Maliyet bedeli ile değerleme hükümlerinde yapılan değişiklikler
26 EKİM 2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7338 sayılı Kanunla Vergi Usul Kanununun “maliyet bedeli” ile değerleme hükümlerinde bazı değişiklikler yapılmıştır. Emtia, makine ve teçhizat, arsa, arazi, bina, demirbaş, gemiler ve diğer taşıtlar, gayri maddi haklar gibi kıymetler dönem sonlarında maliyet bedeli ile değerlenmek zorundadır. Maliyet bedeli Kanunda; “iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilumum giderlerin toplamını ifade eder.” şeklinde tanımlanmış olup bu esas tanımda 7338 sayılı Kanunla yapılmış bir değişiklik sözkonusu değildir. Bazı harcamaların maliyet bedeline dahil olup olmadığı Kanunda belirtildiği gibi, Kanunda sayılmayan harcamaların durumu da genel tebliğlerle hatta özelgelerle açıklığa kavuşturulmuştu. 7338 sayılı Kanunla; maliyet bedeline dahil olması gereken harcamalar Vergi Usul Kanununda ayrıntılı olarak tanımlanmıştır. Yapılan değişiklikler, 7338 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihte (26 Ekim 2021) yürürlüğe girmiştir. Bunları aşağıdaki şekilde özetleyebiliriz:
Kıymetin edinilmesi veya değerinin arttırılması ile doğrudan ilgili gümrük vergileri, gümrük komisyonları, nakliye, yükleme, boşaltma, montaj harcamalarının doğrudan gider yazılması mümkün olmayıp iktisadi kıymetin maliyetine dahil edilmesi zorunludur. Esasa yönelik bir değişiklik görmüyoruz.
Kıymetin edinilmesi veya değerinin arttırılması ile doğrudan ilgili resim ve harçlar, noter, tapu, mahkeme, değer tespiti, danışmanlık, komisyon ve ilan harcamalarının doğrudan gider yazılması mümkün olmayıp iktisadi kıymetin maliyetine dahil edilmesi zorunludur. Noter, mahkeme, değer tespiti, komisyon harcamaları ile tapu harcının iktisadi kıymetin maliyetine eklenmesi veya doğrudan gider yazılması daha önce isteğe bağlı iken bu defa maliyete eklenmesi zorunlu hale getirilmiştir.
İktisadi kıymetin finansmanında kullanılan kredilere ait faiz giderleri ve bunlara ilişkin kur farklarının; emtiada emtianın stoklara girdiği tarihe kadar, diğer iktisadi kıymetlerde ise iktisadi kıymetin envantere alındığı hesap döneminin sonuna kadar olan kısmı ile söz konusu kredilere ilişkin giderlerin kıymetin maliyetine dahil edilmesi zorunludur. Faiz giderleri ile kur farklarının diğer kısımlarını maliyet bedeline ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbest bırakılmıştır. Daha önce, genel tebliğlerde yer alan bu yöndeki ifadeler bu defa Kanuna alınmış bulunmaktadır. Kredilerle ilgili faiz ve kur farkları dışındaki diğer giderlerin maliyete eklenmesi zorunluluğu ise anladığımız kadarı ile yenilik olarak karşımıza çıkmaktadır.
İktisadi kıymetin stoklara veya envantere alındığı tarihe kadarki depolama ve sigorta giderlerinin de doğrudan gider yazılmayıp kıymetin maliyetine ilave edilmesi zorunludur.
Emtianın edinilmesi veya değerinin arttırılması sırasında ödenen ÖTV, indirilemeyecek KDV, BSMV ve KKDF’nin doğrudan gider yazılması mümkün olmayıp emtianın maliyetine dahil edilmesi zorunludur. Emtia dışında kalan ve maliyet bedeli ile değerlenmesi gerekli olan iktisadi kıymetlerin (örneğin demirbaşların veya işletmede kullanılacak taşıtların) edinilmesi veya değerinin arttırılması sırasında ödenen bu vergilerin doğrudan gider yazılması yada kıymetin maliyetine dahil edilmesi mükellefin tercihine bırakılmıştır.
Mevcut binanın satın alınarak yıkılması ve arsasının tesviyesi giderlerinin taşınmazın maliyetine dahil edilmesi zorunludur.
