“Yolsuzluk Algı Endeksi raporunda Türkiye, 180 ülke arasında 91. oldu”

 “Yolsuzluk Algı Endeksi raporunda Türkiye, 180 ülke arasında 91. oldu”

KASIDER Başkanı Sema Tüfekçiler, röportaj serisine Uluslararası Şeffaflık Örgütü Global Yönetim Kurulu Üyesi ve Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı E. Oya Özarslan ile devam ediyor. Özarslan, Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün yayınladığı Yolsuzluk Algı Endeksi ile ilgili bilgiler verdi.

KASIDER Başkanı Sema Tüfekçiler, tecrübeli isimler ile yaptığı röportaj serisine Uluslararası Şeffaflık Örgütü Global Yönetim Kurulu Üyesi ve Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı E. Oya Özarslan ile devam ediyor. Yolsuzluk Algı Endeksi raporu hakkında Özarslan, “Türkiye bu yıl 39 puan ile 180 ülke arasında 91. sıraya geriledi. Geçtiğimiz yıla göre 2 puan daha kaybeden Türkiye, sıralamada bir yıl içinde 13 basamak geriye düştü. 2013 – 2019 yılları arasında en çok düşüş yaşayan 3 ülkeden biri olan Türkiye, bu sürede 11 puan kaybederek 38 sıra geriledi” dedi.

Öncelikle derneğiniz hakkında kısa bir bilgi verebilir misiniz ?

Uluslararası Şeffaflık Örgütü tüm dünyada yolsuzlukla mücadele eden uluslararası bir örgüttür. 1993 yılında kurulan Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün Sekreterliği ve global yönetimi Berlin’de bulunmakta olup, halen 106 ülkede yerel temsilcilikleriyle aktif faaliyet göstermektedir. Uluslararası Şeffaflık Örgütü; Birleşmiş Milletler, OECD, Dünya Bankası, EU, Afrika Birliği gibi uluslararası örgütlerle yakın işbirliği içinde çalışmaktadır. Örgüt, Birleşmiş Milletler Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi ve OECD Rüşvet Sözleşmesi’nin düzenlenmesinde önemli rol oynamış olup, halen Birleşmiş Milletler, OECD, EU düzeyinde sürekli ve periyodik görüşler vermektedir. Veri bazlı bilgilerle yolsuzluğun nedenleri ve çözümleri üzerine çalışan Örgüt, en çok küresel düzeyde yolsuzluğun ölçen endeksleri ve araştırmalarıyla kamuoyunda bilinmektedir. Yolsuzlukla mücadelede dünyanın önde gelen sivil toplum kuruluşlarından olan ve 100’ün üzerinde ülkede faaliyet gösteren Uluslararası Şeffaflık Örgütü (Transparency International), 1995’ten bu yana her yıl yayınladığı Yolsuzluk Algı Endeksi’nin sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.

Türkiye bu raporda geçmiş yıllar ile kıyaslandığında nasıl bir gelişim göstermiştir?

Türkiye bu yıl 39 puan ile 180 ülke arasında 91. sıraya geriledi. Geçtiğimiz yıla göre 2 puan daha kaybeden Türkiye, sıralamada bir yıl içinde 13 basamak geriye düştü. 2013 -2019 yılları arasında en çok düşüş yaşayan 3 ülkeden biri olan Türkiye, bu sürede 11 puan kaybederek 38 sıra geriledi. 2013 – 2019 arasında endekste en çok puan kaybeden ülkeler Macaristan (-10), Türkiye (-11) ve Saint Lucia (-16) oldu.

Türkiye, AB üyesi 28 ülke ile karşılaştırıldığında en son sırada yer almakta ve üye ülkelerle puan farkı açılmaktadır. Endekste 36 OECD üyesi ülke arasında sondan ikinci sırada bulunan Türkiye, G20 ülkeleri arasında ise sondan dördüncü sırada yer aldı. Türkiye, endekste 2013 yılında en üst sırada bulunduğu Doğu Avrupa ve Orta Asya ülkeleri grubunda dahi gerileme kaydedip, 5. sıraya geriledi.

Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğini tekrar hayata geçirdiği yıllardan sonra yapılan reformlar sayesinde endeksteki notu 2013 yılına kadar yükselmişken, bu tarihten sonra reformlardan vazgeçilmesi ve demokratik göstergelerde kötüleşme dolayısıyla hızlı bir düşüş yaşanmıştır.

Yolsuzluğun neden olduğu ekonomik kayıp miktarı tahminen ne kadardır? Bu kaybın ekonomiye dahil edilmesi durumunda neler değişebilir?

Dünya Bankası’nın verilerine göre her yıl en az 1 trilyon dolar rüşvet için ödenmektedir. Yine dünya gayri safi milli gelirinin %5’inin yolsuzluğa harcandığı belirtilmektedir. Yolsuzluğun en önemli nedenlerinden olan kamu ihalelerinin de en az %15’inin yolsuzluk dolayısıyla kayıp yaşandığı tahmin edilmektedir.

Hem devletler hem de şirketler için aynı zamanda büyük bir maliyet kalemi olan yolsuzluk aslında sağlık, eğitim, barınma gibi insanlığın en temel ihtiyaçlarına harcanabilir, dünyadaki açlık gibi sorunlar sona erdirilebilir.

Uluslararası Şeffaflık Derneği olarak Türkiye’de demokrasiyi geliştirecek temel aktörün sivil toplum olduğuna inanıyor ve Denge ve Denetleme Ağının da Türkiye’de pek çok farklı alanda çalışan sivil toplum kuruluşunu bir araya getirerek demokrasinin ihtiyaç duyduğu mekanizmaların çalışmasını sağlayacak bir yapı oluşturmuş olduğunu ifade ediyorsunuz. Bu konu hakkında bize biraz bilgi verebilir misiniz?

Şeffaflık aslında en temel demokratik yönetişim ilkelerinden biridir. Bu sayede devletin halkla gerekli tüm bilgileri açıkça paylaşması, bilgi edinme önündeki tüm engelleri açması hedeflenmektedir. Şeffaflık sadece bilgi kanallarının açıklığı değil aynı zamanda dürüstlük, hesap verebilirlik ve katılımcılık gibi ilkelerle hayata geçmektedir. Ancak bu şekilde yönetimlerin, karar alıcıların halka sürekli hesap verebilmesi sağlanabilir. Aksi takdirde sorumsuz keyfi uygulamalar, kanunsuz düzensiz işler yaygınlaşacaktır.

Yaşanan sorunların halkla birlikte çözümü için; açık bilgi kanallarının varlığı, şeffaflık ve bilgilere erişebilirlik, hesap verebilirlik ve cevap verebilirlik mekanizmalarının sağlıklı işlemesi, halkın tüm karar süreçlerine aktif ve demokratik katılımı gereklidir.

Yolsuzluktan arınmış bir dünyaya doğru değişimi yaratmak mümkün müdür, nasıl?

Yolsuzluğu tamamen %100 önlemek dünyanın hiçbir yerinde mümkün olmayabilir. İnsan ve paranın beraber olduğu, gücün frenlenmediği kontrol altına tutulmadığı her yerde yolsuzluk olmaya devam edecektir.

Elbette düzenlemeler yeterince güçlü olmalı, yasalarda yeterince caydırıcı cezalar bulunmalı ve bunları uygulayacak bağımsız bir yargı mevcut olmalıdır.

Öte yandan bir toplumun içten içe çürümesini sağlayan yolsuzluk ancak bunu reddeden insanların çokluğu ile mümkün olabilir. Kamunun kaynaklarını usulsüzce dağıtan kişilere yüksek sesle karşı çıkıldığı, yolsuzluğa karışan siyasetçiye oy verilmediği ortamlarda ancak temiz bir toplum yeşerebilir.

Avatar

Esra Nur Mocu

esra@sigortacigazetesi.com.tr

İlginizi Çekebilir