Ölken: Yeni ihtiyaçlar yeni fırsatlar sunacak

 Ölken: Yeni ihtiyaçlar yeni fırsatlar sunacak

Axa Sigorta CEO’su Yavuz Ölken

2020 yılındaki sektör performansı ve 2021 yılı hakkında öngörülerini paylaşan Axa Sigorta CEO’su Yavuz Ölken, “Hem bireysel hem de kurumsal işletmelerde yeni döneme uygun ihtiyaçların çeşitlendiğini görüyoruz, bu ihtiyaçlar doğrultusunda oluşan müşteri taleplerinin yeni ürünler ve ilave teminatlar olarak sigorta sektörüne fırsatları sunacağına inanıyoruz” diye konuştu.

2020, küresel pandeminin tüm dünyada fırtına etkisi yarattığı bir yıl oldu. 2020 yılında sektörün performansı ve Axa Sigorta’nın uygulamaya aldığı yeniliklerle ilgili görüşlerini aldığımız Axa Sigorta CEO’su Yavuz Ölken, dünyada sigortacılığın geçmiş yıllardaki kârlılık ve büyüme oranlarını bu sene COVID-19 nedeniyle sürdüremediğini söyledi. “Organizasyon iptalleri, geniş kapsamlı mesuliyet sigortaları ve maddi zarara dayanmayan finansal etki sigortaları özellikle pandemiden etkilenen alanlar oldu. Sağlık sigortası paydasında pandemiye karşı teminat veren ülkeler hasar etkisiyle karşılaştı. Pandeminin yanı sıra son on yılın doğal afet açısından en aktif yıllarından birini yaşadık. Doğal afetler dolayısıyla sektörde reasürans kapasitesi daraldı” diyen Ölken, global perspektiften bakıldığında güçlü sermaye yapılarının ve rezervlerini iyi yöneten şirketlerin daha sürdürülebilir olduğunu gördüğümüzü ve önümüzdeki yıllarda da bunların etkilerini göreceğimizi belirtti. 

BELİRSİZLİKTE ENFLASYONUN ÜSTÜNDE BÜYÜME

Ülkemizdeki sigorta sektörünü de değerlendiren Ölken, “Türkiye’de sigorta sektörü genel itibarıyla bu seneki fırtınada ayakta kalmayı başardı diyebiliriz. Türkiye’de penetrasyonun daha düşük, ürünlerin daha sade ve uluslararası düzeydeki özel risk sigortacılığının daha az gelişmiş olması sonuçları iyi yönde etkiledi. Beklenmedik COVID-19 krizi sonucunda sağlık branşında pandemi sigorta kapsamına alındı fakat bunun getirdiği negatif etki, hastanelerin o günlerde kullanılmaması nedeniyle hasar frekansında düşüş yaşanmasıyla dengelendi. Nisan-Mayıs aylarında hasar frekansındaki düşüş de sonuçlara olumlu etkide bulundu. Yaz aylarında kısıtlamaların gevşemesi ve ekonominin canlanması ile birlikte kamunun tüketici kredilerine verdiği destek ile önemli artışlar elde edildi. Bu olumlu yansıma sayesinde Türkiye’de sigortacılık için ikinci çeyrek ve üçüncü çeyrek iyi geçti ve toplam %17’lik büyüme kaydedildi. Türkiye’de sektör belirsizlik sürecine rağmen enflasyonun üzerinde bir büyüme gösterdi, bu yılı sektör olarak bir-iki puan reel büyüme ile kapatacağımızı öngörüyoruz” şeklindeki görüşlerini aktardı. Büyümeyi getiren faktörlerden birinin de kredi bağlantılı otomobil ve konut satışları olduğunu sözlerine ilave eden Ölken, “Öte yandan satış sayıları ve yaşayan poliçe bazına baktığımızda ise durağan bir tablo ile karşı karşıyayız. Bu durağanlık ürünlerin hep aynı müşteri kitlesine satıldığı anlamına geliyor ve bir tabana yayılma sorununa işaret ediyor. Hayat sigortacılığı da otomobil ve konuta benzer biçimde kredi bağlantılı olarak büyüdü. Bireysel Emeklilik Sigortalarında ise sistemden çıkış beklediğimiz yerlerde emeklilik hesaplarına tutunan katılımcılarla karşılaştık. Otomatik BES’te belirli bir büyüklüğe ulaşıldı” dedi. 

SAĞLIKTA SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

Ölken, sağlık sigortasındaki büyüme hakkında da açıklamalarda bulundu: “Pandemiyle birlikte sağlığa karşı duyarlılığın da artmasıyla sağlık sigortası büyüme konusunda öne çıkan branşlardan biri oldu. Sağlık ve tamamlayıcı sağlık sigortalarında prim miktarı ve sigortalı sayısında önemli büyüme rakamlarına ulaşıldı. Ekim sonu rakamlarında yüzde 55 büyüme olsa da baz 1,2 milyar lira seviyelerinde, dolayısıyla hala küçük diyebiliriz. Sigortalı sayısı ise 1,5 milyon civarında. Sağlık branşındaki büyümede dikkat etmemiz gereken şey bu trendi pandemiden sonra da sürdürerek tabana yayabilmek ve sürdürülebilir olmak; önümüzde çok dikkat edilmesi gereken bir medikal enflasyon, ertelenmiş sağlık giderleri, özellikle 2021 ikinci çeyrek sonrası normale döneceğini gördüğümüz frekans eğrileri ve artan maliyetler var olacak. Bu sebeple verimlilik ve sürdürülebilirlik en önemli başlıklarımız.”

