Katılım sigortacılığına yönetmelik dopingi

Hazine Müsteşarlığı, katılım sigortacılığının uygulanması sırasında dikkate alınacak maddelerin yer aldığı bir genelge hazırladı. 20 Aralık 2017’de başlayan katılım sigortacılığına dair genelge Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) internet sitesinde yayımlandı. Bu sayede ülkemizde katılım sigortacılığı resmi bir çerçeveye kavuşmuş oldu.

Yayınlanan genelge, 20 Eylül 2017’de Resmi Gazete’de yayımlanan “Katılım Sigortacılığı Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik”i düzenliyor. 7 maddelik genelgede bilgilendirme formalarının başlıklarında yer alması gereken kelimelerden, şirketlerin internet sitelerinde kadar yer alması gereken bilgilere pek çok hususta düzenleme bulunuyor.

PENETRASYONU ARTIRABİLİR

Yönetmeliğin gelmesi aslında sigorta şirketlerine bir yol haritası da sunuyor. Standartların belirlenmesiyle beraber katılım sigortalarında şirketlerin atılıma geçmesi bekleniyor. Önünü daha rahat görebilen şirketler bu yılın ülkemizde katılım sigortacılığının gelişimi açısından son derece önemli ve hareketli bir yıl olacağını söylüyor. Otomatik Katılım’da da faizsiz fonları seçenlerin oranının yüksek olduğu düşünülürse, katılım sigortacılığının sektöre hem penetrasyon hem de prim üretimi açısından önemli bir katkısı olabilir.

SİSTEMDEN BEKLENTİLER BÜYÜK

Faizsiz sigortacılık hizmeti veren şirketlerin yöneticilerinden aldığımız cevaplar da bu beklentiyi ortaya koyuyor. Sektörün kilit faizsiz sigorta sağlayıcılarından Katılım Emeklilik, Doğa Sigorta ve Vakıf Emeklilik’ten aldığımız cevaplarda 2018 yılının katılım sigortaları için büyük bir yıl olacağı söylenirken, bu tarafta oluşacak fonların da ülke ekonomisine katkı sağlayacağı vurgulanıyor. Bunun yanında düzenlemenin faizsiz sigorta ürünlerine bir ‘güven vurgusu’ yaptığı da düşünülüyor. Hassasiyetler nedeniyle sigortadan uzak kalan kesimin sigorta ürünleri ve uygulamaları ile tanışmaları için yeni döneme bir fırsat gözüyle bakılıyor. Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, yönetmelikle hem şirketleri hem de tüketiciyi koruyan hükümler getirildiğini söylerken, Doğa Sigorta CEO’su Nihat Kırmızı ekonomiye katma değer sağlanacağı görüşünde. Vakıf Emeklilik ise yeni sistemin 30 milyar liralık bir potansiyeli olduğunu kaydediyor.

 

“2018 katılım sigortacılığının yılı olacak”

Katılım sigortacılığı hakkında açıklamalarda bulunan Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, “2017, faizsiz BES ve katılım sigortacılığı için milat oldu. OKS’de sunulan faizsiz fonları %63 tercih eden insanlar, birikimlerini faizsiz finans araçlarında değerlendirdiler. Ayrıca Katılım Emeklilik’in de rol model olduğu ve mevcut potansiyelin değerlendirilmesine öncülük yaptığı katılım sigortacılığı, Türkiye ekonomisine derinlik katacak. 2017’de Katılım Emeklilik olarak fon büyüklüğümüz OKS fonları dahil %66 oranında büyürken tüm sektör %30 oranında büyüdü. 2017 yılı başında sektördeki faizsiz fon büyüklüğü pazar payı %5.33’den %7.65’e yükseldi. 2017 yıl bazında net BES sözleşmesi artışının %15.5’ini Katılım Emeklilik olarak üreterek sektörde 4. sıraya yükseldik. Yakaladığımız bu büyüme ivmesi milletimizin bize gösterdiği teveccühün bir göstergesi” şeklinde konuştu.

YÖNETMELİKLE YENİ KULVAR AÇILDI

Katılım sigortacılığı yönetmeliğinin 2017’de yürürlüğe girmesinin önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Sincek, şu bilgileri verdi: “Yönetmelik; katılım sigortacılığının tanımını yapıyor, iş ve işleyişlerini daha detaylı şekilde düzenliyor. Hem şirketler tarafını hem de tüketici haklarını koruyan hükümler getiriyor. Mevcut sigorta sisteminden farklı olarak, katılımcıların katkılarından oluşan risk havuzundaki birikimler, faizsiz finans araçlarında değerlendiriliyor. Şirket faaliyetlerinin faizsiz finans ilkelerine uygunluğu, bu şirketlerden ürün alan katılımcıların hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla, İslam fıkhı alanında uzman kişilerden oluşan bir ‘Danışma Komitesi’nden görüş ve danışmanlık hizmeti alınarak denetleniyor. Katılım sigortacılığı ile ilgili yayınlanan genelge ile standartlar belirlenmiş ve faizsiz sigortacılığın önü açılmış oldu. 2018 yılının katılım sigortacılığının yılı olacağına inanıyorum.”

