Doğa Sigorta 2017’de de iddialı
Doğa Sigorta CEO’su Nihat Kırmızı, sektör için çok tartışmalı bir yıl olmasına karşın 2016 yılında büyümenin, ortalama büyüme oranlarının üzerinde gerçekleştiğini dile getirdi. Kırmızı, “Sektördeki normal büyümeler genelde %15’ler civarında olurdu. 2016’da ise bu oran %35’lere çıkmış durumda. Sektördeki yeni oyunculardan biri olduğumuz için, bizim büyümemiz çok daha yüksek oranlarda. 2016 yılında toplam 800 milyon lira prim ürettik. 2017 yılında da minimum sektör ortalamalarında büyüyerek yılı yine kârlı kapatacağız” diye konuştu.
Üretimde iddialı oldukları branşlardan bahseden Nihat Kırmızı, kaza branşında sektörde önde gelen şirketlerden biri olduklarına değindi. Bu branştaki ürünlerinden bahseden Nihat Kırmızı, şunları söyledi: “Ferdi kaza teminatını bireysel, grup ve farklı ürünlerle, sigortalılarımızın menfaatlerini korumak adına mevcut ürün içeriklerimize ek teminat olarak veriyoruz. Ferdi kaza ürünlerimizi ek teminatlarla zenginleştirerek bu ürün satışını artırmayı hedefliyoruz.”
‘STANDARTLAR YÜKSELECEK’
Maden çalışanları zorunlu ferdi kaza sigortasında da önemli bir üretim yaptıklarını kaydeden Kırmızı, “Sigortasız maden ocaklarının önümüzdeki günlerde hızla azalacağına ve bu sigorta sayesinde madencilik sektörünün standartlarının yükseleceğine inanıyorum” dedi.
Tüm maden ocaklarının yönetmelik kapsamında ruhsat alabilmeleri için maden poliçesini tanzim ettirmek zorunda olduğunun altını çizen Kırmızı, sigorta sektörünün bir anlamda bir denetim faaliyeti yürüttüğüne işaret etti.
Nihat Kırmızı, sigorta şirketlerinin bu alandaki denetim sürecini şu şekilde anlattı: “Maden ocağından aracılarımıza gelen talep doğrultusunda, maden ocağının çalışma şartları ve konumuna göre uzman kişilerden oluşan bir ekspertiz komitesi atıyoruz. Bu komite, ilgili ocağa giderek yönetmelik kapsamında risk denetimini yapıyor ve maden ocağı ile ilgili raporunu sunuyor. Bu raporun durumuna göre ilgili maden ocağının poliçesini tanzim ediyoruz. Raporun uygunsuz olması durumundaysa, eksiklerini tamamlaması adına 45 günlük bir süre tanıyoruz. Bu sürenin sonunda eksiklikler tamamlandıysa tekrar bir ekspertiz yapılıyor. Maden ocağı eksiklerini tamamlamadıysa Maden İşleri Genel Müdürlüğü ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na raporları iletiyor ve maden ocağının durumu hakkında bilgi veriyoruz.”
‘MADEN SİGORTASINDA HERKESE GÖREV DÜŞÜYOR’
Maden çalışanları zorunlu ferdi kaza sigortasının iki yılı aşkın süredir yürürlükte ve yaptırılması zorunlu bir poliçe olduğunu hatırlatan Kırmızı, sözlerine şöyle devam etti: “Maalesef ki faaliyette olan birçok maden ocağı bu poliçeyi hâlâ yaptırmıyor. Burada ilk görev Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na düşmekte. Maden ocaklarındaki denetimlerin artırılması ve çalışanların güvencesi olan bu teminatın eksiksiz olarak sağlanması gerekiyor.”
Acentelere de bu konuda görev düştüğünü ifade eden Kırmızı, “Acentelerimizin bu ürünün ayrıcalıklarını anlatmak adına mümkün olduğu kadar kendi konumlarına yakın tüm maden ocaklarını ziyaret etmeleri gerekiyor. Bu şekilde sigortalıyla yakın temasta bulunarak bu branşta üretimin artması sağlanabilir” dedi.
‘ACENTELERİMİZLE KOORDİNELİ ÇALIŞIYORUZ’
Zorunlu olan bu branşta aracılarından gelen talepleri, ilgili maden ocaklarında yaptırdıkları risk analizine göre teminat altına aldıklarını belirten Kırmızı, “Aracılarımızla bu branşta koordineli çalışıyor ve yeni maden ocaklarına teminat vermeye devam ediyoruz. Bu şekilde acentelerimize ürün çeşitliliği ve eksperlerimize de istihdam sağlamış oluyoruz” şeklinde konuştu.
Maden ocağının aracılarımıza talepte bulunmasından itibaren, ekspertiz yapılması ve poliçenin tanzimine kadar tüm süreci yakın olarak takip ettiklerini kaydeden Kırmızı, “Bu süreç içerisinde en hızlı şekilde ekspertiz yaptırıyor ve poliçeyi tanzim ediyoruz. Sürecin bu şekilde hızlı yürütülmesi acentelerimiz ve maden ocakları tarafından olumlu karşılanıyor ve diğer maden ocaklarına aracılarımız ve şirketimiz için olumlu bir referans yaratıyor” dedi.
‘HUKUKSAL KORUMA TEMİNATI YETERİNCE BİLİNMİYOR’
Hukuksal koruma sigortalarında da üçüncü sırada olduklarını açıklayan Nihat Kırmızı, şu bilgileri verdi: “Hukuksal Koruma Sigortası, sigortalının üçüncü kişilere veya üçüncü kişilerin sigortalıya karşı açmış oldukları hukuk davalarında, sigorta kapsamına giren haller doğrultusunda sigortalının bu davaya ilişkin harcamalarının temin edildiği sigortadır. Bu teminatla sigortalının taraf olduğu ve poliçede saptanan konular kapsamındaki hukuksal uyuşmazlıkların giderilmesinde vekâlet ücreti, dava masrafları, hakem ücreti, teminat akçesi, icra masrafı, temyiz masrafı, karar düzeltme masrafları ödenen primle doğru orantılı olarak poliçede yazılı bedele kadar karşılanır. Sigortalılarımızın hukuki süreç içinde yaşayacakları olumsuz durumlarda mağdur olmamaları için, bu branşı tüm ürünlerimiz içinde alternatifli olarak sigortalılarımıza sunuyoruz. Bu şekilde sigortalılarımız daha geniş kapsamlı teminatlarla kendilerini güvence altına alıyor.”
Bu teminatın Türkiye’de oto branşında ek teminat olarak verildiğini aktaran Kırmızı, “Ancak bu teminat, sigortalılar tarafından pek fazla kullanılmıyor. Bu teminatın oto dışı ürünlerde de yaygınlaştırılması ve sigorta kapsamı ile içerikleri hakkında sigortalıların daha fazla bilgilendirilmesi gerekiyor” dedi.
‘HEDEF HİZMETTE BİRİNCİ OLMAK’
2017 yılı hedeflerinden bahseden Nihat Kırmızı, “2017 yılında yangın, sağlık ve ferdi kaza gibi ürünlerimizin toplam prim üretimimizdeki payını artırmayı hedefliyoruz. Bunun yanı sıra Doğa Sigorta olarak öncelikli amacımız hizmette bir numara olmak. Sigortalılarımızın mağduriyetini en kaliteli ve en hızlı şekilde gidermek en önemli amaçlarımızdan biri” şeklinde konuştu.
