Doğrudan tazmin hizmette kaliteyi artıracak

Türk sigorta sektörünün üretimde amiral gemisi durumunda olan trafik sigortası branşında hareketli günler yaşanıyor. Sektörde, yeni düzenlemelerle beraber son üç yıldır gündemde olan ve günümüzde birçok ülkede başarıyla uygulanan Doğrudan Tazmin Sistemi’nin de (DTS) kısa sürede uygulamaya girmesi bekleniyor. DTS sayesinde, trafik kazalarında zarar gören araç sahibi sigortalılar karşı tarafın sigorta şirketine başvurmak yerine, kendi sigorta şirketlerine başvurarak hasar ödemesini alabiliyor. Sigorta şirketi de, hasara neden olan aracın sigortacısından ödediği hasarı rücu ediyor. Bu sayede, müşteri her zaman trafik poliçesini yaptırdığı şirketin hizmet kalitesinden faydalanıyor. DTS dönemine geçilmesiyle beraber 17 milyon sigortalıya verilen hizmet kalitesinin yükseleceği ve sigorta pazarının da bu vesileyle büyüyeceği düşünülüyor.

MÜŞTERİYLE TEMASI ARTIRIYOR, HASAR MALİYETİNİ AZALTIYOR
Sistem aynı zamanda sigortalı ve sigorta şirketi arasındaki teması da ciddi şekilde güçlendiriyor. Poliçe yaptıranın tüm sorumluluğu, seçtiği ve güvendiği sigorta şirketine aktarılmış oluyor. Şirketler de, tanıdıkları, kendi müşterilerine hizmet verdikleri için, hizmet kalitesi ve müşteri memnuniyeti artıyor. Ayrıca yeni sistem sayesinde hasar süreçleri daha etkin yönetilebiliyor, dolayısıyla da şirketlerin hasar maliyetleri azalıyor.

SİSTEME GEÇİŞ SIRASINDA DİKKATLİ OLUNMALI
Sistemin hayata geçirilmesiyle ilgili bazı soru işaretleri de kafaları kurcalıyor. Sistemin hayata geçirilebilmesi için, sigorta şirketlerinin mutabakata varması ve toplu olarak bu sisteme başlaması gerekiyor. Bir şirketin dışarıda kalması durumunda sistemin nasıl işleyeceği
ise meçhul.
Bunun yanında, iflas eden bir şirket olması durumunda da hasarın yönetilmesinde ciddi sıkıntılar ortaya çıkabilir. Bu nedenlerle DTS için sağlam bir yasal zemin kurgulanması ve sistemin bu zemine oturtulması gerekiyor.

05-16-dogrudantazmingorsel

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Axa Sigorta Direktör ve Genişletilmiş İcra Kurulu Üyesi (Bireysel Teknik ve Ürün Geliştirme) Balkır Demirkan: Doğrudan Tazmin Sistemi hizmet kalitesinde beklentiyi artıracak.

“Doğrudan Tazmin Sistemi’nin müşteriyi etkileyecek en önemli yanı, müşterinin sadece poliçesini aldığı sigorta şirketiyle muhatap olmasıdır. Dolayısıyla, müşterinin hizmet kalitesi beklentisinin artması ve daha iyi şartlarla hizmet alması öngörülmektedir.”

Doğrudan Tazmin Sistemi’ni değerlendiren Axa Sigorta Direktör ve Genişletilmiş İcra Kurulu Üyesi (Bireysel Teknik ve Ürün Geliştirme) Balkır Demirkan, sisteme üye olan her şirketin, kusursuz sigortalısına ait hasarı ödedikten sonra, kusurlu olan tarafın sisteme üye olan şirketinden, sistemde her ay için belirlenecek ortalama tutar üzerinden rücu işlemini gerçekleştireceğini söyledi.  Dolayısıyla sisteme üye olan şirketler için rücu mekanizmasının sistem üzerinden çözümlenmiş olacağını belirten Demirkan, sisteme üye olmayan şirketlerdeyse, mevcut uygulamada olduğu gibi kasko ödemesi yapıldıktan sonra rücu yapılmaya devam edileceğini ifade etti. Bu durumun kasko ile trafik poliçeleri üzerine etkisinden de bahseden Demirkan, şunları söyledi:  “DTS ile kasko ve trafik sigortası birleşmiş olmuyor, ancak sigorta şirketlerinin artık hasarı olan kusursuz müşterileri ile ilgilenecek olmaları, trafik poliçesi sahibi olup kusursuz olarak hasara karışması durumunda tıpkı kasko sahibi gibi ilgilenmeleri nedeni ile belki bir süre sonra ürünler birleşebilecektir.”
Sistemin en önemli yanının, müşteriyi poliçesini aldığı sigorta şirketi ile muhatap etmesi olacağını belirten Demirkan, “Dolayısı ile müşterinin hizmet kalitesi beklentisinin artacağı ve daha iyi şartlarla hizmet alabilmeye başlayacağı öngörülmektedir. Bu uygulama Avrupa’daki birçok ülkede uzun yıllardır bu biçimde devam etmektedir” dedi.