“Sigortanın ekonomiye sağladığı katma değer artacak”

“Katılım sigortasının İşleyişi hakkındaki tüm soru işaretlerini ortadan kaldıran yeni yönetmeliğin İstanbul’un finans merkezi olması yönünde önemli bir destek sağlayacağına inanıyoruz. Katılım sigortacılığında oluşacak fonlar ile sigorta sektörünün ekonomiye sağladığı katma değerde artış yaşanacak.”

Geçtiğimiz yıl yürürlüğe giren “Katılım Sigortacılığına İlişkin Çalışma Usul ve Esaslarını Düzenleyen Yönetmelik” hakkında açıklamalarda bulunan Doğa Sigorta CEO’su Nihat Kırmızı, bu yönetmelik ile katılım sigortacılığının yaygınlaşması açısından çok büyük bir adım atıldığını ifade etti. Bu gelişmenin bir sonraki aşamasında sigorta sektörünün ekonomiye sağladığı katma değerde büyük bir artış beklediklerini vurgulayan Kırmızı, “Yönetmeliğin, 2018 yılında sigorta sektörüne yeni enstrümanlar kazandırarak, sektörün gelişimini hızlandıracağına inanıyoruz. Buna istinaden de sektörümüzün potansiyelini ortaya koyan gelişmelerin yaşanacağı hareketli bir yıl yaşanacağını düşünüyoruz” dedi. Kırmızı sözlerine şöyle devam etti: “Başbakan Yardımcımız Mehmet Şimşek’in girişimiyle, Hazine Müsteşarlığımızın uzun soluklu ve özverili çalışmalarıyla hazırlanan yönetmelik sayesinde sektörümüz, ekonomimizin de uzun yıllar faydalanacağı önemli bir finansal enstrümanı kazanmış oldu.” Nihat Kırmızı, bununla beraber, yeni yönetmeliğin İstanbul’u finans merkezi olmaya bir adım daha yaklaştıracağını belirtti: “Katılım sigortasının işleyişi hakkındaki tüm soru işaretlerini ortadan kaldıran yeni yönetmeliğin İstanbul’un finans merkezi olması yönünde önemli bir destek sağlayacağına inanıyoruz. Katılım sigortacılığında oluşacak fonlar ile sigorta sektörünün ekonomiye sağladığı katma değerde artış yaşanacak. Yatırımcılar açısından cazibe merkezi olan İstanbul, sahip olacağı büyük fonlarla cazibesini artıracak.”

SEKTÖRE GÜVEN KAZANDIRACAK

Kırmızı, katılım sigortacılığının ülkemizdeki potansiyeli konusuna da değindi: “Türkiye’nin %99’unun Müslüman kesimden oluşması, sektörün gücü ve güvenilir altyapısı göz önüne alındığında bu alanda yüksek potansiyel bulunuyor. Yaşam tercihlerinde rol oynayan faiz hassasiyeti nedeniyle bugüne kadar sigortayla tanışmamış kesim, yeni yönetmeliğin sunduğu avantajla birlikte katılım sigortacılığı sayesinde sigorta ile tanışabilecek. Bu da sigorta sektörünün büyümesi, çeşitlendirilmesi ve derinlik kazanması bakımından önemli bir itici güç oluşturacak. Sektörün ihtiyacı olan güven konusu çözülmüş olacak. Hem sektör büyüyecek hem de önemli diyebileceğimiz orana sahip bu kesim, sigorta güvencesine girerek ani ve beklenmedik hasarların, kazaların ve zararların önüne geçilebilecek.”

Türkiye’de katılım sigortacılığının 3 kesime hitap ettiğini söyleyen Kırmızı, sözlerini şöyle sürdürdü: “İnanç hassasiyeti nedeniyle zorunlu sigortalara bile uzak duran bireyler en güçlü kesimi oluşturuyor. Ardından sırasıyla bazı sigorta ürünlerinden faydalananlar ancak alternatif arayan bireyler ile sigortada fiyat etkenini en önemli unsur olarak görenler yer alıyor. Bu kesimlerinin hepsini potansiyel sigortalı olarak görüyoruz.” Bu kesimlerin sisteme dahil olmalarının penetrasyon artışını beraberinde getireceğini dile getiren Kırmızı, “Bu sayede belli duyarlılıkları nedeniyle sigorta sistemine dâhil olmamış birçok kişi ve kuruma da sigorta güvencesi sağlanacak” diyerek sözlerini noktaladı.

