeki akaryakıt istasyonlarında “ucuz yakıt” tabelaları da kilometrelerce uzaktan görülecek şekilde cesurca parıldamakta…
Düzenli geliri olmayan milyonlar var. Kimi tamamen kayıt dışı, kimi kısmen kayıtlı ama “ekstra” işler ile vergisiz gelir üretiyor. Sorarsan vergi adaleti var ama…
Yemek siparişi veriyorsun. Gelen motokurye kredi kartı ödemesini elindeki pos cihazına dönüşmüş telefonundan alıyor ama o telefon ne kasa fişi veriyor ne de kredi kartı slipi…
Marketin girişindeki çiçekçi, arka sokaktaki seyyar pilavcı, ilerideki balıkçı…Hepsinin tezgahlarında A4’lere yazılmış IBAN bilgileri var çünkü o tek tük alışverişler bile cüzdan kapasitelerini zorluyor vatandaşın. Sorarsan kredi kartı ile kontrol altına aldık ödemeleri…
Ön cepheleri otoyola ya da işlek bir caddeye bakarken arka cepheleri boş alanlara ya da tren yoluna cepheli binalar. Ön cepheler görece bakımlı, süslü, özenli. Ama ya arka cepheler…
Ev ya da araç satılıyor ve karşılıklı bir bedelde anlaşılıyor. O bedelin bir kısmı banka hesaplarına, bir kısmı banka şubelerinde spor çantalarına…
Lokantaya yoğun olmayan bir gün/saatte gidiyorsun. İçeride in cin top durumu ama manzaralı, iyi konumlu masaların hepsi “rezerve”, yüz aşinalığı, önceden iyi bahşiş bırakmışlığın varsa oturabiliyorsun o boş rezerve masalardan birine, yoksa geç bakalım duhuliyeye…
Şirket uzatmaları oynuyor, rakamlar felaket. Ama hala en yeni araç, en güçlü bilgisayar, en pahalı telefon, bir sekreter, bir de sekreterin sekreteri, yüzlerce tedarikçi alacak kuyruğunda ama en pahalı restoranlarda yemekler, en gözde tatil yerlerindeki yazlıklarda gün batımı partileri bitmiyor bir türlü…
Arkadaş toplantısında bir konu gündeme geliyor spontane olarak, herkes o konu hakkında fikir belirtiyor, karşıt görüşler, sorular derken biri çıkıyor ve o konudan bağımsız ya da konuya bir şekilde bağlayarak bir yer ya da bir seyahatine getirmeye çalışıyor gündemi. Çünkü o gündeme geçilmesi “ben yaptım, ben gittim” demek olacak onun için, henüz oraya görmemiş olanlara kıyasla da üstünlük sağlayacak kendisine…
“Kadın & erkek eşittir”, “hayvan candır”, “ağaç yaşamdır”, “temiz bir çevre geleceğe bırakılacak en önemli mirasımızdır” …Kulağa hoş geliyor söylerken ama ya gerçek durum!
Dostlar alışverişte görsün kimileri için bir yaşam biçimi. Bazen etki altında bir kültür yansıması, bazen kendi olamamanın bir sonucu, bazen de bir inkâr yolu. Bazen de etkilenmek istenilen kişilerde tam “Ye Kürküm Ye” tutulması.
Birilerine bir şey göstermek, olmayan şeyler varmış gibi yapmak, hatalı önceliklere takılıp gerçekten gerekli ve faydalı olanları ıskalamak demek bir yerde öte yandan.
Bir de tabi “ben neysem oyum”u sahiplenememenin düşündürdüğü bir özgüven eksikliği…
Görüşmek üzere,

Yorum yazın