Ölken, 2020 yılının doğal afet ve depremler ile de anılacak bir yıl olduğunu hatırlatarak, can kayıplarının yaşandığı ve bu yaşananların unutulmaması gerektiğini ifade etti. Ölken, konu hakkında “Sigortacılığın ne kadar önemli olduğunu, ülkedeki iktisadi hayatın devamlılığı, bireylerin güvende olma isteklerini düşündüğümüzde bir kez daha hatırladık” şeklinde konuştu. 

Sigorta sektörünün finansal gelirleri kullanarak ayakta kaldığını belirten Ölken, önemli olanın bu performansı sürdürülebilir kılmak olduğunu kaydetti. “Hasar maliyetlerindeki artışlar, hasar frekansları normale geldiğinde 2021 için çok önemli bir tehdit olarak duruyor, zira 2020’de az da olsa ortaya çıkan teknik kârın çok hızlı eriyeceğini biliyoruz. Dolayısıyla teknik karşılıklarımızı rezervlerimizi güçlü bir şekilde hazır etmeliyiz” açıklamasını yapan Ölken, “2020 sürdürülebilirlik konusunda ders çıkaracağımız çok önemli bir yıl oldu. Bu yıl teknik tarafta sürdürülebilir bir performans olduğunu söyleyemeyiz çünkü sektörün halen toplam bileşik rasyosu %100’ün üzerinde. Geçmişten gelen trafik, zorunlu hekim sorumluluk ve uzun soluklu işveren sorumluluk sigortalarında mevcut bir rezerv eksikliği var. Anayasa Mahkemesi kararları çerçevesinde trafik branşına gelecek ilave yük 2020 yılını kapatırken heybemizde taşıdığımız önemli başlıklar olacak” ifadelerini kullandı. Ölken, 2020 değerlendirmesini şu cümlelerle özetledi: “Sonuç olarak çok zor bir yılda; ekonomide yaşanan belirsizlikler, global pazarlardaki olumsuz gelişmelere rağmen Türkiye’de sektör 2020 senesinde oldukça iyi bir hizmet performansı gösterdi. COVID-19’un teminat kapsamına alınması, pandemide dijital hizmet kalitesinin yükseltilmesi ve depremlerdeki hızlı hasar ödemeleri gibi sektörün müşterilerine ve acentelerine sunduğu hizmetler öne çıktı. Ve 2020 sınavından başarıyla çıktı diyebiliriz.”

MALİYETLER ARTACAK

Finansal getiriler ve hasar tablolarının farklı bir görünümde olacağını aktaran Ölken, “2020 senesindeki yaşanan frekans düşüşü kaynaklı olumlu seyir ve finansal getirilerin teknik tarafta ortaya çıkan maliyet kökenli artışları fazlası ile karşılayabilmesi gibi başlıklar, 2021 ve sonrası için aynı düzeyde olmayacak. 2021’de tüm maliyet kalemlerinin maliyetlerin artacağı ortada. Döviz bazlı reasürans giderleri, inovasyon ve bilgi teknoloji yatırımlarının da maliyet artışı getireceğini öngörebiliriz. Riske uygun fiyat, iyi ve kötü sürücünün ayrılması, sigortalı sayısının artırılması, büyük veriden istifade edilmesi, sahte hasar yönetimi gibi başlıklar ile normale hızlıca dönüş yapılması gerekiyor” dedi. 

TAMAMLAYICI SAĞLIK ÖNE ÇIKAN ÜRÜNLERDEN

Sigorta branşlarında ani bir toparlanma veya sağlık branşından ani bir geri çekilme gibi keskin değişiklikler öngörmediklerini de dile getiren Ölken, şöyle konuştu: “Sağlık pandemi döneminde büyüme ekseninde ayrışan bir branş oldu. Geçmiş yıllarda bu branşta da rakamlar oldukça düşük seviyelerde olduğu için bu dönemde önemli büyüme rakamları gördük. Tamamlayıcı sağlık sigortası uygun fiyatlarıyla burada öne çıkan bir ürün oldu; bu ilginin süreceğini düşünüyoruz. Benzer biçimde evlerimizde daha çok zaman geçirmeye geri döndüğümüz için konut tarafında bir değişim görebiliriz. Ayrıca özellikle orta ölçekli işyerlerinin kısmi olarak ertelenen sigorta ihtiyaçlarının ekonomik toparlanmaya paralel yeniden teminatlandırılacağını düşünüyoruz. Hem bireysel hem de kurumsal işletmelerde yeni döneme uygun ihtiyaçların çeşitlendiğini görüyoruz, bu ihtiyaçlar doğrultusunda oluşan müşteri taleplerinin yeni ürünler ve ilave teminatlar olarak sigorta sektörüne fırsatları sunacağına inanıyoruz.”

Avatar

Umut Deniz Elçi

İlginizi Çekebilir