Vakıf Emeklilik: Katılım sigortacılığında potansiyel yüksek

Vakıf Emeklilik tarafından katılım sigortalarındaki yeni yönetmelik ile ilgili yapılan açıklamada, yönetmelikle beraber bu taraftaki belirsizliklerin ortadan kalktığı belirtildi. Açıklamada, yeni yönetmeliğin, katılım sigortacılığı sektörünün Türkiye’de tüm unsurları ile beraber gelişiminde önemli faydalar sağlayacağından bahsedildi: “Konvansiyonel sigortaya mesafeli duran faiz hassasiyeti olanlar, sistem içerisine dahil olacaktır. Sektörü ilgiyle takip eden birçok yerli ve yabancı şirket bu alanda yatırım yapacaktır. Katılım sigortacılığının sektörden aldığı pay büyüyecektir. Yönetmelikle aynı zamanda 2023 yılında hedeflenen %10 katılım sigortacılığı payı için önemli bir adım atılmıştır.”
Pazarda katılım sigortalarına olan ilginin de değerlendirildiği açıklamada “Genç ve yüksek nüfusu ile Türkiye, katılım sigortacılığı için yüksek bir potansiyel taşıyor. Katılım sigortacılığı ülkemizde yeni yeni gelişiyor. Hem sektör tarafında hem de katılımcılar tarafında bu konuyla ilgili beklentiler var. Katılım bankalarının finans sektöründeki büyüyen yapısı, İslami sigortacılık piyasasına giriş için de iyi bir fırsat oluşturdu.

Son yıllarda katılım sigortacılığı uygulamalarının ivme kazandığı Türkiye’de halihazırda Vakıf Emeklilik ile birlikte 8 sigorta şirketi katılım ürünleri sunuyor. Bunun yanı sıra yerli ve yabancı birçok yatırımcı da katılım sigortacılığının Türkiye’deki gelişimini ilgiyle gözlemliyor.

Katılım bankacılığının 2025 yılında %15 pazar payına ulaşması hedefleniyor. Söz konusu hedefe paralel olarak, katılım sigortacılığının da önümüzdeki dönemde pazar payının artması bekleniyor. 2023 için katılım sigortacılığının payı % 10 olarak hedefleniyor.

Sektörün 2023 yılında Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Otomatik Katılım Sisteminde (OKS) 180 milyar lira fon yaratması beklenirken, sigortacılık ürünlerinde ise prim üretiminin 120 milyar liraya ulaşacağı tahmin ediliyor.

2023’TE 30 MİLYAR LİRALIK BÜYÜK POTANSİYEL

Bu durumda, 2023 yılında 300 milyar liralık prim ve fon büyüklüğünün yaklaşık 30 milyar liralık kısmının katılım sigortacılığı ve emekliliği ürünlerinden oluşacağı öngörülüyor.
Otomatik katılım sisteminin devreye girmesi de faizsiz fonlara olan ilgiyi artırdı. Faizsiz fonlara ilgi beklentilerin de üzerinde oldu. Otomatik katılım sistemindeki katılımcı sayısı bakımından bakıldığında ise yaklaşık %58’inin faizsiz fonları seçtiği görülüyor. Bu anlamda faizsiz fonların mevcut olduğu dönemde geliştirilen otomatik katılım sistemindeki faizsiz fonlara talep, hem faizsiz fonlar özelinde hem faizsiz finansal sistem açısından umut vericidir” denildi.
Vakıf Emeklilik’in açıklamasında faize duyarlı kesimin trafik, deprem sigortası gibi zorunlu olan sigortaları zorunluluktan yaptırdığı, kasko, konut gibi isteğe bağlı sigortalardan uzak durduğu belirtildi ve şu sözlere yer verildi: “Artık çıkan yeni yönetmelikle birlikte sınırlar da çizilmiş oldu. Beklentimiz İslami hassasiyetlerinden ötürü hiç sigorta yaptırmayan büyük bir kesimin de katılım sigortacılığı ile gönül rahatlığı ile sigorta yaptırmasıdır.”


Renk Özcan
renk@sigortacıgazetesi.com.tr

Yorum yazın