DTS İLK YILLARDA MALİYETİ ARTIRABİLİR
Sistemin yurtdışı örneklerini değerlendiren Demirkan, sistemin hayata geçirildiği ülkelere bakıldığında ilk birkaç yıl müşterilerin daha yüksek hizmet kalitesi beklentisi nedeni ile maliyetlerin arttığını söyledi. Her şirket için sistemin etkilerinin farklı olabileceğini söyleyen Demirkan, sözlerine şöyle devam etti: “Bazı şirketlerin sadece tek bir kullanım tarzında yoğunlaşmış olmaları, belirli bir bölgede yoğunlaşmış olmaları ya da sadece bir basamakta yoğunlaşmış olmaları şirketlerin bu sistem sonuçlarından farklı etkilenmelerine neden olabilecektir.”

MALİ GÜÇLÜĞE DÜŞEN SİSTEM DIŞINA ALINABİLİR
Demirkan, bir şirketin batması durumunda olacakları da açıkladı: “Sisteme üye olan bir şirketin batması durumunda, üye olan şirketlerden poliçe başına alınacak 1 liralık katılım bedeli üzerinden bir kısmı karşılandıktan sonra, şirketin yapıya teminat ilave ederek devam etmesi beklenecek ya da eğer güvence hesabına devredilirse ilgili tutarların güvence hesabı tarafından ödenmesi beklenebilecektir. Ayrıca birlik yönetiminin, mali güçlüğe düşebilecek bir şirketi sistem dışına alabileceği anlaşılmaktadır.” Demirkan, sisteme katılmak istemeyen şirketlerin de mevcut devam eden sistem içerisinde 3. şahıs taleplerini değerlendirerek ödeme yapmaya devam edeceklerini söyledi.

TSB uluslararası araştırma yaptırdı
Doğrudan Tazmin Sistemi sayesinde, trafik kazalarında zarar gören araç sahibi sigortalılar karşı tarafın sigorta şirketine başvurmak yerine, kendi sigorta şirketlerine başvurarak hasar ödemesini alabiliyor. Bu model yurt dışında pek çok ülkede uygulanıyor.  TSB de bu nedenle, Accenture ve Towers Watson danışmanlık firmalarından hizmet aldı. Dünyadaki uygulama örnekleri ve modelin gelişim sürecini ayrıntılı olarak inceleyen TSB, buradan çıkardığı sonuçlar ışığında Türkiye için DTS’yi geliştirdi.


GeneralI Sigorta Hasar Direktörü Selcen Seçginli: DTS ile trafik poliçesi hizmet odaklı poliçeye dönüşecek

Generali Sigorta Hasar Direktörü Selcen Seçginli, Doğrudan Tazmin Sistemi (DTS) ile birlikte sigortalıların trafik poliçesi satın alırken hizmet kalitesini de düşünerek şirket seçebileceklerini ve böylelikle trafik poliçesinin hizmet odaklı bir poliçeye dönüşeceğini söyledi. Doğrudan Tazmin Sistemi ile beraber kasko ve trafik sigorta poliçelerinin birleşmeyeceğine dikkat çeken Selcen Seçginli “DTS ile sigortalılar sadece %100 kusursuz olarak karışmış oldukları trafik kazaları sonucunda kendi araçlarında meydana gelen hasar tutarını trafik poliçesi kapsamında kendi sigortacısından tazmin edebilecekler. Bu sistem ülkemiz açısından çok yeni olduğu için uygulamaya geçtikten sonra bazı değişiklikler mutlaka olacaktır. Poliçelerin birleşmesi de bu değişikliklerden biri olabilir” dedi.

EN ÖNEMLİ YAPI TAKAS ODASI
Sistemde kusurlu şirketin  doğrudan sigortacının sigortalısına ödediği tazminat karşılığı olarak tespit edilmiş olan ortalama hasar tutarını Takas Odası’nda adlarına açılmış özel hesaplara yatıracağını belirten Seçginli sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu işlemler için DTS anlaşması kapsamında belirlenen süre kısıtlamaları Takas Odası’nca takip edilecek. Görev ve yetkileri belirlenen Takas Odası’nın sorumluluk alanları; ödeme bildirimlerini ilgili şirket hesaplarına işlemek ve karşı şirkete bildirmek, üyelere şirketlerini ilgilendiren taleplerle ilgili bilgi vermek, belirlenen ortalama hasar tutarını üye şirketlere bildirmek, itirazları Yönetim Komitesi’ne iletmek, üyelerin borç alacak bakiyelerini hesaplayıp bildirimde bulunmak bunlardan başlıcaları.”
DTS ile birlikte hizmet kalitesinde artış beklediklerini söyleyen Selcen Seçginli, “Sigortalılar, yeni dönemde sadece poliçenin bedelini değil özellikle aldıkları hizmeti göz önünde bulundurarak değerlendirme yapacaklarından sigorta şirketleri kasko poliçelerinde olduğu gibi müşteri memnuniyetini üst seviyelerde tutmaya çalışacaklar. Böylelikle sigortalılar trafik poliçesi satın alırken hizmet kalitesini de düşünerek şirket seçeceklerdir. Trafik poliçesinin hizmet odaklı bir poliçe şekli olacağını söyleyebiliriz” diye konuştu.

