Yeni nesil araçlar sigorta süreçlerini dönüştürmeye geliyor

 Yeni nesil araçlar sigorta süreçlerini dönüştürmeye geliyor

McKinsey yayınladığı makalede, otonom, elektrikli ve bağlantılı araçların underwriting’ten hasar süreçlerine kadar birçok alanda sigorta sektörünü dramatik olarak dönüştüreceğini belirtiyor.

Uluslararası yönetim danışmanlık firması McKinsey’in yayınlamış olduğu “Bağlantılı Dönüşüm: ABD Oto Sigortasının Geleceği” isimli makalede, mobilitenin ve küresel otomobil sigortasının geleceğini ele alıyor. Raporda; otonom sürüş, bağlantı ve yerleşik telematik ile elektrikli araçlar öne çıkan üç teknoloji trendi olarak belirtiliyor.

Ayrıca bu teknolojilerin orijinal ürün  üreticileri (OEM) ve sigorta şirketleri için heyecan verici yeni bir iş dinamiğini de şekillendireceği aktarılıyor. Bağlantılı araç ve yerleşik telematiklerin kullanıma sunulması, OEM’lerin müşteri ve araç verilerine her zamankinden daha fazla erişime sahip olacağı anlamına geliyor. Sigortacılar ise dijital, self servis hasar süreciyle birlikte gerçek zamanlı araç kullanımına dayalı sigortadan yararlanmak için teknoloji ve mobilite trendlerinden yararlanabilir. Bu durum da hem hasar hem de gider oranlarını iyileştirme fırsatları yaratabilir.

3 YIKICI TREND

Yaklaşık 260 milyar dolarlık ABD otomobil sigortası piyasasında hala içten yanmalı motorlu (ICE) araçlar hâkim. Ancak büyüme hızı durmaya başladı. İçten yanmalı motorlu araçların yerini ise elektrikli araçlar alacak.

Mevcut koşullar devam ederse piyasadaki doğrudan yazılan primlerin değeri 2021’de yazılan 260 milyar dolardan 2030’a kadar yaklaşık 390 milyar dolara ulaşacak. Ancak bağlantılı teknolojinin hızlanmasıyla sigorta risk havuzunun boyutu ve yapısı önemli ölçüde değişebilir.

2030 yılına gelindiğinde ise oto sigorta pazarının üçte ikisi, kendine özgü sigorta ürünleri gerektiren, L0* veya L1** seviye araçlardan oluşacak.

Oto sigortası piyasası bu süreçte üç şekilde etkilenecek:

  • Pazar büyüklüğü kaybı
  • Yeni bireysel sigorta ürünlerine ihtiyaç
  • Bazı sorumluluk ürünlerinin ticari ürünlere kayması

TEMEL DEĞİŞİM DAĞITIM, UW VE HASAR ALANINDA OLACAK

Sigorta ekosistemindeki birçok önemli iş alanı elektrikli araçlardan etkilenecek. Bunlardan ilki dağıtım kanalında gerçekleşecek. Artan bağlantılı araç sayısı ile sigorta da dahil olmak üzere araç içi hizmetler ve ürünler artacak. Sigortacılar, ürünleri acente, broker ya da dijital kanallar aracılığıyla satarken bağlantılı ve elektrikli araçların dijital doğrudan tüketiciye dağıtımının büyümesi, tüketicilerin doğrudan sigorta satın alabileceği yeni bir kanal olasılığını ortaya koyuyor: Orijinal ürün üreticisi (OEM). Bu da müşteri verilerine erişim ve doğrudan tüketiciye araç satışları ile sigorta pazarını OEM’lere açacak demek.

İkinci olarak oto sigortasının underwriting ve fiyatlandırılma şekli de temel bir değişime uğrayacak. Bağlantının artmasıyla birlikte, “arabayı nasıl kullanıyorsan öde” ve kullanıma dayalı sigorta (UBI), elektrikli araçların doğal tamamlayıcıları olarak ortaya çıkacak. Ek olarak kişisel ve ticari otomobil sigortası arasındaki ayrımın daralması söz konusu. Bu değişen sorumluluk ortamını yönetebilen ve ticari ve kişisel ürün riskleri genelinde talepleri sorunsuz bir şekilde ele alabilen sigortacılar tercih edilecek.

Üçüncü olarak hasar süreçleri etkilenecek. Günümüzün hasar süreçleri parçalı ve karmaşık. Mobilitenin yeni geleceğinde sigortacılar, gerçek zamanlı, doğru veriler sağlayan kameralar ve sensörler gibi bağlantı ve telematik teknolojileri aracılığıyla hasar sürecini basitleştirebilecek, düzene koyabilecek ve otomatikleştirebilecek. Yapay zeka (AI), bu verileri yorumlayarak hasar taleplerinin kusursuz bir şekilde ele alınmasına olanak tanıyacak ve sigortacının nasıl ve ne zaman insan dokunuşu uygulayacağını seçmesine olanak tanıyacak.

NOT:

L0-L1 araçlarında çok az sürücü destek sistemi özelliği bulunur.

L2 araçlarda daha fazla sürücü destek sistemi özelliği bulunmaktadır.

L3 araçlar koşullu otomasyona sahiptir.

L4 ve L5 araçlar tam otomasyona sahiptir.

İlginizi Çekebilir