Tamamlayıcı sağlık sigortasında sürdürülebilir gelişim nasıl sağlanır?
Son on beş yılda SUT (Sağlık Uygulama Tebliği) kapsamında, birçok özel hastane hemen hemen bütün branşlarda SGK ile anlaşma yaptı. Bunun sonucunda ücretli çalışanların büyük bir kısmı, sağlık giderlerinde SGK teminatlarını aşan kısımları kendileri karşılama yoluna giderek bu tür anlaşmalı hastaneleri kullanmaya başladı. Tamamlayıcı sağlık sigortasının bu sebeple son beş yılda kullanımının arttığını belirten Sigorta Acenteleri Derneği (SAB) Yönetim Kurulu Başkanı Reşit Çakas, pazar payının da hızla büyüdüğünü sözlerine ekleyerek “Bugün sağlık sigortası ile ilgilenen sigortalı adayı özellikle tamamlayıcı sağlık ile ilgili de bilgi almakta, hatta özel sağlık sigortası sahibi bazı sigortalılar da yenileme döneminde tamamlayıcı sağlık seçeneğini değerlendirmekte” dedi.
TAMAMLAYICI SAĞLIK TOPLU İŞ SÖZLEŞMELERİNDE
Sağladığı teminatlar ve uygun prim avantajı sebebiyle tamamlayıcı sağlık sigortasının, kurumsal sigortalılar ve çok üyeli sivil toplum kuruluşları tarafından yoğun bir şekilde talep edildiğini hatırlatan Çakas, “Hatta bazı sendikalar toplu iş sözleşmelerinde tamamlayıcı sağlık sigortası poliçelerini de sözleşme maddelerinden birisi haline getirmeye başladı” bilgisini verdi. İlerleyen zamanda tamamlayıcı sağlık sigortasının daha fazla kişi tarafından kullanılacağını vurgulayan Çakas şunları söyledi: “Önümüzdeki dönemlerde şehir hastanelerinin devreye girmesi ile hasta sayısının artışından kaynaklı olarak tamamlayıcı sağlık sigortasının çok daha geniş bir kitleye yayılması kaçınılmaz olacak. Sigortalılar tarafındaki bu yoğun ilgi, sigorta şirketlerinin de bu ürüne karşı satış motivasyonunu artırdı. Hatta bazı sigorta şirketleri, son iki yıldır hızlıca hazırlanan tarifelerle ürün geliştirerek piyasaya son derece agresif bir şekilde girdi. Öyle ki geçmişte özel sağlık sigortalarına son derece mesafeli yaklaşan, sağlık sigortaları konusunda deneyimleri az olan birçok şirket, piyasaya girdi. Sigorta şirketlerinin sağlık sigortasındaki pazar paylarını bu ürüne yönelerek kapatmayı hedefledikleri anlaşılıyor.”
‘GEREKLİ TEDBİRLER ALINMALI’
Bu ürüne hem tüketici hem de sigorta şirketlerinin yüksek ilgi gösterdiğini belirten Çakas, bu durumun ürünün gelişimi için olumlu olmasına karşın beraberinde bazı riskler getirdiğini ifade etti. Çakas konuyu detaylandırırken şunları söyledi: “Bu ürün henüz çok yeni olduğu için müşteri profili, poliçeler için açılan provizyon sıklığı, yıllık ortalama ödenen hasarlar ile teknik kâr ve zarar verileri henüz tam olarak bilinmiyor. Bunun doğal sonucu olarak da bu ürünle ilgili tarifeler hazırlarken şirketler son derece dikkatli ve temkinli olmak durumunda. Aksi halde sigorta şirketleri, oluşacak hasarlardan dolayı ciddi bir yükle karşı karşıya kalacaklar. Bu ürünü satın alan sigortalıların ayakta tedavi teminatlarını kullanma eğilimi yüksek. Özellikle doktor muayene ücretlerinden dolayı sigorta şirketlerinin ödediği farklar hasar/prim oranını yükselten bir faktör olarak öne çıkıyor. SUT’ta yapılacak değişiklikler ve fiyat tarifeleri, tamamlayıcı sağlık sigortası poliçelerini doğrudan etkileyecek. Bu durumla ilgili olası riskler göz önünde bulundurulmalı gerekli tedbirler önceden alınmalıdır.”
Riskli duruma örnek olarak grup sigortası tekliflerini gösteren Çakas, sözlerine şöyle devam etti: “Şu anda bazı STK’lar için geliştirilen özel ürünlerde %50’ye varan indirimler uygulanıyor. Bireysel tarifesi 1500 lira olan ürünün grup tekliflerinde 374 liraya kadar düşürüldüğünü görüyoruz. Bu, sigorta şirketleri için ‘bindiği dalı kesmek’ anlamına geliyor. Böyle bir fiyatlandırmanın sürdürülebilir olması mümkün değil. Aktüeryal çalışmalara dayanmayan, rekabet baskısıyla hızlıca hazırlanan tarifeler neticesinde fiyatlandırılan birçok ürün, olması gereken primin altındaki fiyatlara satılıyor. Serbest piyasa kuralları çerçevesinde rekabet elbette gerekli ve son kullanıcılar için faydalı. Ancak sektörümüz bu tip yıpratıcı yaklaşımların sonucunu trafik sigortası poliçelerinde yaşamıştı. Pazar potansiyeli ne olursa olsun tamamlayıcı sağlık sigortalarının, sürdürülebilir gelişimi için agresif tarifelerden vazgeçilip, istikrarlı bir yapı oluşturacak tedbirler alınmalı, fiyatlandırma konusuna ayrı bir özen gösterilmeli. Aksi halde bugün birçok branşta yaşanan sorunların tamamlayıcı sağlık sigortasında da yaşanması kaçınılmaz olacak.”