ŞİRKETLER İSTEDİKLERİ ZAMAN SİSTEME DAHİL OLABİLECEK
DTS’ye katılmak istemeyen şirketlerin halihazırda uygulanan ödeme şekli ile kendilerine iletilen tazminat taleplerini yönetmeye devam edeceklerini sözlerine ekleyen Selcen Seçginli, “Sözleşme esaslarına göre şirketler istedikleri zaman sisteme dahil olabilecekler. Sistem devreye girdikten sonra çalışma esasları, ortaya çıkan olumlu sonuçlar, müşteri talebi ve memnuniyeti gözlendikçe, sisteme dahil olmayan şirketler de tercihlerini sistem içerisinde olmak yönünde kullanacaklardır” diye konuştu.
DTS’de en önemli hususun hasar tazmin sürecinin yalın ve kısa olmasını sağlayarak müşteri mağduriyetini engellemek olduğuna değinen Selcen Seçginli sözlerini şöyle tamamladı: “Yönetim Komitesi tarafından hazırlanacak ve Yönetim Kurulu tarafından onaylanacak  ortalama hasar tutarı, sisteme dahil olan sirketlerin verileri ile oluşturulacak ve her ay yinelenecektir. Sektör ortalaması ile hakkaniyet sağlanacağı konusunda bir şüphemiz yok. Avantajlı olan şirketler hasar yönetiminde  de başarılı şirketler olacaktır.”


Doğa Sigorta Hukuk ve Rücu Müdürlüğü, Hukuk Müşaviri Av. Osman Ersin Kozanhan: Trafik ve kasko sigortaları iç içe olacak

Doğa Sigorta Hukuk ve Rücu Müdürlüğü, Hukuk Müşaviri Av. Osman Ersin Kozanhan, Doğrudan Tazmin Sistemi (DTS) hakkında açıklamalarda bulundu. DTS ile kasko ve trafik sigortası poliçelerinin yakınlaşacağını söyleyen Kozanhan, “DTS kusursuz olan trafik sigorta şirketinin sigortalısının zararını gidererek kusurlu trafik sigorta şirketine rücu etmesi anlamını taşımaktadır. Bu süreçte kasko ve trafik sigorta poliçeleri yine ayrı olarak tanzim edilecektir. Yalnızca üçüncü kişinin zararını ödeyen sigorta şirketleri kendi sigortalılarının da zararını ödemeye başlayacağından kasko ve trafik sigortalarının birleşmesi anlamına gelmekle beraber, daha iç içe bir hal alması adına olumlu bir adım olacaktır” diye konuştu. “DTS öncelikle trafik sigortalarında bugüne kadar müşteri portföyünden bile sayılmayan trafik sigortalılarının memnuniyetinin sağlanması bakımından önemli. Bugüne kadar kusur oranında ödeme yapan trafik sigorta şirketleri artık kusursuz olan sigortalılarının da zararını ödeyecektir” diyen Kozanhan, müşteri memnuniyetini sağlama adına yetkili servislerin kullanılacağını ve orijinal parça kullanımının yaygınlaşması ile birlikte hasar dosya maliyetlerinin artacağını tahmin ettiğini söyledi.

‘DEZAVANTAJLAR ZAMANLA KALKACAK’
DTS’de şirketlerin rücu edeceği tutarın gerçek maliyetler üzerinden gerçekleşmeyeceğini söyleyen Kozanhan, “Rücu yalnızca ortalama maliyetler üzerinden gerçekleşecek. Yapılan simülasyona göre şu an ortalama 500 liralık bir hasar için rücu edilecek tutar 735 lirayken, 20 bin lira gibi büyük bir hasarda rücu tutarı yalnızca 7 bin lira olacaktır. Bu nedenle portföyünde lüks araç barındıran şirketler bakımından bir dezavantaj olacağı doğrudur” diye konuştu. Lakin, sistem içerisinde tüm ödemelerin karşılıklı yapılacağını söyleyen Kozanhan, bu nedenle avantaj ve dezavantaj oranlarının zaman içerisinde karşılıklı olarak düzeleceğini belirtti.  Sisteme katılmayan şirketler olduğunda ya da bir şirket iflas bayrağı çektiğinde olacakları da aktaran Kozanhan, sözlerini şöyle noktaladı: “Sisteme katılmak istemeyen şirketler, bu yönde görüş bildirdikleri takdirde sisteme katılmayacak ve rutin uygulama devam edecektir. Sisteme dahil olan iki şirket arasında DTS uygulanırken dahil olmayan şirketler arasında uygulanmayacaktır. İflas halindeyse mevzubahis olan trafik sigortası teminatı olduğundan, güvence hesabı uygulaması devam edecektir.”

 

 

Yorum yazın